Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/339

Karar No

2024/271

Karar Tarihi

22 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 22.09.2015

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

TEMYİZ EDENLER: Davalı vekili, davacı vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında bozma kararı üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 2111.2022 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 24.11.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 22.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15.07.2009 tarihinde göz altına alındığını, 18.07.2009 tarihinde tutuklandığını, 20.09.2010 tarihinde tahliye edildiğini; hakkında İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/202 E sayılı dosyasıyla yaralama, kasten öldürme, basit yaralama, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarından kamu davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda TCK 86/1 maddesinden 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiğini, diğer suçlardan beraat ettiğini, müvekkilinin haksız yerer uzun süre tutuklu kaldığını, tutuklu kaldığı dönemde aylık 1200 TL gelirinin olduğunu, vekalet ücreti olarak 3500 TL ödediğini, cezaevinde 500 TL harcadığını, tutuklu kaldığı için üniversite kaydını yaptıramadığını, büyük acı ve üzüntü yaşadığını, bu nedenle tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 40.000,00 TL maddi 60.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 16.06.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  3. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2017 tarihli ve 2016/106 Esas, 2017/167 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/4012 Esas, 2017/4165 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

  5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 26.12.2017 tarihli ve 2017/4012 Esas, 2017/4165 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 05.09.2022 tarihli ve 2021/4453 Esas, 2022/5296 Karar sayılı ilâmıyla;

''1 Davacının tutuklu kaldığı 18.07.2009 – 20.09.2010 tarihleri arasındaki süreden kasten yaralama suçundan tayin olunan ceza miktarı düşüldükten sonra kalan kısım için net asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.984,33" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "5.493,50" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı alehine eksik maddi tazminata hükmolunması,

2 Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,''

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

  2. İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.984,33 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.01.2023 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna,

2.Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

4.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna,

ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddi gerektiğine,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Davacının yaralama, kasten öldürme, basit yaralama, nitelikli konut dokunulmazlığının ihlali, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/202 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılamasının yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda TCK 86/1 uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği, diğer tüm suçlardan da beraat ettiği, kararın Yargıtay 1. Ceza Dairesince düzelterek onanmak suretiyle kesinleştiği, davacının bu dosya kapsamında 15.07.2009 tarihinde gözaltına alındığı 18.07.2009 tarihinde tutuklandığı, 20.09.2010 tarihinde tahliye edildiği, tutukluluğunu, Bakırköy/Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ve Silivri 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda infaz ettiği, bu şekilde davacının beraat ettiği suçlar nedeniyle haksız yere tutuklu kaldığı anlaşılmış, davacının bu süreçte uğradığı maddi zararların tazmini için (yaralama suçundan aldığı 3 ay 22 gün hapis cezası da tutukluluktan mahsup edildikten sonra) 5.984,33 TL maddi tazminat takdirine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davacı her ne kadar süreçle ilgili avukatına vekalet ücreti ödediğini ileri sürdüyse de dosyaya ibraz edilen avukatlık serbest meslek makbuzu fotoğraf çıktısına göre beraat kararı verildikten sonraki bir tarihte makbuz kesildiği anlaşılmakla bu yöndeki talebin reddine;

Davacının haksız olarak gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre nedeniyle manevi ve ruhsal bakımdan ağır bir ızdırap yaşamış olması, maruz kaldığı ruhsal sıkıntı ve bunalımın bir nebze olsun hafifletilebilmesi amacıyla hak ve nesafet kurallarına göre maddi bir bedelin belirlenmesi ve ödenmesi gerektiği; fakat bununla birlikte tazminat hukukumuzda hakim olan manevi tazminatın bir tarafı aşırı zenginleştirmemesi gerektiği kuralı, Yargıtay Bozma ilamı gerekçesi de göz önünde bulundurularak davacının tutuklulukta geçirdiği süreyle orantılı olduğu düşüncesi ile (yaralama suçundan aldığı cezası mahsup edildikten sonra 06.11.2009 20.09.2010 tarihleri arası) 15.000,00 TL manevi tazminat takdirine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/202 Esas – 2013/200 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarından 18.07.2009 – 20.09.2010 tarihleri arasında 429 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda kasten yaralama suçundan 3 ay 22 gün hapis cezası ile mahkumiyetine, kasten öldürme suçundan beraatine hükmedildiği, beraat ve mahkumiyet hükümlerinin 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

A.1.Asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A.2.Vekâlet ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere, vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anayasa Mahkemesinin 2019/38627 başvuru numaralı, 21.09.2023 tarihli kararında açıklandığı üzere, başvurucunun ceza soruşturması sürecinde avukata ödediği ücretin 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesi kapsamında tazminini isteme yolunda hukuk düzeninde savunulabilir bir temeli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan içtihadı birleştirme kararı, Anayasa Mahkemesi kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.4.Hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 142 nci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(9)Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz.

..

Hükmü karşısında davacının talep ettiği miktar bakımından hükmedilen vekâlet ücretinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

...

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünün (A.3.) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz nedeni reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/476 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîistemininreddisüreçkararınincelenenv.tevdiineonanmasınagerekçesebeplerikonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim