Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/9687
2024/2573
22 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/735 E., 2016/25 K.
SUÇLAR: Taksirle öldürme, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3 2, 62/1, 53/1 2 3.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme ile karar verildiğine, ölüm ile kaza arasında illiyet bağının olmadığına ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
2.Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; 131 promil alkollü halde araç kullandığı tespit edilen sanığın, güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve dolayısıyla atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarının oluştuğu, ancak bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesi uyarınca yalnızca taksirle öldürme suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.10.2013 günü saat 18.00 sıralarında 1.31
promil alkollü vaziyette olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, iki yönlü, 50 km/saat hız sınırı bulunan, 7.4 metre yol genişliğinde, görüş far ışıkları altında açık olan düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, önünde aynı istikamete seyir halinde olan bir traktör nedeniyle ani fren yaparak karşı istikamet şeridine girmesiyle karşı istikamette seyir halinde olan katılan ...'nın idaresindeki otomobile çarpması neticesinde katılan ...'nın otomobilinde yolcu olarak bulunan ...'nın yaralanarak hastaneye kaldırıldığı ve kaldırıldığı hastaneden alınan geçici hekim raporunda hayati tehlike geçirmeyecek,femur boyun kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, taburcu edildiği ancak Bilecik Devlet hastanesinde dializ bölümünde tedavi görürken 20.11.2013 günü öldüğü olayda, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulunca 25 Şubat 2015 tarihinde düzenlenen 16356/801 sayılı raporda ...'nın ölümünün genel beden travmasına bağlı femur kırığı ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu ve 27.10.2013 tarihinde maruz kaldığı trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanması ile Bilecik Devlet Hastanesinde 20.11.2013 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, mahkemece hükme esas alınan keşfe binaen düzenlenen 26.10.2015 tarihli bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen 08.12.2015 tarihli raporuna göre, sanığın idaresindeki otomobil ile görüşün far ışıkları altında sağlandığı iki yönlü yolda seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamaması, far ışıkları altındaki görüş alanını yeterince kontrol etmemesi, ani fren yaparak karşı istikamet şeridine girmesi ve alkollü olarak araç kullanması sebebiyle asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nın 179/3 2, 62/1, 53/1 2 3.maddeleri uyarınca 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle öldürme suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK'nın "Trafik güvenliğini tehlikeye sokma" başlıklı 179/3. maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda bir kişinin ölmüş olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, taksirle öldürme suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, anılan suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu tehlike suçu olmaları kriterinin esas alınması gerektiği, buna göre tehlike suçunun meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması ve sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi yerine, bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Eskişehir (Kapatılan) 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:13