Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8563
2024/2296
13 Mayıs 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/402 E., 2022/356 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ: 22.04.2016
HÜKÜM: Kısmen kabul
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 10.400,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 4.235,34 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın 13.02.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararının, davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.04.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulü ile 2.108,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın fazla olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin tutukluluk süresinin 182 gün olduğunu, mahkemece 52 gün üzerinden hesap yapıldığını, müvekkilinin cinsel saldırı suçundan da tutuklandığını, bu nedenle toplum nezdinde manevi zarara uğradığını, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın ve vekalet ücretinin eksik olduğunu, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, dava şartlarının oluşmadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, belirtmiştir. ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/40 Esas – 2009/567 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli yağma suçundan 05.08.2008 – 26.09.2008 tarihleri arasında 52 gün tutukluluğunun infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 4.235,34 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.04.2022 tarihli kararıyla;
"..belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata ve davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.279,38" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde "4.235,34" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, az maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
...
Dosya içeriğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/40 esas, 2009/567 sayılı ceza dava dosyasında, davacının tutukluluk halinin devamına dair karara karşı yapılan itirazın İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek, tutukluluk halini değerlendirerek itirazın reddine karar verilmiş olup olmadığı dayanak dava dosyası mevcut olmayıp denetlenemediğinden, bu durumun varlığı halinde İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin tazminat konusu işlem ile ilişkili olup tazminat davasına bakamayacağı gözetilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 142/2. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
a Tazminat davasının dayanağı olan davacı ile ilgili olarak tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle davacının yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,..."
Nedeniyle bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 2.108,00 TL maddi, 6.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edildiğinden tebliğnamede manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’857,71’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde ‘’828,23’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması,
- Yargıtay İçtihatı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.
Anılan içtihatı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CUMK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği maddi tazminat miktarının belirlendiği bölümünde yer alan "2.108 TL" ibaresinin, " 857,71 TL" ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:40