Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/10407

Karar No

2024/224

Karar Tarihi

17 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Taksirle öldürme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafiileri, katılanlar vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/569 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 13.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2020 tarihli ve 2016/268967 sayılı, "Onama Bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri; eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken hakkında ceza tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusur tespitine, ölenin tamamen kusurlu olduğuna, yanlış ve eksik bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğine, olayın oluş şekli ile sanığın eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığına, diğer sanığın yayanın ölümüne neden olduğuna, tayin edilen cezaya ilişkindir.

B.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri; kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

C.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden; ölen yayanın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, ölene asli kusur yükleyen bilirkişi raporunun oluşa uygun olmadığına, aradaki telin açık bırakılması nedeniyle belediyeye de kusur izafesinin gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur tespitine, sanıkların olay yerinde durmayarak kaçtıklarından çarptıkları yayayı ölüme terk ettiklerini, sanıklar hakkında tayin edilen cezaların adalete, hakkaniyete ve kamu vicdanına uygun olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.Olay günü saat 22:50 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş Atatürk Bulvarını takiben Laleli istikametinden Eskişehir istikametine doğru meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama 70 km/s hız sınırı olan yolda seyir halindeyken, olay yerine geldiğinde, yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'a aracın sol dikiz ayna kesiminden çarptığı, bu çarpma ile sendeleyen yayaya arkasından gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 43 AR 126 plakalı otomobilin de çarpması sonucu yaya ...'ın öldüğü anlaşılmaktadır.

2.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.05.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktulün trafik kazasına bağlı olarak genel vücut travması ile gelişen iç organ ve kafatası yaralanması suretiyle beyin travması sonucu öldüğünün bildirildiği görülmektedir.

3.Olay Yeri İnceleme Raporu uyarınca, 43 AB 044 plaka sayılı aracın çarpmanın etkisiyle sol dikiz aynasının olay mahallinde kırılarak yere düştüğü, diğer kazaya karışan 43 AR 126 Plaka sayılı aracın ise ön tampon sol kısmının, sol ön far kısımlarının kırık olduğu, sol ön çamurluğu ve sol ön kapının eğilmiş ve hasarlı olduğu, sol aynasının olmadığı, sol ön kapı camının kırılmış olduğu ve kapı kenarının eğilmiş olduğu, kaza tespit tutanağı uyarınca yaya ölenin asli kusurlu, sürücü şüphelilerin ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 52/1 B maddesine göre, araçların hızlarını, araçların yük ve teknik özelliğine göre görüş, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak suretiyle tali kusurlu olduklarının bildirildiği anlaşılmaktadır.

4.Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 25.12.2015 tarihli raporunda;

"...Bu itibarla mevcut bulgulara göre;

Sanık sürücü ..., aydınlatması bulunan yoldaki seyrini yola gereken dikkatini vermeden ve mahal şartlarına uygun olmayan hızla sürdürüp, karşıya geçtiklerini gördüğü yayalara karşı müteyakkız davranmamasıyla korna çaldığını belirttiği yayaya çarpmamak için sağ tarafa yönelirken aracının sol aynasından çarpmasıyla sendeleyen yaya ...'a arkasından gelen sanık sürücü ... idaresindeki otomobilin çarpmasıyla neticelenen bu oluş şartlarındaki olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle alt düzeyde tali kusurlu görülmüştür.

Sanık sürücü ..., aydınlatması bulunan yoldaki seyrini yola gereken dikkatini vermeden ve önündeki araçla arasındaki güvenli takip mesafesini korumadan sürdürmesi sonucu, olay yeri kesimde yakın takip ettiği sanık sürücü ... idaresindeki aracın sağ tarafa yönelirken sol dikiz aynasıyla çarptığında sendeleyen karşıya geçmek isteyen yaya ...'a idaresindeki otomobil ile çarptığı bu oluş şartlarındaki olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle alt düzeyde tali kusurlu görülmüştür.

Müteveffa yaya ..., bölünmüş yolun olay yeri kesiminden karşıya geçişini, can güvenliğini tehlikeye atmadan gerçekleştirebileceği yola girdiği noktaya 50m. gibi mesafesi bulunan yaya üst geçidini kullanarak yapmayıp, bu yer dışından da gelen araçların hızı ile kendisine olan mesafelerini iyice gözetmeden kontrolsüzce yola girerek gerçekleştirmek isterken, seyir yoluna girdiği sürücülerden sanık sürücü ... idaresindeki kamyonetin sol dikiz aynasıyla çarpıldığında sendelediği sırada, bu aracı yakın takip eden sanık sürücü ... idaresindeki otomobil tarafından da çarpıldığı kendi ölümüyle neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle asli kusurlu görülmüştür..." şeklinde görüş bildirilmiştir.

5.Yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 20.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'ın" aracının hızını, yol, görüş trafik durumumun gerektirdiği şartlara göre uydurmamakla" tali; sürücü ...'ın "aracının hızını, yol, görüş trafik durumumun gerektirdiği şartlara göre uydurmamak ile yakın takip etmekle" tali kusurlu; yaya ...'ın asli kusurlu olduğu kanaati belirtilmiştir.

6.Olayın tanıkları C.A., K.A., M.G., S.Ö., Y.Ç., A.Ç.A., A.F.İ.'nin anlatımları, sanıkların alkolsüz olduğuna ilişkin doktor raporları, kaza tespit tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokileri, olay yerine ait fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

7.Sanıkların aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmedikleri ve savunmalarında;

Sanık ...'ın, "Ben daha önce ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben sağ şeritte ilerliyordum. Afyon yolu birleşiminden önüme kontrolsüz bir şekilde tır ve beyaz bir ... çıktı. Çarpmamak için sinyalimi vererek sol şeride geçtim. Tır ile yanyana geldik. Bayanı gördüm. Kornaya bastım. Mütevvafenın yanında 2 3 bayan daha vardı. Yolun ortası ile refüj arasında bayan sabit durdu. Ben tıra yanaşmış bir şekilde geçtim. İleride sol dikiz aynamın düştüğünü farkettim. Aracıma baktığımda harici bir hasar yoktu. Aynayı sadece bir bantla tutturduğum için ses gelmedi. Bayana çarptığımı farketmedim. İleride benzinliğe gelmeden bir boşlukta durdum. Sol dikiz aynamı kontrol ettim. Bayana çarpmış olabileceğim ihtimalime binaen karakola müracat ettim, öncelikle beraatime hükmolunmasını isterim, mahkumiyet yönünde kanaat hasıl olması halinde ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu,

Sanık ...'ın, "Ben Muğla Fethiye Ali Sıtkı Mefharet Koçman Meslek Yüksek Okulu Muhasebe ve Vergi Uygulamaları bölümünde 2. Sınıf öğrencisiyim, 40 AR 126 plakalı aracım ile Kütahya Eskişehir karayolu üzerinde Eskişehir istikametine doğru seyir halindeyken Sera AVM nin karşısında önündeki ve daha sonra plakasının 43 AB 044 olduğunu öğrendiğim trasportur marka ... yoldan geçen bir bayana çarptı, bayan yere düşmemişti, ayaktaydı, öndeki ... çarpmdan hemen önce önündeki aracı sollayarak benim önüme geçtiği için benim görüş açımı kapatmıştır, bu nedenle benim bayanı görebilme imkanım olmamıştır, çarpmanın etkisi ile o araçtan sonra ben aracımın sol ön ve yan kısmı ile müteveffaya çarptım, aracımın ön tampon sol ön farında kırık vardı ve şoför camı kırılmış idi, sanırım kapı kenarsında eğilme vardı, öndeki ... ile aramda çok mesafe olmadığından aracın çarpmasını görmeme rağmen duramadım, ileride sağda durdum, olay yerine bakmaya geldiğimde bayanın yaralı olduğunu gördüm, daha sonra kendi isteğim ile karakola gidip kazaya karıştığımı beyan ettim, bayanın vefat ettiğini de karakolda öğrendim, olayda kusurlu olduğumu düşünmüyorum, beraatimi talep ediyorum, öncelikle beraatime hükmolunmasını isterim, mahkumiyet yönünde kanaat hasıl olması halinde ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

8.Katılanların her aşamada sanıklardan şikayetçi oldukları ve Mahkemece 15.10.2015 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

9.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

A. Tebliğname Görüşü Yönünden;

Olay günü saat 22:50 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile bölünmüş Atatürk Bulvarını takiben Laleli istikametinden Eskişehir istikametine doğru meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama 70 km/s hız sınırı olan yolda seyir halindeyken, olay yerine geldiğinde aydınlatması bulunan yoldaki seyrini yola gereken dikkati vermeden ve uygun olmayan hızla sürdürüp karşıya geçtiğini gördüğü ölen ...'a korna çaldığı ve kendisine çarpmamak için sağ tarafa yöneldiği ancak aracının sol aynası ile yaya Hediye'ye çarptığı, yaya Hediye'nin sendelediği, arkadan gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 43 AR 126 plakalı otomobil ile aydınlatması bulunan yoldaki seyrini yola gereken dikkatini vermeden ve önündeki araçla arasındaki güvenli takip mesafesini korumadan sürdürmesi sonucu, sanık ...'ın aynasıyla çarptığı yaya Hediye'ye çarpması sonucu ölümüne neden oldukları, her iki sanığın kaza yerinde durmayarak ayrıldıkları olayda; Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, olay anındaki hızın azami hız sınırının iki katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun kabul edildiği, sanıkların 70 km/s hız sınırını iki katından fazla aştığına ilişkin bir tespitin dosya içerisinde yer almadığı, sanık ...'ın seyrini yola gereken dikkati vermeden ve uygun olmayan hızla sürdürüp karşıya geçtiğini gördüğü ölen ...'a korna çaldığı ve kendisine çarpmamak için sağ tarafa yöneldiği ancak aracının sol aynası ile yaya Hediye'ye çarpmasının kusur oranının belirlenmesi sırasında gözetilmesi gereken hususlar olduğundan; sanık ...'ın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; tebliğnamede sanık ...'ın eylemi yönünden bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüne iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ... ve Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Kusur Durumu Yönünden

Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 25.12.2015 tarihli raporu ile keşfe dayalı trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu ve İlliyet Bağı Yönünden

Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3.Cezanın Alt Sınırdan Tayin Edilmesi Gerektiği Yönünden

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, tali kusurlu oldukları kabul ve tespit edilen sanık ... ve sanık ... hakkında belirlenen temel cezanın Mahkemece "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı göz önünde bulundurularak" gerekçeleri ile alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

C.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;

1.Kusur Durumu Yönünden,

Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 25.12.2015 tarihli raporu ile keşfe dayalı trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden,

Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, ölen hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

3.Temel Cezalara İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre bir kişinin ölmesine neden olan ve tali kusurlu oldukları Mahkemece kabul ve tespit edilen sanıklar hakkında, cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

D.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Kütahya 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/569 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık ... müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/569 Esas, 2016/386 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekili ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtaksirletevdiinesüreçv.olgularonanmasınagerekçeöldürmesebepleri

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim