Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/3464
2024/2220
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/469 E., 2016/564 K.
SUÇLAR: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkumiyet, Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Onama
Sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmü katılan vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü katılan vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan; 5237 Sayılı TCK’nın 184/5. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca açılan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiş,
Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 52/4,51/1 3 7 8 ve 53/1. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ... müdafinin temyiz nedenleri;sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, yapılan eylem neticesinde doğal dokunun zarar görmediğine, suça konu alanın sit alanı olmaktan çıktığına ilişkindir.
B.Katılan vekilinin temyiz nedenleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıkların suç işlediklerinin sabit olmasına rağmen haklarında düşme ve erteleme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; Olayla ilgili olarak düzenlenen tutanaklar, ...Belediye Başkanlığından celp olunan belgeler, yapı tatil zaptı, encümen kararı, keşif ve dosyaya ve oluşa uygun hükme esas alınan bilirkişi raporu, sanıkların savunması ve tüm dosya kapsamına göre; ...Belediye Başkanlığınca ... parsel üzerinde ... Turizm Yatırımları A.Ş ' den kiralayan ... İçkili Restoran işletmecisi ... tarafından ruhsatsız olarak tekerlekli, zemine sabitlenmiş ahşap bar yapıldığının tespit edildiği, söz konusu taşınmazın I.derece doğal sit alanında kaldığının belirtilerek 01.06.2015 tarihli yapı tespit tutanağının tanzim edildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; suça konu 402 parsel sayılı taşınmazda iş makineleri ile hafriyat yapıldığı, tabii zemin yapısının örselenip fiziksel olarak bozulduğu, tekerlekli römorkların tekerlekleri dahil gövde döşemesine kadar gömülerek sabit bir bina bütünlüğü sağlandığı, örselenen zemin çukurlarının aynen muhafaza edildiği, keşif sırasında belirlenemeyen bir tarihte yerlerinden sökülerek sahada depolandığının tespit edildiği, suça konu yerin 2001 yılında I. derece sit alanında kaldığında dair ilanın yapıldığı anlaşılmıştır. Sanıkların sit alanı olduğunu bildikleri alana zemine müdahalede bulanacak şekilde römorkları sabitledikleri, sonrasında ruhsatsız yapıları kaldırdıkları, bu haliyle üstlerine atılı imar kirliliğine neden olmak suçu açısından 5237 sayılı TCK’nın 184/5. maddesine gereğince 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca haklarında açılan kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine, sanıkların dosya kapsamıyla uyumlu ikrar mahiyetindeki beyanları da dikkate alındığında üstlerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işledikleri kanaatine varılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A.Sanıklar hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599 190, 28/03/2017 gün ve 214 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan ...I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle imar kirliliğine neden olma suçu yönünden katılan ...I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ...I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599 190, 28/03/2017 gün ve 214 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Dava konusu yerin, I. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmakla;...I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığının, doğal sit alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında;...I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
C.Sanık ... Hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53