Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5058
2024/221
17 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/17 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ilâ sekizinci fıkraları arası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2020 tarihli ve 2016/241061 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kusur tespitine, kusuru olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerekirken erteleme kararı verilmesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.Olay günü saat 12:45 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki 33 ACZ 04 plaka sayılı aracı ile 260. Sokak üzerinde seyir halinde iken, 250. Sokak kavşağına gelip sola dönüş yaptığı sırada, dedesinin bakkal dükkanından çıkıp sokak girişinde yol kaplaması üzerinde bulunan 2011 doğumlu ...'a çarparak ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır.
2.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, Ceylanpınar Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2013 tarihli ölü muayene tutanağında, maktulün kesin ölüm nedeninin trafik kazasına bağlı kafa kaidesi kırığı ve mevcut fraktürlerden masif kan kaybı sonucu olduğunun bildirildiği görülmektedir.
3.Kaza tespit tutanağının incelenmesinde; kazanın, yerleşim yerinde, üç yönlü T kavşakta, 6,40m 7,10m genişliğinde, eğimsiz, viraj, kuru parke kaplama yolda gündüz meydana geldiği, havanın açık olduğu, 250 sokak girişi kavşak ortasında, otomobilin seyir yönüne göre yolun sağ tarafına 3,20 m mesafede kan izi belirlendiği; kusur durumuna ilişkin olarak da sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı kanun) 67/a, yayanın ise aynı Kanun'un 68/c gereği kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
4.Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 13.02.2014 tarihli raporunda;
"...Sürücü ..., yönetimindeki otomobil ile 260 sokak üzerinde seyrederek geldiği olay yeri kavşaktan sol taraftaki 250 sokak yönüne dönüşü sırasında, yola gereken dikkati göstererek, geniş kavisle kontrollü biçimde dönüş yapmamış olmakla, dosyada mevcut olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere, sol taraftaki bakkal dükkanından çıkıp yol kaplamasına girmiş olan 2011 doğumlu çocuk yayaya, aracının ön kısmı ile önlemsizce çarpması sonucu meydana gelen ölümlü olayda, çocuğun olay sırasında bakım ve gözetiminden sorumlu ebeveyni ile eşdeğer derecede kusurludur.
Olay sırasında 2011 doğumlu yaya ...'un bakım ve gözetiminden sorumlu olan ebeveyni, trafik kurallarına müdrik olmayan küçük yaştaki çocuğa karşı, gerekli dikkat, özen ve sorumluluk göstermemiş olmakla, başı boş kalan çocuğun yol kaplamasına girmesine ve sola dönüş yapan ... altında kalmasına sebebiyet verdiği olayda, sürücü ile eşdeğer derecede kusurludur..." şeklinde görüş bildirilmiştir.
5.Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin alkolmetre sonucu ile doktor raporu ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
6.Sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde, atılı suçlamaları kabul etmediği ve savunmasında;
"Ben bu hususta daha önceki savunmamı aynen tekrar ederim, olay günü aracımı seyir halinde iken okulun kapısının hemen karşısında bulunan virajı tam dönmekte iken bir ses duydum, hemen aracımı durdurdum ve aracımdan indim, o esnada çevrede bulunan birm bayan yanıma gelerik bir çocuğa çarptığımı söyledi, ben olayda herhangi bir kusurum olduğunu düşünmüyorum, zira zaten virajı dönmekteydim ve ... zannediyorum 1.vitesdeydi, olayın gerçekleştiği yerde kesinlikle hızlı olmam mümkün değildi, ben olayda herhangi bir kusurum olduğunu düşünmüyorum, adli tıp kurumu raporunun bir suretinin tarafıma verilmesi suretiyle raporu incelemek istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
7.Ölen ...'un anne ve babasının her aşamada sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri ve duruşmada alınan ifadelerinde;
Mehmet Ali Başkurt'un, " Ben bu hususta daha önceki beyanımı tekrar ederim, ben olayı görmedim, olayın gerçekleştiği sırada Viranşehir deydim, sanıktan herhangi bir şikayetim yoktur"
...'un, "Ben bu hususta daha önceki beyanımı tekrar ederim, olay günü ikametimde oturduğum esnada dışardan sesler gelmesi üzerine hemen dışarıya çıktım, kızımı hastaneye götürdüklerini öğrendim ve hastanede kızımın hayatını kaybettiğini bana söylediler, olayı görmedim. Olayı kayınpederim olan ... görmüştür, ben sanıktan şikayetçi değilim" dediği tespit edilmiştir.
8.Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, ölen yaya ile eş değer kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca ceza orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini yerine, yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi yapılmamıştır.
A. Sanık ...'nun Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Kusur Durumu Yönünden,
Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 13.02.2014 tarihli raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12 833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususun mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/17 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:42