Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/236
2024/2202
9 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/2891 2020/1501
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya
yönetme
HÜKÜM: Beraat, mahkûmiyet, esastan ret
İlk derece mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların, katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Yönetme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 220/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan iddianamede "Edirne 1 Olayı ve Edirne 3 Olayı" olarak bahsedilen eylemlere ilişkin olarak kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında iki kez 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; "Edirne 2 Olayı" olarak bahsedilen eyleme ilişkin olarak 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 187 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İlk derece mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında iddianamede "Edirne 1 olayı" olarak bahsedilen eyleme ilişkin olarak kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanıklar ... ve ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında iddianamede "Edirne 2 Olayı ve Edirne 3 Olayı" olarak bahsedilen eylemlere ilişkin olarak kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık ... hakkında, iki kez 2863 sayılı Kanunun 68. maddesi, 5237 sayılı TCK'nın 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında iddianamede "Edirne 2 ve Edirne 3 olayı" olarak bahsedilen eylemlere ilişkin olarak kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan ret ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik ve hatalı değerlendirme ile hüküm tesis edildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçları işlemediğine,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçunu işlemediğine, yeterli gerekçe gösterilmeksizin lehe hükümlerin uygulanmadığına,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; eksik soruşturma ile hüküm tesis edildiğine,
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, TCK'nın 220. maddesinde açıklanan suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz dışı sanık ...'ın tarihi eser kaçakçılığı yaptığına dair alınan ihbar üzerine başlatılan Tarihi Eser Kaçakçılığının Önlenmesine Yönelik Olarak İdol (K) Planlı Operasyon kapsamında, usulüne uygun alınan kararlar uyarınca yapılan iletişimin tespiti ve dinlenmesi ile teknik takipler sonunda, temyiz incelemesine konu sanıklarla temyiz dışı 36 sanık hakkında iddianamede anlatılan sekiz farklı olaya ilişkin olarak 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme, kurulan örgüte üye olma suçlarından dava açıldığı anlaşılmıştır. İncelemeye esas dosyada temyize konu edilen eylemlerle ilgili olarak;
İddianamede "Edirne 1 Olayı" olarak adlandırılan olayda, temyiz dışı sanık ...'in, sanık ... adına yurt genelinden topladığı tarihi eserleri yurtdışına çıkarmak için hazırlık yaptığı, 18.10.2007 tarihinde sanık ...'yu telefonla arayarak emanetleri almaya geleceğini söylediği, İzmir Emniyet Müdürlüğü tarafından 19.10.2007 günü temyiz dışı sanık ...'in, Yazıcıoğlu firmasına ait otobüsle tarihi eserleri yurtdışına çıkartacağının bildirilmesi üzerine, olay günü saat 22.05 sıralarında İpsala Kara Hudut Kapısı Gümrük Sahasına giriş yapan Yazıcıoğlu firmasına ait otobüsün durdurulduğu, sanığa ait çanta içerisinde yapılan aramada bağımsız bilirkişi raporu ile Roma dönemine ait olduğu belirlenen iki adet altın yüzük ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki tüm savunmalarında, suça konu yüzükleri 4 5 yıl evvel ablasının kızına hediye etmek için yurtdışından satın aldığını, çantasında unuttuğunu, tarihi eser niteliğinde olduklarını bilmediğini beyan ettiği, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2008 tarihli, 2007/311 Esas, 2008/1 Karar sayılı, sanık ...'in atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2012 tarihli, 2011/9674 Esas, 2012/23135 Karar sayılı ilamı ile hüküm düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.
İddianamede "Edirne 2 Olayı" olarak adlandırılan olayda, sanık ...'ın topladığı eserleri Almanya'da bulunan ... isimli şahsa gönderme hazırlığında olduğu, bu hususta ... isimli şahısla yoğun şekilde görüşme yaptığı, ...'ın hangi eserleri alıp hangi eserleri almayacağı konusunda talimatlar verdiği, sanık ... ile görüşerek sanık ...'in biriktirdiği eserleri de alacağını söylediğinin tape kayıtlarından tespit edildiği, sanık ...'ın toplanan eserleri kardeşi olan temyiz dışı sanık Muhittin Acar'ın evinde muhafaza ettirdiği, sanık Muhittin'e eserleri almaya gelen kişiye teslim etmesini söylediği, tarihi eserleri almak üzere yurtdışından sanık ...'in geleceği ancak eşinin hasta olması sebebiyle gelemediği ve eserleri yurtdışına sanık ...'un göndereceği bilgisinin alındığı, sanık ...'ın temyiz dışı sanık Muhittin ile bağlantı kurarak temyiz dışı sanık İbrahim Dağseven aracılığı ile eserleri aldırdığı, 30.11.2007 günü saat 22.30 sıralarında yurtdışına çıkış yapmak üzere İpsala Gümrük sahasına gelen ve sürücülüğünü temyiz dışı sanık Ruşen Yıldırım'ın, yedek sürücülüğünü temyiz dışı sanık ... Suat Mazıcı'nın yaptığı Yazıcıoğlu Turizm ve Nakliyat Limited Şirketine ait 34 JUL 68 plakalı otobüsün zula tabir edilen yerlerine gizlenmiş vaziyette Almanya'ya tarihi eser kaçırılacağının bildirilmesi üzerine otobüsün İpsala Kara Hudut Kapısı Polis Pasaport Çıkış Peronlarında durdurulduğu, yapılan aramada yolculardan temyiz dışı sanık Şakir Atalay'dan 6 adet eser ile otobüsün sağ arka yanında bulunan bagajdan indirilen ve araca ait eşyaların arasında bulunan, araç sürücülerinin kime ait olduğunu bilmedikleri ve emanet bagaj olarak tabir ettikleri karton kutuda ve yine aracın iç alt tarafında bulunan, yedek şoförün istirahat ettiği yatak bölümünden indirilen, araç sürücülerinin kime ait olduğunu bilmedikleri ve emanet bagaj olarak tabir ettikleri eşyalar arasında bulunan bez el çantasında yapılan aramada toplam 362 adet eserin ele geçirildiği, otobüs sürücüsü sanıklar Ruşen Yıldırım ve Mehmet Suat Mazıcı hakkında yapılan yargılama sonunda Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2010 tarihli, 2008/113 Esas, 2010/20 Karar sayılı ve sanıkların beraatlerine ilişkin hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.04.2013 tarihli, 2012/22162 Esas, 2013/11885 Karar sayılı ilamı ile hükmün onandığı, İpsala Asliye Ceza Mahkemesinin 08.01.2008 tarihli 2007/355 Esas, 2008/2 Karar sayılı ve sanık Şakir Atalay'ın mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.11.2014 tarihli, 2013/26227 Esas, 2014/23250 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.
İddianamede "Edirne 3 Olayı" olarak adlandırılan olayda, sanık ...'ın, temyiz dışı sanık Göksel Ünbay ve adamları vasıtasıyla yurt genelinden topladığı tarihi eserleri yutdışına çıkartacağının öğrenildiği, temyiz dışı sanık Göksel'in, sanık ... ile tarihi eserlerin yurtdışına çıkarılması konusunda telefonla görüştükleri, sanık ...'ın temyiz dışı sanık ... Bekdemir ile birlikte tır şoförü temyiz dışı sanık Umut Karadağ ile tarihi eserlerin yurtdışına çıkarılması için anlaştıkları, tarihi eserlerin, temyiz dışı sanıklar Gürşat Kemer ve Recep Bekdemir tarafından sanık Umut'un kullandığı tıra yüklendiği, rakam grubu 4253 olan tırın Kapıkule sınır kapısından yurtdışına çıkacağı bilgisinin alınması üzerine 14.12.2007 günü sınır kapısında tertibat alınıp tırın beklenmeye başlandığı, 34 TT 4253 ve 34 UT 8030 plaka sayılı dorseli tırın durdurulduğu, yapılan aramada 227 parça tarihi eserin ele geçirildiği, sanık Umut'un savunmasında, eserleri tıra temyiz dışı sanık ...'in yüklediğini, Almanya'da Dursun isimli bir şahsın eserleri teslim alacağını beyan ettiği, yapılan parmak izi incelemesinde koli üzerinde temyiz dışı sanık Gürşat'a ait parmak izi bulunduğunun belirlendiği, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2008 tarihli, 2008/1 Esas, 2008/21 Karar sayılı ve temyiz dışı sanık Umut'un mahkûmiyetine ilişkin kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.07.2008 tarihli, 2008/12729 Esas, 2008/16765 Karar sayılı ilamı ile hüküm düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince sanıklar ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan yapılan yargılama sonunda sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmaması, atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması gerekçesi ile beraat kararı, sanıklar ..., ... ve ...'nun iddianamede "Edirne 1 Olayı" olarak anlatılan eylemi, sanık ...'in iddianamede "Edirne 3 Olayı" olarak anlatılan eylemi, sanık ...'in iddianamede "Edirne 2 olayı ve Edirne 3 Olayı" olarak anlatılan eylemleri gerçekleştirdiklerinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraat kararı, sanık ...'in Edirne 2 Olayına ilişkin olarak mahkûmiyetine, sanık ...'un Edirne 2 ve Edirne 3 Olaylarına ilişkin olarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, "Gerek Edirne 1, Edirne 2 ve Edirne 3 olaylarında, gerekse daha önce istinaf incelemesi tamamlanan diğer olaylarda sanıklar ..., ... ve ...'in birbirleriyle sürekli telefonla irtibat halinde bulundukları, olay sırasında yakalananlar için avukat görevlendirmeleri yaptıkları, olayları takip ettikleri, yakalanan şahıslarla irtibatlı oldukları, bu şekilde aralarında hiyerarşik bir bağ oluştuğu ve sanıklar Cansel ile İhsan'ın yurt içinden topladıkları kültür varlıklarını yurt dışında yaşayan sanık ...'e göndermek maksadıyla aralarında örgüt kurdukları ve bu örgütü yönettikleri, yurt içinde birçok şahıs ile irtibatlı oldukları, bu şekilde TCK'nın 220/1 maddesinde açıklanan suçu işledikleri sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı" gerekçesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında örgüt kurma ve yönetme suçundan mahkûmiyetlerine, Edirne 1 Olayında sanıklar ..., ... ve ...'nun mahkûmiyetlerine, Edirne 2 Olayında sanık ...'in mahkûmiyetine, Edirne 3 Olayında sanıklar ... ve ...'in mahkûmiyetlerine hükmedilmiş, Edirne 2 Olayına ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin sanık ... hakkında tayin ettiği 2 yıl 1 ay hapis ve 187 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü kaldırarak 2 yıl 1 ay hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiş, Edirne 2 ve Edirne 3 Olaylarına ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin sanık ... hakkında tayin ettiği 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 235 TL adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/1 a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
- Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Yönetme Suçundan Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599 190, 28.03.2017 gün ve 214 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ...'nın, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, isteme aykırı olarak oy birliğiyle REDDİNE,
- Sanık ...'in, İddianamede "Edirne 2 Olayı" Olarak Anlatılan Eyleme İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı CMK'nın 286/2 b bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
- Sanık ...'un, İddianamede "Edirne 2 Olayı ve Edirne 3 Olayı" Olarak Anlatılan Eylemlere İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5271 sayılı CMK'nın 286/2 a bendinde yer verilen; “a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına" ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
- Sanık ...'nun, İddianamede "Edirne 1 Olayı" Olarak Anlatılan Eyleme İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Edirne 1 Olayına ilişkin olarak, sanık ...'ya ait tape kayıtları incelendiğinde, sanık ...'in 18.10.2007 günü saat 15.55'te temyiz dışı sanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinde sanık ...'in, "Yüksel, sen bu bizim malzemeleri Fikri'ye gösterdin mi? Akşam görüşcez senle, o şeyler vardı ya emanetler, onları bi alayım senden öbür şeyleri, yarın otobüs dükkânı olabilir" dediği, olaydan sonra 24.10.2007 günü saat 12.50'de sanık ...'ın, temyiz dışı sanık Göksel Ünbay (Paşa lakaplı) ile yaptığı telefon görüşmesinde, sanık ...'in yakalanmadan önce malzemeleri sanık ...'den aldığını söylediği anlaşılmakla, sanık ...'in atılı suçtan mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
- Sanık ...'in, İddianamede "Edirne 2 Olayı" Olarak Anlatılan Eyleme İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık ...'in Edirne 2 Olayının gerçekleşmesinden önceki tape kayıtları incelendiğinde, sanık ... ile 27.11.2007 günü saat 15.43'te yaptığı telefon görüşmesinde tarihi eserler hakkında konuşup sanık ...'e, "Sen hazırsın değil mi? Hanım ameliyat oldu. Yoksa gelecektim. Hepsini birden çıkaralım. Her an olabilir." dediği, sanık ...'in de "Büyükler için konuşuyorum ama küçükler hazır. Ben getirteyim. Geldiğinde hemen sana vermem lazım. Kırılacak şeyler. O ağır şeylerin yanında olmaması lazım." dediği, sanık ...'ın sanık ... ile 28.11.2007 günü saat 13.55'te yaptığı telefon görüşmesinde, "Abi bu numarayı Almanya'dan Yılmaz verdi. Görüşelim mi bugün?" diye sorduğu, sanık ...'in bu görüşmeden hemen sonra sanık ...'ı arayıp sanık ...'ın aradığını haber verdiği, sanık ...'ın sanık ...'ı 30.11.2007 günü saat 17.28'de telefonla aradığı, sanık ...'a, "O küçük şeyler hazırmış. Bekliyormuş seni." dediği, olaydan sonra sanık ... ile sanık ...'ın 02.12.2007 günü saat 12.28'de yaptıkları telefon görüşmesinde, sanık ...'ın, "Bizimkiler tutuklandı. Ruhşen'le Suat'ı tutukladılar abi. Sabaha kadar nöbetçi mahkemedeydik. Yazık günah adamların alakaları yok. Nöbetçi mahkeme tutukladı." dediği, sanık ...'ın da, "İyi ama onların suçu ne abi? Rıdvan ben gelince konuşalım." dediği, tüm tape kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın Edirne 2 olayına dahil olduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
- Sanık ...'in, İddianamede "Edirne 3 Olayı" Olarak Anlatılan Eyleme İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık ...'in Edirne 3 olayının gerçekleşmesinden önceki tape kayıtları incelendiğinde, 12.12.2007 günü sanık ... ile tarihi eserlerin hazır olup olmadığı konusunda birkaç kez telefon ile görüştüğü, sanık ... ile ... isimli şahsın olaydan sonra 19.12.2007 tarihli telefon görüşmelerinde, sanık ...'ın kendilerince işe yaramayan tarihi eserleri ihbar etmek suretiyle yakalattırdığı, iyi olan eserleri ise yurtdışına kaçırdığından ve Edirne 3 olayını ihbar edenin de sanık ... olabileceğinden şüphelenilip dövüldüğünden bahsettikleri anlaşılmakla, söz konusu olaya ilişkin olarak kültür ve tabiat varlıklarını yurtdışına çıkarma suçunu işlediği sabit görülerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
- Sanık ...'in, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Yönetme Suçundan Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin, İddianamede "Edirne 1 Olayı ve Edirne 3 Olayı" Olarak Anlatılan Eylemlere İlişkin Olarak Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık ...'in, Münih Sulh Mahkemesi tarafından alınan 09.05.2019 tarihli savunmasında, daha önceki ifadelerini tekrar ettiğini beyan ederek, sanıklardan Köln'de kuyumculuk yapan ...'ı tanıdığını ancak 20 yıldan fazla bir süre kendisini görmediğini, 1986 yılından beri Türkiye'de yaşamadığını, Türkiye'de ikâmet kaydının bulunmadığını beyan ettiği, T.C. İçişleri Bakanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığınca hazırlanan bilgi notu başlıklı yazıda, sanık ...'in Almanya'da kullandığı belirtilen numaralar ile ilgili olarak Almanya irtibat görevlisi ile yapılan yazışma neticesinde, belirtilen numaralardan birinin kaydının bulunmadığı, diğer numaranın ise herhangi bir suç kaydı bulunmayan dava dışı bir şahsa ait olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında mevcut ... isimli şahsa ait iletişimin tespiti tutanaklarında, arayan şahsın ... olduğu ancak şahsın soyadının ve arayan numaranın tutanaklarda yazmadığı, soruşturma aşamasındaki tüm evraklarda ... isimli şahsın "açık kimliği tespit edilemeyen" ve "sisteme telefon kaydı düşmeyen" şeklinde belirtildiği, bir kısım sanıklar arasında geçen telefon görüşmelerinde "Büyük ..." ve "Küçük ..." isimli şahıslardan bahsedildiği, ancak tape kayıtlarında bahsedilen şahısların kim olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, bu itibarla suça konu telefon görüşmelerinin sanık ... tarafından yapıldığının sabit olmadığının anlaşılması karşısında, atılı suçları işlediği sabit olmayan sanığın mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
- Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma veya Yönetme Suçundan Sanıklar ... ve ... hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Adı Geçen Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinde tanımlanan örgütün varlığının kabul edilebilmesi için hiyerarşik ilişki içinde olan en az üç kişiden teşekkül etmesi, örgütün yapısının sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaçlanan belirsiz sayıda suçları işlemeye elverişli bulunması, suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşme ile işbirliği, eylemli paylaşım anlayışı içinde hareket edilmesi ve bu amaçlar doğrultusunda faaliyette bulunup, devamlılık gösterilmesi gerekir. Örgüt niteliği itibarıyla devamlılığı gerektirdiğinden, kişilerin belli bir suçu işlemek veya bir suç işlemek amacı için bir araya gelmesi halinde, örgütten değil iştirak iradesinden söz edilebilecektir. Amaçlanan suçları işlemede kolaylık sağladığı için işlenmesi amaçlanan suçlar açısından hazırlık hareketi niteliğinde olan örgütün içinde yer alan faillerle örgüt arasında, örgütün idaresini kolaylaştıran ve örgütü ayakta tutup iş bölümü, süreklilik, disiplin gibi olguların sağlayıcısı olan hiyerarşik ilişkinin varlığının zorunlu olduğu, faillerin örgütteki konumlarına göre, yönetici veya üye olarak nitelendirilerek, örgütü sevk ve idare eden failin yönetici; örgütün amaçları doğrultusunda hiyerarşik yapısına dahil olan failin ise doğrudan örgüt üyesi olarak kabul edileceği hususları dikkate alındığında, örgüt kurucusu ve yöneticisi olarak kabul edilen sanıkların atılı örgüt suçlamasını reddetmeleri, iddianamede adı geçen temyiz dışı çoğu sanığın sanıklar ... ve ...'ı tanımadıklarını beyan etmeleri, aksi yöndeki bir kabulün dosya kapsamından anlaşılamaması, sanıkların telefon görüşmelerinde bir kısım kültür varlıklarının nitelikleri ve değerleri hakkında birbirlerine sorular sordukları, iddianamede anlatılan olaylara ve temyiz dışı sanıkların tutuklanmalarına ilişkin konuştukları anlaşılmakla birlikte sadece bu olguların örgüt ilişkisinin varlığı açısından yeterli bir delil niteliğinde olmaması karşısında, sanıklar arasında devamlılık içeren, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla bir araya gelip aralarında sıkı veya gevşek hiyerarşik bir bağın bulunduğuna, hiyerarşik yapılanmayı gösteren emir komuta zinciri ile altlık üstlük ilişkisinin varlığına ve adı geçen sanıkların faaliyetleri ile örgütün doğmasına veya üst pozisyonda kollektif faaliyeti kısmen veya tamamen düzenleyip koordine ettiklerine, faaliyetlerini örgütsel boyutta devam ettirdiklerine ilişkin kesin ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı halde sanıklar ... ve ...'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
- Sanık ...'un, İddianamede "Edirne 1 Olayı" Olarak Anlatılan Eyleme İlişkin Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Adı Geçen Sanık Müdafinin ve Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İddianamede Edirne 1 olayına ilişkin olarak sanık ...'un suça konu olaya ne şekilde iştirak ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince tesis edilen hükmün gerekçesindeki "Edirne 1 Olayının Sanıklar Arasındaki Telefon Görüşmelerinden Hareketle Gelişim Şekli" kısmında yer alan tape kayıtlarında, sanık ...'a ait bir görüşmeden bahsedilmediği, dosya kapsamında mevcut sanığa ait tüm tape kayıtları incelendiğinde, sanığın suça konu olayla ilgili olarak herhangi bir telefon görüşmesi yapmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:53