Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/446
2024/204
16 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
DAVA: 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
DAVA TARİHİ: 13.12.2019
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında "466 sayılı yasa uyarınca tazminat" yerine "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilerek
gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 13.12.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davacının 14 Eylül 1980 tarihinde gözaltına alındığını, 19 gün gözaltından sonra 03.10.1980 tarihinde tutuklanıp, 13.03.1983 tarihinde tahliye edildiğini, hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği, düşme kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2013 tarihli, 2012/7907 E., 2013/128 K. sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğini belirterek 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte devlet hazinesinden alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
-
İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2019/585 Esas, 2019/564 Karar sayılı kararı ile tensiben davanın reddine karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/2198 Esas 2020/4395 Karar sayılı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.01.2022 tarihli, hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde;
''Her ne kadar davacı ...'ın 14 Eylül 1980 tarihinde gözaltına alındığı, 19 gün gözaltına alındıktan sonra da 2 yıl 6 ay süreyle tutuklu kalarak 13/03/1983 tarihinde tahliye olduğu ve hakkında Kapatılan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08/01/2013 tarih 2012/7907 Esas, 2013/128 Karar sayılı ilamıyla onanarak hakkında zamanaşımı sebebiyle düşme kararı verildiğinden bahisle, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/1838 Esas 2015/15736 Karar sayılı emsal nitelikteki ilamında da vurgulandığı üzere, davacı hakkında uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirinin gerçekleştirildiği tarihte 466 sayılı kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkında kanunun 1. maddesinde tazminat davası açmak için aranan şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla tazminat isteminin reddine dair,
Aşağıdaki hükmün kurulmasında Mahkememize tam bir vicdani kanaat gelmiştir.'' denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Davacı hakkındaki gözaltına alma tutuklama işlemlerinin 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinin iddia edilmesi karşısında 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6 ncı maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olduğu,
466 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasınının,
''1 inci maddede yazılı sebeplerle zarara uğrıyanlar, kendilerine zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan dâvalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde, ikametgâhlarının bulunduğu mahal ağır ceza mahkemesine bir dilekçeyle başvurarak uğradıkları her türlü zararın tazminini istiyebilirler.''
466 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1.ve 2. fıkrasının;
''2 nci maddede yazılı yetkili mahkeme, zarar istemine dair dilekçe üzerine, üyelerinden birisini işin incelenmesiyle görevlendirir. Görevlendirilen üye, ilk önce, istemin kanuni süre içerisinde yapılmış olup olmadığını inceler. İstem süresi içinde yapılmışsa, görevli üye, hüküm ve karar dosyasını aldırtmak, her türlü incelemeleri yapmak ve gerekiyorsa, tazminat isteminde bulunan kimseyi de dinlemek suretiyle delilleri topladıktan sonra, yazılı düşüncesini bildirmesi için evrakı Cumhuriyet Savcılığına gönderir.
Mahkeme, Cumhuriyet Savcısının yazılı görüşü üzerine, duruşma yapmaksızın kararını verir.''
5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinin 5. fıkrasının;
''Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.''
- fıkrasının;
''İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.'' şeklinde düzenlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde 466 sayılı Kanun uyarınca tazminat taleplerinde duruşma yapma zorunluluğu yok ise de, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası celp edilip incelenerek ve ilgili tüm evrakların Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri de dosya içine alınarak, davacı açısından tazminat talep etme şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2020/2198 Esas 2020/4395 kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11