Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/219
2024/1951
25 Nisan 2024
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın 08.03.2018 tarihli ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca giderilmesi istemine ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 25.11.2022 tarihli ve 2022/5 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararına istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 tarihli ve UG 2022/158372 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle;
Gereği düşünüldü:
I) BAŞVURU
A) Hükümlü...Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna gönderilmek üzere Bayburt Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine sunduğu 12.10.2022 havale tarihli dilekçesinde özetle; ... Polis Merkezi Amirliği Adli İşlemler Büro Amirliğinde görev yaptığı dönemde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapmakta olan Recep Tayyip Erdoğan'ın kimlik bilgilerine erişip, ekrandan bakmasından ibaret eyleminden dolayı ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyetine karar verilmesine ve Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine rağmen aynı eylemden dolayı yargılanan sanıklar hakkında aynı suçtan İskenderun 7. Asliye Ceza Mahkemesi ile Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş olmasının çelişki oluşturması nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
B) Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından, 13.10.2022 tarihli yazı ile hükümlü Mustafa Pekmezci'nin 12.10.2022 havale tarihli dilekçesinde sözü geçen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 2021/148 Esas sayılı dosyası ve ekleri, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna gönderilmiştir.
II) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
A) Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun, 25.11.2022 tarihli ve 2022/5 Esas, 2022/4 Karar sayılı kararında özetle; hükümlü Mustafa Pekmezci' nin 12.10.2022 havale tarihli dilekçesinde yer verdiği uyuşmazlığa konu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından verilen kararlarda, sanıkların görev yaptıkları birimlerde kullandıkları sorgulama programlarında kendi kullanıcı adı ve şifreleri üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapmakta olan Recep Tayyip Erdoğan'ın kimlik bilgilerini sorgulatarak ona ait nüfus bilgilerini görüntüledikleri ve bu sorgulamaların sanıkların göreviyle hiçbir ilgisinin bulunmadığı belirtilerek, bu hâliyle Türkiye çapındaki kişisel veri niteliğindeki bilgilerin, fiziki olarak tevdi edilmesi hâlinde kolaylıkla görebilecek konumunda olan sanıkların, doğrudan bir görev tevdi edilmese dahi, salt veri tabanının güvenliği nedeniyle kendilerine verilen şifreyi kullanıp, sistemde sorgulama yaparak, bilgileri okumaktan ibaret eylemleri sonucunda 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığı noktasında farklı kararlar verildiğinin tespit edilmesinden dolayı sözü geçen kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğu kanaatine varılmıştır.
B) Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararları doğrultusunda giderilmesi istemiyle dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verilmiştir.
III) YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE İSTEMİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, 18.01.2023 tarihli ve UG 2022/158372 sayılı Tebliğname ile özet olarak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.07.2017 tarihli ve 2017/12 829 Esas, 2017/363 Karar sayılı ve 17.06.2014 tarihli ve 2012/12 1510 Esas, 2014/331 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın 135 ve 136. maddelerindeki kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde sadece sır niteliğinde kişisel verilerin korunacağına ilişkin bir hükmün bulunmaması ve aksine 135. maddenin gerekçesinde gerçek kişiyle ilgili her türlü bilginin kişisel veri olarak kabul edilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiillerinin 5237 sayılı TCK'nın 136. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı, dolayısıyla herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgilerin de yasal anlamda kişisel veri olarak kabul edilmesi ve hukuka aykırı eylemlere karşı korunması gerektiği, bu nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararının usûl ve kanuna uygun olduğu görüşüyle sözü geçen karar yönünde uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.
IV) GEREKÇE
A) Uyuşmazlık
Uyuşmazlık; kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
B) Değerlendirme
Kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin uyuşmazlıkla sınırlı olarak yapılan değerlendirmede;
TCK’nın 136. maddesi bünyesinde üç farklı suç tipini düzenlemiştir. Hukuka aykırı olarak kişisel verilerin başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi biçimindeki her bir hareket ile suç işlenmiş olacaktır. Uyuşmazlığın konusunu teşkil eden husus ise “ele geçirme” fiilinin somut olayda nasıl değerlendirilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve 2021/12 384 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu değerlendirilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda; uyuşmazlık özelinde ve sonucu itibarıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi kararlarının usûl ve kanuna uygun olduğu değerlendirilmiş; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/148 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararı ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2019/1326 Esas, 2020/1619 Karar sayılı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2019/103 Esas, 2020/817 Karar sayılı kararları arasındaki uyuşmazlığın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin görüşü doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
V) KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 08.03.2018 tarihli ve 30354 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile değişik 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle UYUŞMAZLIĞIN ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. CEZA DAİRESİNİN VE İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. CEZA DAİRESİNİN GÖRÜŞÜ DOĞRULTUSUNDA GİDERİLMESİNE,
Dava dosyasının, talepte bulunan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kuruluna, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bölge adliye mahkemelerinin ceza dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00