Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7817
2024/1886
24 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/2579 E., 2019/2265 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ: 12.10.2018
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, Bozma
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1 a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk ve adli kontrol nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 1.500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın redddine, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın fazla olduğundan 42.000,00 TL'ye indirilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 4.970,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kararın kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın eksik olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının ceza evi masraflarının ve ailesinin ceza evi masraflarının kabul edilmesi gerektiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin tazminat olarak verilmesi gerektiğini, müvekkilinin maaş kaybının ödenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, yargılamanın hukuka uygun olduğunu, faizin hatalı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan ...2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/60 Esas – 2017/229 Karar sayılı dava dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı, 05.01.2017 – 10.10.2017 tarihleri arasında toplam 278 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, yapılan istinaf incelemesi ile beraatine karar verildiği, hükmün 13.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ yapılmadığını, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilmediği, davacı hakkında açılmış başkaca tazminat davasının bulunmadığı, tutuklamanın infaz gördüğü, davacının Cumhuriyet Savcısı adayı iken ihraç olduğunu, göreve iade edildiği, davacının herhangi bir maaş alacağının bulunmadığı davacının bu yönden herhangi bir maddi kaybının bulunmadığı, davacının cezaevi giderleri ve ailesinin ceza evi masraflarının maddi zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini beyan etmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin örnek kararında da belirtildiği üzere bu masrafların maddi tazminat kapsamında değerlendirilmeyeceği, davacı her ne kadar aylık gelirinin hesaplanmasında mevcut hakim savcı maaşlarının sorularak ona göre mahrum kalınan gelirin hesaplanmasını talep etmiş ise de davacının meslekten ihraç edildiği sürede Hakim Savcı Adayı olarak görev yaptığı, HSK tarafından mesleğe henüz kabul edilmemiş olması ve de beraat kararı sonrasında iade edildiği görevin ...Adliyesi Hakim Savcı Adayı kadrosu olması nedeniyle buna ilişkin zararının oluşmadığı dolayısıyla talebinin maddi zarar kapsamında değerlendirilmediği, davacının tazminata esas dosyada vekalet ücret talebi bakımından; davacının vekalet ücreti ödediğine ilişkin hiç bir belge ibraz etmediği, ayrıca kararda davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiği, dolayısıyla talep edilen 5.000,00 TL vekalet ücretinden daha fazla vekalet ücretine hükmedilmesi hususu da dikkate alındığında, bu yöndeki talep maddi tazminat kapsamında değerlendirilmediği, manevi olarak da davacı yönünden uygulanan haksız gözaltı ve tutuklama tedbiri ve davacının hakkında Bylock programı yüklediği iddiası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçu gibi ağır bir suçtan yargılanmış olması, gerek davacının gerekse ailesinin duyduğu elem ve ızdırap ve tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi hususları da nazara alınarak belirlendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 05.01.2017 – 10.10.2017 tarihleri arasında toplam 278 gün gözaltı ve tutuklu kalan davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesince maddi tazminatın reddine, 50.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun manevi tazminatın fazla olduğundan 42.000,00 TL'ye indirilerek düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 42.000,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ceza evi masraflarının ve ailesinin ceza evi masraflarının kabul edilmesi gerektiğine, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin tazminat olarak verilmesi gerektiğine, müvekkilinin maaş kaybının ödenmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:13