Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7006

Karar No

2024/172

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 31.05.2018

HÜKÜM: Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 31.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Almanya'da ikamet eden müvekkilinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 01.08.2016 tarihinde imza vermek ve yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol tedbiri altına alındığını, yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini, ancak müvekkilin beraat etmesine rağmen kesinleşme tarihi olan 09.03.2018 tarihinden sonraki mart ayı sonuna kadar imza attığını ve 20.04.2018 tarihine kadar yurt dışına çıkamadığını, müvekkilinin haksız yere adli kontrol aldına alınması nedeniyle maddi ve manevi bir çok sıkıntı yaşadığını, Almanya'da işe girdiğini deneme aşamasında olduğunu, ancak yurt dışına çıkış yasağı konulması ve geri dönememesi nedeniyle işten de çıkarıldığını, haksız adli kontrol tedbiri sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek bilirkişi tespiti de yapılarak şimdilik 42.942 Euro maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın haksız adli kontrol tarihi olan 01.08.2016 tarihinden devlet bankalarınca Euro ile açılan 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.

2.Davalı vekili 22.06.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3.Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2018/186 Esas 2019/35 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/834 Esas 2019/929 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet Savcısı, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2021 tarihli, davacının Almanya'da hangi sektörde çalıştığı; yurt dışına çıkamaması nedeniyle maaşından yoksun kalıp kalmadığı; kalmışsa ne miktarda yoksun kaldığı; yoksun kalınan miktarın TL karşılığı hususunda davacıya kanıtlarını sunması için fırsat sunulması; adli müzaheret mekanizması işletilerek Alman makamları nezdinde araştırma yapılarak; ya da davacı tarafından Alman Adli makamlarına yaptırılmış delil tespiti niteliğinde bir mahkeme kararı varsa bu karar Türkçe'ye tercüme edilerek davacının TL karşılığı zararının belirlenmesi gerekirken; bu hususta kovuşturma genişletilmeden eksik kovuşturmayla davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve 01.08.2016 09.03.2018 tarihleri arasında yurt dışına çıkışına sınırlandırma getirilen davacı lehine hak, adalet, nesafet gibi hukuksal değerler çerçevesinde makul nicelikte tazminata hükmedilmemiş olmasının kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının adli kontrol kararı kaldırılmasına rağmen Pasaport Şubesince yurt dışına çıkış sürecinin 20 Nisana kadar ertelenmesi nedeniyle bu tarihe kadar ve davacının en son aldığı maaşı üzerinden tazminat hesaplaması yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat hesabının iş akdinin sona erdiği tarihe kadar ve asgari ücret üzerinden yapılarak eksik tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan Seydişehir Sulh Ceza Hakimliğinin 01.08.2016 tarihli 2016/69 sorgu sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 109/3 a b maddeleri gereğince belirlenen yerlere başvurmak ve yurt dışına çıkamamak şeklinde adli kontrol altına alındığı, davacı hakkında açılan kamu davasında Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2018 tarih ve 2017/370 esas 2018/96 karar sayılı kararın ile beraat kararı verildiği; kararın 09.03.2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşıdığı; davacı vekilinin 31.05.2019 havale tarihli dilekçesi ile mahkememizde CMK'nın 141. maddesi kapsamında tazminat davası açıldığı, davacı vekili 31.05.2018 tarihli dilekçesi ile müvekkiline uygulanan adli kontrol koruma tedbirleri nedeniyle 42.942,70 Euro maddi, 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davacının maddi tazminat talepleri değerlendirildiğinde; davacı vekilinin sunmuş olduğu tercümeli evraklardan ve diğer delillerden davacının Almanya ülkesinde çalışmış olduğu işte adli kontrol sebebiyle yurt dışına çıkamadığından kadrolu hale gelemediği ve muhtemel alacak olduğu maaşları alamadığından bahisle maddi tazminat talep edilmiş olsa da davacının kadrolu hale gelebileceğinin varsayımdan ibaret olduğu, bu hale göre somut ve belirlenebilir bir zarar tespitinin yapılamayacağı, adli kontrol tarihinde deneme süresinde çalışmakta olduğu, davacının muhtemel maaş artışları, muhtemel kadro alacağı gibi doğmamış zararların maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, işsizlik maaşına ilişkin olarak ve diğer hususlara ilişkin olarak; davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapılmadan hesaplama yapılıp maddi zararının belirlenmesi gerektiği; 23.01.2019 tarihli denetime elverişli bilirkişi raporunun 3.4.3. Bölümünde davacının net asgari ücrete göre hesaplanan gelir kaybının 27.308,08 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, davacı ...'ün maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 27.308,03 TL maddi ve 27.500 TL miktarın manevi tazminatın açık faiz başlangıç tarihi belirtilmediğinden dava tarihi olan 31.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; davacı hakkında 01.08.2016 14.03.2018 tarihleri arasında uygulanan adli kontrol tedbiri ile oranlılık ilkesinin ihlal edildiği ve kanun ile belirlenen amacın dışına çıkıldığı, uygulanan tedbirin uzun süreli, ölçüsüz ve davacının yasal bir hakkını kullanmasını engelleyici hale geldiği, davacı hakkında uygulanan yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri nedeni ile davacının zarar gördüğünün muhakkak olduğu anlaşılan olayda, maddi tazminatın belirlenmesinde, elde edilmesi mutlak, objektif, somut daha önce kazanıldığı veya sahip olunduğu halde adli kontrol tedbiri nedeniyle kaybedilen gelirler veya hakların nazara alınabileceği dikkate alınmaksızın mahkemece davacının kadrolu hale gelebileceği varsayımına dayanarak 01.08.2016 14.03.2018 tarihleri arasında net asgari ücret kaybının 27.308.03 TL maddi zararın bulunduğuna karar verdiği anlaşılmış ise de, koruma tedbirleri nedeniyle davacının 01.08.2016 14.03.2018 tarihleri arasında yurt dışındaki iş yerinde çalışmaya devam edemediği, kaldı ki çalıştığı iş deneme süreli bir iş olup 31.12.2016 tarihinden sonra aynı işte çalışmaya devam edeceğinin varsayıma dayandığı, bu nedenle davacının yurt dışına çıkış yasağının başladığı 01.08.2016 tarihinden yurt dışındaki işinden ayrılışının gerçekleşeceği 31.12.2016 tarihleri arasındaki net asgari ücret üzerinden hesaplanan 6.504,95 TL'nin maddi tazminat olarak verilmesi gerekirken bu miktarın üzerinde kalacak şekilde maddi tazminata hükmolunması ve davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde fazla tayininin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün 1. maddesinde yer alan "27.308,03 TL maddi tazminat" ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine "6.504,95 TL maddi tazminat" ibaresinin yazılması, hükmün 2. maddesinde yer alan "27.500,00 TL manevi tazminat" ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine "5.000,00 TL manevi tazminat" ibaresinin yazılması, hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. maddesinde yer alan "5.450,00 TL" ibaresinin yerine ise, düzeltilen maddi ve manevi tazminat toplam miktarı üzerinden nisbi olarak belirlenen "1.380,59 TL" ibaresinin yazılması sureti ile hukuka aykırılıkların düzeltilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Konya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/370 Esas 2018/96 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Seydişehir Sulh Ceza Hakimliğinin 01.08.2016 tarihli 2016/69 sorgu sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 109. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince düzenlenen yurt dışına çıkmamak ve aynı Kanun'un 109. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak şeklindeki adli kontrol tedbirleri uygulanmasına karar verildiği, 14.03.2018 tarihinde adli kontrol kararının kaldırılmasına karar verildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 09.03.2018 tarihinde kesinleştiği, adli kontrol tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmak olan ve kamusal nitelik taşıyan ceza mahkemesinde, bazı koruyucu tedbirlere başvurulması gerekebilir. Bu tedbirler, muhakemenin yapılabilmesi açısından, delillerin karartılmasını önlemeye yönelik olabileceği gibi şüpheli ya da sanığın hazır bulundurulmasını veya ilerde verilecek hükmün yerine getirilmesini sağlamak amacını da taşıyabilir. Koruma tedbirleri kavramı içinde yakalama, gözaltına alma, tutuklama, arama ve el koyma, adli kontrol, gizli soruşturmacı ve teknik araçlarla izleme ve telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi konuları yer almaktadır.

466 sayılı Kanun'da bu koruma tedbirlerinden yakalama, gözaltı ve tutuklama, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. ve devamı maddelerinde ise yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma işleminden kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmininin düzenlendiği dikkate alındığında, davacı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 109. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince düzenlenen yurt dışına çıkmamak ve (b) bendi gereğince belirli günler imza atmak şeklindeki adli kontrol tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yargılamaya devam edilerek tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/834 Esas 2019/929 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîincelenenreddiv.süreçkararınisteminintevdiineonanmasınagerekçesebeplerikonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim