Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7648
2024/1718
15 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/72 E., 2019/55 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluma nedeniyle 750.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 68.474,96 TL maddi, 102.712,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi, davalı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminatın fazla olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazın değerlendirilmediğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, davalı vekilinin temyiz istemi; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyanın yeniden incelenmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Elazığ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/204 Esas 2018/357 Karar sayılı ceza dosyasında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.02.2017 28.12.2017 tarihleri arasında toplam 317 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 17.01.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının eczacı olduğu, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin maddi zararın hesaplanması için dosyanın bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, manevi olarak da elem ve ızdırap çektiği, gerçekleştirmediği bir fiil nedeniyle itham edilmesi ve haksız koruma tedbirlerine muhatap olması nedeniyle manevi açıdan da duygusal bütünlüğüne zarar verilmekle devlet tarafından haksız fiile maruz kaldığı anlaşılmış olup uğradığı maddi ve manevi zarara karşılık olmak üzere tazminat hukuku ilkelerine göre sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde manevi tazminata hükmedildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin manevi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerine, davalı vekilinin ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacının, gözaltına alındığı ve tutuklandığı dönem içerisinde vergi mükellefi olarak işlettiği işyerinin faaliyetlerinin devam edip etmediği araştırılıp iş yerine ait işletme defteri ile benzeri kayıt ve belgelerin sözkonusu işyeri ve vergi dairesi müdürlüğünden, ilgili kuruluşlardan getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, davacı hakkında koruma tedbiri uygulanan dönemde, davacının kendi adına vergi mükellefi olarak işlettiği iş yerinde maddi zarar olup olmadığı araştırılıp gerçek maddi zararın belirlenmesi, maddi zararın belgelendirilememesi durumunda ise geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak tayini gerekirken, davacının kendi iradesiyle vergi dairesine gelir konusunda beyanda bulunmuş olduğu 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yılı yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplayan, belirtilen bu hususları yeterince irdelemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi ve davacının 14.02.2017 28.12.2017 tarihleri arasında zararının hesaplanması gerekirken davacının tekrar iş yerini açma tarihine kadar hesap yapılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 a maddesi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:54