Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5895

Karar No

2024/161

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 17.10.2016

KARAR: Davanın kısmen kabulü

TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Mahkemece tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine Mahkemece kurulan hükmün; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 18.04.2023 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Davacı vekili 17.10.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin örgüt Faaliyeti Çerçevesinde Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak suçu iddiasıyla 10.07.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 12.08.2008 tarihinde tutuklandığını, 02.10.2009 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 19.02.2010 tarih 2008/280 Esas 2010/72 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiğini, haksız olarak tutuklanıp beraat eden müvekkili için 200.000,00 TL manevi, 100.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 300.000,00 TL tazminatın gözaltına alma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte devlet hazinesinden alınarak müvekkili davacıya verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili 31.10.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacı hakkında mahsup kararı bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, faiz talebin yersiz olduğunu, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir.

3.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2017 tarihli ve 2016/346 Esas, 2017/11 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 8.196,81 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.09.2017 tarihli ve 2017/2621 Esas, 2017/2670 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 15.09.2017 tarihli ve 2017/2621 Esas, 2017/2670 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 12.09.2022 tarihli ve 2021/4251 Esas, 2022/5558 Karar sayılı kararı ile "...Davalı bakımından hükmün kesin olduğundan reddine, davacı bakımından ise maddi tazminatın 7.693,30 TL olması gerektiğini ancak temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmadığını, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, ..." nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6.Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile 7.693,30 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiziyle davalından alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 11.09.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise maddi tazminat bakımından düzeltilerek onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;Yerel mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davacının kendi kusurlu eylemleri ile tutuklanmasına sebep olduğundan davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

B.Davacı vekilinin temyiz istemi; Yerel mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, haksız tutuklama nedeniyle büyük elem ve üzüntüye neden olduğunu bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU

İlk Derece Mahkemesince; Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul(kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/280 Esas – 2010/72 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 10.07.2008 – 02.10.2009 tarihleri arasında 449 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2016 tarihinde kesinleştiği, davanın yasal süresi içerisinde açıldığını, davacının tutuklu kaldığı süreler başka bir suçtan mahsup edilmediğini ve tutuklu kaldığı süre infaz gördüğünü, davacının aynı tutuklama nedenine dayalı olarak başka bir dava açtığına ilişkin bilgiye rastlanılmadığını, davacı tutuklanmadan önce nerede çalıştığına ve ne iş yaptığına dair dava dilekçesi ve eklerinde bir bilginin bulunmadığı anlaşılmış; Yargıtay 12 Ceza Dairesi'nin uygulamaları da dikkate alındığında davacının gelir kaybını kanaat verici maaş bordrosu gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı nazara alınıp mevcut belgeler doğrultusunda davacının kazancı konusunda vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilmiş ve asgari ücret esas alındığı belirlenerek davanın kısmen kabulü ile 7.693,30 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiziyle davalından alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul(kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/280 Esas – 2010/72 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçlarından 10.07.2008 – 02.10.2009 tarihleri arasında 449 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 16.02.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz istemi;

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 238.730,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 57.693,30 TL olması olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi;

1.Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna yönelik talebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacı vekilinin manevi tazminat miktarının eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

2.Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;

Bozma öncesi hükümde hesaplama hatası yapılarak davacı lehine 8.196,81 TL maddi tazminata hükmedildiği ve bu hususta aleyhe temyiz bulunmadığı halde bozma sonrası hükümde davacı lehine 7.693,30 TL maddi tazminata hükmedilmek suretiyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın bertaraf edilmesi, hukuka aykırılık bulunmuş ve buna göre değişen vekalet ücretinin 9.311,48 TL olması gerekmiştir.

V. KARAR

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B 2) nolu bendinde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2023 tarihli ve 2022/311 Esas, 2023/103 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafında yer alan maddi tazminata ilişkin "7.693,30 TL" ibaresi ve ikinci paragrafında yer alan vekalet ücretine ilişkin "9.230,92 TL ibaresi çıkartılarak yerlerine sırasıyla "8.196,81 TL" ve "9.311,48 TL" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerekhukukîtemyizincelenentevdiinev.süreçkararınonanmasınasebeplerigerekçereddinebozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim