Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/8608
2024/1576
1 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/3299 E., 2022/834 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, Davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluma, arama, adli kontrol ve el koyma nedeniyle 800.000,00 TL maddi ve 15.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 57.895,83 TL maddi, 85.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminatın fazla olduğundan 28.336,02 TL'ye indirilmesi, manevi tazminatın eksik olduğundan 150.000,00 TL'ye yükseltilmesi buna göre değişen vekalet ücretinin 10.250,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin maddi tazminatın eksik olduğu ve hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğundan bu kısımların düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin Cumhuriyet savcısı iken haksız yere gözaltında ve tutuklu kaldığını, tazminata esas dosyada yargılamanın usul ve yasaya aykırı yapıldığını, haksız yere tedbir kararı uygulandığını, adli kontrol tedbiri uygulandığını, ceza evinde kötü muameleye maruz kaldığını, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşme maddelerinin ihlal edildiğini, maddi tazminatın asgari ücret üzerinden hesaplanmaması gerektiğini zira maddi serbest avukatlık yaptığını, ceza evi masrafları ve ailesinin ceza evi ziyaret masraflarının ödenmesi gerektiğini, makul sürede yargılanmadığını, haksız arama yapıldığın, mal varlığına el konulduğunu, bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, davacı hakkında derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, davacıya hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/133 Esas 2020/108 Karar sayılı ceza dosyasında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.07.2016 10.07.2018 tarihleri arasında toplam 722 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, kararın 13.03.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının 29.11.2016 tarihinden meslekten ihraç edildiği 29.11.2016 tarihine kadar maaşından kesinti yapılan 29.566,90 TL'nin ve ihraç tarihi olan 29.11.2016 tarihinden tahliye tarihine kadar geçen süre için ise asgari ücret üzerinden hesaplanan 28.328,93 TL olmak üzeri toplam 57.895,83 TL'nin davacıya maddi tazminat olarak ödenmesine davacının talep etmiş olduğu cezaevi harcamaları ve sair hacamalar yönünden Yargıtay 12. CD'nin 2019/2370 Esas. 2020/2163 K. Sayılı ilamı nedeniyle davacının bu yöndeki taleplerinin de reddine karar verilerek maddi tazminat kapsamında değerlendirilmediğini, manevi tazminat bakımından ise davacının bu dava nedeniyle davacının dava süresi zarfında sanık sıfatını taşıdığı, tutukluluk nedeniyle ailesinden ve çevresinden ayrılmak zorunda kaldığı gibi, onlar nazarında suçlu olarak görüldüğü, bu suretle tutuklu kaldığı suçun niteliği, sosyal ve ekonomik durumu, yaşadığı ruhsal sıkıntılar, ailesine ve çevresine uzak olması nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüler, kendisine atılı suç nedeniyle toplum nazarında aleyhine oluşan önyargılar, topluma uyum sağlamasındaki zorluklar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, ceza evi masrafları ve ailesinin ceza evi ziyaret masraflarının ödenmesi gerektiğine ilişkin ve sair temyiz sebeplerine, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Cumhuriyet Savcısı iken 29.11.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.12.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 10.07.2018 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 26.646,31 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken davacı lehine fazla tazminata hükmedilmesi ve maddi tazminatın faiz başlangıcının zararın doğum tarihi olan 15.12.2016 tarihinden başlatılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
- 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi şu şekildedir; "Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." Davacının dava dilekçesiyle el konulan eşyalarının zamanında geri verilmemeye ilişkin olduğu, dava dosyası içerisinde yer almayan tazminata konu el koyma işlemlerinin denetime elverişli olacak şekilde aslının ya da onaylı örneğin dosya içerisine alınması, el konulan eşyaların net olarak belirlenmesinden sonra davacının eşyalarına el konulması nedeniyle uğradığı zarar olup olmadığı belirlenerek CMK'nın 141/1 j maddesindeki "zamanında geri verilmeyen" koşullarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5271 sayılı CMK'nın 142/9. maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Ağır ceza mahkemelerinde takip edilen maktu ücret olan 8.200,00 TL yerine 10.250,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2 b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:18:48