Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/352

Karar No

2024/149

Karar Tarihi

15 Ocak 2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 02.04.2015

KARAR: Davanın kısmen kabulü

TEMYİZ EDENLER: Davalı vekili, davacı vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 02.04.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ünye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda 19/02/2009 tarihli iddianame ile "kasten öldürme" suçundan cezalandırılması istemi ile hakkında Ünye Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığını, olay nedeni ile Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2009 tarih ve 2009/75 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresi ile tutuklandığını ve 05/05/2009 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama sonunda Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2013 tarih, 2013/241 Esas ve 2013/268 Karar sayılı ilamı ile beraatine karar verildiğini, kararın temyiz edilmeden 17/02/2015 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin 4 yıla yakın bir süre tutuklu kalması ve yaşadığı psikolojik sorunlar ile manevi olarak yaşadığı sıkıntılar nedeni ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline, yine uğradığı maddi zarar nedeniyle 40.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 24.04.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/97 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 17.950,53 TL maddi ve 30.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  1. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/97 Esas, 2016/52 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/1714 Esas, 2022/4207 Karar sayılı ilâmıyla;

"Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 27.06.2013 tarihli tevkif müzekkeresinde davacının 02.10.2009 tarihli ikinci tutuklama müzekkeresinin 02.10.2009 23.11.2010 ve 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasında infaz gördüğü de dikkate alınarak davacı tarafça dava dilekçesinde hükmolunacak tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması karşısında, 20.03.2009 05.05.2009, 02.10.2009 23.11.2010 ve 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasındaki her üç koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faiz işletilmemesi,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

  2. Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/252 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.01.2023 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

3.Sair nedenlere,

ilişkindir.

B. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın reddi gerektiğine,

2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna,

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,

4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,

5.Sair nedenlere,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü

Davacı ...'nin, kasten öldürme suçundan Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2009 tarih ve 2019/75 sayılı kararı ile tutuklandığı ve Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 05/05/2009 tarih ve 2009/75 sayılı tahliye müzekkeresi ile tahliye edildiği, yine Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2009 tarih ve 2009/75 sayılı kararı ile tutuklandığı ve Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 26/06/2013 tarihli müzekkeresi ile tahliye edildiği, Ünye Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında 22/11/2013 tarih, 2013/241 Esas ve 2013/268 Karar sayılı ilam ile beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmeden 17/02/2013 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.

Yapılan değerlendirmede; davacının süresi içerisinde dava açtığı, tazminat isteminin CMK'nın 142 maddesindeki koşulları taşıdığı anlaşılmıştır.

21/04/2015 tarihli kolluk araştırma tutanağı incelenmiş; davacının kendisine ait evde eşi ve iki çocuğu ile oturduğu, iki çocuğunun inşaatta işçi olarak çalıştığı, kendisinin çiftçi olduğu, ilkokul mezunu olduğu, 52 yaşında ve evli olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiden maddi tazminatın tespitine ilişkin olarak rapor aldırılmıştır. Bilirkişinin belirlediği maddi tazminat miktarı hükme esas alınmıştır.

Manevi tazminat hesaplanırken Yargıtay CGK'nın 12/04/2011 tarih, 52 10407 sayılı ve "manevi zarar, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarında meydana gelen ihlalden ibarettir. Yakalanan veya tutuklanan kişinin aile ve iş çevresinde sosyal ilişkilerinde itibarının sarsılması, bu ilişkilerden tecrit edilmesi dolayısıyla duyduğu elem ve ıstırap, yakınlarından uzaklaşması nedeniyle hasret çekmesi ve ruhsal sıkıntılara uğruması, yargılama süreci içerisinde yargı ortamında bulunmanın verdiği sıkıntılar, cezaevinde bulunmanın verdiği sıkıntılar gibi hususlar manevi zararın mahiyetini açıklamaktadır. Yine bu olay nedeniyle kişinin ailesini veya dostluk ilişkisini kaybetmesi muhtemeldir. Maddi tazminatla kişinin uğradığı gelir kaybı, ödedikleri avukatlık ücreti ve yol giderleri gibi masrafların giderilmesi amaçlanırken manevi tazminatla kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalması nedeniyle duyduğu elem, ıstırap ve ruhsal sıkıntının bir ölçüde giderilmesi gerekmektedir.' şeklindeki içtihadı göz önünde bulundurulmuştur.

Tüm bu açıklamaların ışığında; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılan suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın oluş şekli, tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak, mahkemece takdir edilen 20.03.2009 05.05.2009 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin olarak 1.250,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihi olan 20.03.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, davacının 02.10.2009 23.11.2010 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin olarak 12.000,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihi olan 02.10.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, Davacının 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin olarak 17.250,00 TL manevi tazminatın haksız işlem tarihi olan 01.04.2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte, CMK'nın 141 145 maddeleri gereğince davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

Davacı yararına bilirkişi raporu ile belirlenen maddi tazminatın Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Ünye M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 27.06.2013 tarihli tevkif müzekkeresinde belirtildiği üzere davacının 02.10.2009 tarihli ikinci tutuklama müzekkeresinin 02.10.2009 23.11.2010 ve 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasında infaz gördüğü de dikkate alınarak davacı tarafça dava dilekçesinde hükmolunacak tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunulması karşısında, 20.03.2009 05.05.2009, 02.10.2009 23.11.2010 ve 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasındaki her üç koruma tedbiri dönemi için ayrı ayrı maddi tazminat miktarları belirlenip, belirlenen her bir tazminat miktarına ilişkin olduğu tarihten itibaren faize hükmedilerek bu tarihlere göre ayrı ayrı yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, tazminat davasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı AAÜT'ye göre belirlenen 7.752,08. TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yasa gereğince yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/241 Esas – 2013/268 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürme suçundan 20.03.2009 05.05.2009 tarihleri arasında 46 gün tutuklu kaldığı, kasten öldürme, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından 02.10.2009 26.06.2013 tarihleri arasında hükmen tutuklu kaldığı, ancak 02.10.2009 tarihli tutuklama müzekkeresinin 02.10.2009 23.11.2010 tarihleri arasında 417 gün ile 01.04.2012 26.06.2013 tarihleri arasında 451 gün infaz gördüğü ve davacının toplamda 914 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.02.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, anlaşılmıştır.

A.Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

A.1.Maddi tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Her bir tutuklama dönemi için yapılan değerlendirmede;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, her bir tutuklama dönemi için belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davacı vekilinin temyiz sebebi kabul edilmiştir.

A.3.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan neden dışında herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B.Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

...

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

...

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

...

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B.2.Hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünün (A.1.) paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.

B.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.

B.4.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan neden dışında herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A.2.) paragrafında açıklanan nedenlerle Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2022 tarihli ve 2022/252 Esas, 2022/320 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîincelenentevdiinesüreçkararınv.gerekçesebepleribozulmasınakonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim