Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/12101
2024/113
11 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Katılan vekili, sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.11.2020 tarihli ve 2016/298590 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz isteği;
Sanık ...'ın beraatine ve sanık ... hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine ilişkin kararın yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık ...'nün temyiz isteği;
-
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
İlan ve tebliğ şartının yerine getirilmediğine,
-
Beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
- "Yapılan keşif, bilirkişi raporları ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde I. derece Doğal Sit Alanı olduğu halde, sanık ...'ın söz konusu taşınmazda inşai ve fiziki müdahaleler yaptığının tespit edildiği ve herhangi bir başvuru yapmadan gerekli izinleri almadan, projelendirme yapmadan taşınmaz üzerinde fiziki ve inşai müdahalelerde bulunduğu, anılan taşınmazın sit alında kaldığının dosya içerisinde mübrez Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün yazısı ile anlaşıldığı, yine dava konusu taşınmazın sit alanında bulunduğuna ilişkin koruma kurulu kararının ilan edildiğine ilişkin bilgi ve belgeleri içerir Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 05/06/2015 yazısından anlaşıldığı ve ayrıca dosyada mübrez belediye görevlilerince düzenlenen 16/06/2015 tarihli Yapı Tatil Zaptında ve ekindeki fotoğraflardan anlaşıldığı üzere dava konusu taşınmazın tutanak tarihinde dışta kaba sıvasının yapılmış olduğu tamamlanmamış olduğu; kolluk tarafından 12/11/2015 tarihinde düzenlenen tutanakta sanık ...'ın imzasının bulunduğu ve en geç taşınmazın sit alanında bulunduğunun bu tarih itibarıyla sanık ... tarafından öğrenildiği, yine mahkememizce mahallinde yapılan keşifte yapılan gözlemde, düzenlenen inşaat bilirkişi raporu ve ekindeki fotoğraflardan da taşınmazın keşif tarihi olan 22/03/2016 tarihinde inşaatına devam edildiği ve kullanıma hazır hale getirildiği anlaşılmış olup, sanık ...'ın taşınmazın sit alanında bulunduğunu bilmediğine ilişkin savunmasına mahkememizce itibar edilmemiş ve sanık ...'ın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 9. maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale olduğu üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya muhalefet suçunu işlediği sabit görüldüğünden cezalandırılmasına; sanık ...'nin ve diğer sanık ...'ın savunmalarının aşamalarda benzer olduğu, sanığın İstanbul'da ikamet ediyor olması, taşınmazla ilgili işlerde diğer sanık ...'a yetki verildiği şeklindeki beyanlara mahkememizce itibar edilerek taşınmazın maliki sanık ... hakkında üzerine atılı 2863 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan kamu davasının sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" denilmektedir.
-
Sanık ... savunmasında; "Ben daha önce İstanbul Emniyetinde olayla ilgili ifade vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Dava konusu edilen Palamutbükü'nde bulunan yer bana aittir, ben burayı 2010 yılında satın almıştım, ben İstanbul'da ikamet ediyorum, Datça'ya 2010 yılında taşınmazı almak için gelmiştim, daha sonra 2013 yılında da tatil için gelmiştim, söz konusu 368 parsel sayılı taşınmazı İstanbul'da tanığım biri aracılığı ile satın aldım. Ben bu yerin sit alanında kaldığını bilmiyordum. Tapuda bu konuda herhangi bir şerh yok. Satın alırken de herhangi bir bilgi edinmemiştim. Etraftan da bana buranın sit alanında olduğuna dair bir şey söylemedi. Çok zamanım da yoktu. Taşınmazı satın alıp gitmişti. Burayı herhangi bir amaç için kullanmıyordum. Yatırım amacı ile almıştım. Tapuda da zaten tarla olarak gözüküyor. 2012 yılında yangınlar falan çıktığı dönemde Muğla Valiliği ...'ne nasıl bir koruma yapacağımız hususunda bilgi almak amacı ile başvurmuştum, ancak herhangi bir geridönüş olmadı. Bende bunun üzerine kendisini daha önceden tanıdığım ...'den bu yerle ilgilenmesini ve korumasını istemiştim. Bunun dışında kendisine taşınmazda herhangi bir yapı yapmasını istememiştim. Benim bu yapının yapıldığından tutanak tutulduktan sonra haberim oldu. Benim böyle bir talimatım olmadı, ben üzerime atılı suçlamalrı kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum." demiştir.
-
Sanık ... kolluktaki beyanında; "İnşaatların yapılı olduğu taşınmaz arkadaşım ... adına kayıtlıdır, haziran ayı 2015 yılında inşaatı yaptırdım, inşaat köy yerleşim yeri dışındadır, arkadaşım Turhan bana vekalet verdi, onun adına işleri ben yürütüyorum, Araziyi kontrolsüz yaşamdan dolayı doğabilecek olumsuzlukları engellemek için inşaatı yaptım, sit alanı olduğunu bilmiyorum, inşaatı başlatmadan önce ruhsat başvurusunda bulunmadım." demiştir.
-
Sanık ... savunmasında; "Ben daha önce jandarmada ifade vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Dava konusu 368 parsel sayılı taşınmaz arkadaşım ... adına kayıtlıdır, 2015 yılı Haziran ayında söz konusu taşınmazdaki inşaatı yaptırmaya başladım ve belediye görevlileri gelip tutanak tuttuktan sonra inşaatı bitirdim ve kepenkleri kapattım, kesinlikle kullanmadım. Bu yer köy yerleşim yeri dışındadır. Arkadaşım ... benden taşınmazını korumamı istemişti. Ancak bana orada herhangi bir yapı yapmamı söylememişti. Ben kendim araziyi kontrolsüz yaşamdan dolayı doğabilecek olumsuzlukları engellemek amacı ile bu inşaatı yaptım. Oraya gelen piknikçiler, orada herhangi bir tuvalette olmadığı için etrafı pisletmişlerdi ve pisletiyorlardı, bende bu yapıda iki tane tuvalet yaptırdım ve ayrıca ilerde bekçi tutulur diye bu yapıyı yapmıştım. Herhangi bir yerden izin almadım. Burayı ticari amaçla kullanmayacaktım. Herhangi bir ağaca falan da zarar verilmedi. ...'nin bana bu konuda hiçbir talimatı yoktur. Ben 3 yıldır Datça'da yaşarım, bu taşınmazın bulunduğu yerin sit alanı olduğunu bilmiyordum. Daha sonradan öğrendim. Suçsuzum beraatime karar verilsin." demiştir.
-
Mahkemece mahallinde 22.03.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 1. derece doğal sit alanında kaldığı tespit edilmiştir. Mimar bilirkişi raporunda; yapının tamamen bittiği, kullanıma hazır hale getirildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'nün Mahkumiyetine İlişkin Hükme Yönelik Sanığın ve Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
-
16.06.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile; 368 parselde yapımı devam eden yaklaşık 0,50 m yüksekliğinde su basman üzerinde duvarları tuğladan ve demir profil dikme taşıyıcı ile taşınan çatı için demir profil mertekleri yapılmış olan tek katlı yapı tespit edildiği, kurul uzmanlarınca 08.07.2015 tarihinde yerinde inceleme yapıldığı ve mühüre rağmen inşaata devam edildiği, iç duvar kaba sıvalarının tamamlandığı, kapı pencere boşluklarının tamamlandığı, parselin çevresinin telle çevrildiği hususlarının tespit edildiği, dava konusu yerin I. derece doğal sit alanında kaldığı ve doğal sit alanı olarak tesciline ilişkin kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edildiği, kaldı ki tespitten sonra sanığın eyleme devam ederek inşaatı tamamladığı, bu hali ile mahkemece sanığın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
2863 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşai ve fiziki müdahalede bulunulmayacağının düzenlendiği, anılan düzenlemeye aykırı olarak, izin alınmaksızın inşai ve fiziki müdahalede bulunulmasının ise, aynı Kanun'un 65 inci maddesi ile yaptırım altına alındığı, buna karşılık, 3194 sayılı İmar Kanununa 11.05.2018 tarih ve 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile eklenen geçici 16 ıncı maddede, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla yapı kayıt belgesi verilebileceği hükme bağlanmış olup, 2863 sayılı Kanun'a tezahürü bulunmayan bahse konu düzenlemenin, anılan Kanunun 65 inci maddesinde tanımlanan inşai ve fiziki müdahale suçlarının unsurlarını etkilemeyeceği, zira, yapı kayıt belgesi verilmesinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmasını sağlamakla birlikte, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında, kültür varlıkları yönünden koruma bölge kurullarından, tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerinden izin alınmaksızın gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleleri hukuka uygun hale getirmeyeceğinden, sanığın bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
-
5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi ve fıkraları gereğince hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine engel sabıkası bulunmayan sanıklar hakkında mahkemece erteleme kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış olup, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
B. Sanık ...'nin Beraatine İlişkin Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
16.06.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile; I. derece doğal sit alanındaki 368 parselde yapımı devam eden yaklaşık 0,50 m yüksekliğinde su basman üzerinde duvarları tuğladan ve demir profil dikme taşıyıcı ile taşınan çatı için demir profil mertekleri yapılmış olan tek katlı yapı tespit edildiği, tespit tarihinde yapının henüz inşaat halinde olduğu, kurul uzmanlarınca 08.07.2015 tarihinde yerinde inceleme yapıldığı ve mühüre rağmen inşaata devam edildiği, iç duvar kaba sıvalarının tamamlandığı, kapı pencere boşluklarının tamamlandığı, parselin çevresinin telle çevrildiği hususlarının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın tapuda sanık ... adına kayıtlı olduğu, sanık ...'ın sanık ...'a 10.02.2015 tarihinde dava konusu parsele ilişkin işleri yürütmesi için, ev, apartman vs her türlü inşaat yaptırma yetkisini de kapsar şekilde vekalet verdiği, her ne kadar sanık ... dava konusu yerin sit alanında kaldığını bilmediğini ileri sürse de, sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde ilan edildiği, ayrıca sanık ...'ın suç tarihinden önce, 09.10.2012 tarihinde, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden, dava konusu araziyi tel çitle çevirme konusunda izin talebinde bulunduğu, bu hali ile Turhan'ın dava konusu yerin sit alanı olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, yine her ne kadar sanık ..., sanık ...'ın ev yaptığından tutanak tutulduktan sonra haberdar olduğunu ileri sürmüş ise de, verilen vekaletname ve evin yapımına tutanak tutulduktan sonra da devam edilerek keşif tarihi itibariyle inşaatın tamamlandığı göz önüne alındığında sanık ...'ın bilgisinin olmadığının kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...'nün Mahkumiyetine İlişkin Hükme Yönelik Sanığın ve Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararında sanık ... katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'nin Beraatine İlişkin Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Datça Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/388 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52