Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2403
2024/1125
11 Mart 2024
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR: Davanın reddi
TEMYİZ EDENLER: Davacılar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davacıların tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacılar vekilinin haksız elkoyma nedeniyle ayrı ayrı 300.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 7.200,00 TL antrepo ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizce davacılar vekili ve davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, el koyma süresinin makul olmadığına, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/135 Esas 2014/139 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacı ...’ye ait olan 18 D 31510 plakalı sayılı çekiciye ve ruhsat sahibi davacı Kemal Moazzez Ghouschi’ye ait olan 18 D 31610 plakalı sayılı dorseye, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 01.05.2014 tarihinde fiilen el konulup, 22.12.2014 tarihinde yedi emin sıfatıyla davacılara teslim edildiği, fiilen 235 gün alıkonulduğu, davacıların malen sorumlu olduğu yargılamada sürücü sanığın mahkumiyetine karar verilerek, iyi niyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle çekici ve dorsenin müsaderesi talebinin reddine karar verildiği, kararın 21.10.2015 tarihinde kesinleştiği, tedbir tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, fiili el koyma süresinin yaklaşık 7 ay 21 gün olduğu, soruşturmanın niteliği ve yapılan işlemler dikkate alındığında fiili el koyma süresinin makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
İncelenen dosyada; davacılar vekilinin yokluğunda verilip, 04.01.2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, davacı vekili tarafından CMUK'un 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 14.01.2023 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmış ise de; hükmün yasa yolu kısmında temyiz süresinin tebliğden itibaren ''15 gün'' olarak belirtilmesi sebebiyle, davacı vekilinin bu yanılgılı bildirimden kaynaklı olarak temyiz hakkını süresinde kullanmasının engellendiği ve davacılar vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacılar vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Anayasa Mahkemesinin 20.09.2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerektiği de dikkate alınarak, 7 ay 21 günlük fiili el koyma süresinin makul olmadığı anlaşıldığından, CMK'nın 141 j maddesinde düzenlenen koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışılması, koşulların oluştuğunun kabulü halinde davacılar vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu maddi zarara ilişkin talepleri doğrultusunda değerlendirme yapılması suretiyle gerçek zararın tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün CUMK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:51