Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/225

Karar No

2024/111

Karar Tarihi

11 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.01.2021 tarihli ve 2016/355180 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği;

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Suçun unsurlarının oluştuğuna,

3.Diğer temyiz sebeplerine,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. "Sanığın savunması, müşteki kurum vekiline ait şikayet dilekçesi ve ekleri, sanığın kardeşi ...'a ait şikayet dilekçesi, Çermik Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararı, Çermik Emniyet görevlilerince ve müze görevlilerince yapılan aramada 9 adet fosil ve 24 adet objenin ele geçirilerek Diyarbakır Müze Müdürlüğüne teslim edildiğine dair tutanaklar ve ekindeki fotoğraflar, sanığın nüfus ve adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar sanık ...'un cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; Dosyamızca yapılan yargılama ve incelemeden, sanığın girişimleri ile Belediye tarafından Kültür Merkezi Sergi salonu altında ilçeye hizmet etmek için yerin açıldığı, sanığın Kültür varlıklarına duyarlı olduğu, bu cümleden olarak Çermik ilçesinde ve çevresinde bulunan bir çok kültür varlığının topluma kazandırıldığı ve koruma altına alınmasına önayak olduğu, Çermik ilçesindeki şahısların dahi sanığın kültür varlıklarını hasasiyetini bildikleri, bu nedenle Kültür varlığı ve benzeri eşyaların olduğunda genelde sanığa müracaat ederek sergi salonunda dahil olmak üzere sergilemelerini sağladıkları, müzeye teslimi gereken obje ve eşyaları sanık tarafından müzeye kazandırıldığı, öteden bu yana bunun devam ettiği görülmüştür. Suçlamaya konu olayda da sanığın sergi salonuna getirilen malzemelerin 18/06/2015 tarihinde Diyarbakır İl Arkoloji Müzesine kendi dilekçe ve tutanakta yazılı malzemeleri Arkolojik yada yasal sakıncası bulunan tarihi malzemeler olup olmadığını incelemesini istediği belirtmiş olması karşısında her ne kadar şikayet konusu olayda sanığın kardeşinin ayın 15'inde yani 15/06/2015 tarihinde şikayet dilekçesi verdiği ve sanığın bundan haberder olarak söz konusu dilekçeyi verdiği belirtilmiş ise de; sanığın söz konusu şikayetten haberdar olup olmadığının tam olarak ortaya konulamadığı gibi şikayette bulunan sanığın kardeşinin psikolojik rahatsızlık geçiren bir şahıs olduğu, dönem dönem psikoljik sorunlarının arttığı ve ağırlaştığı, bu dönemlerden birinde sanığı ailevi meseler yüzünden ve içinde bulunduğu ruhi sıkıntı nedeniyle suçlama gereği duyduğu ve bahse konu şikayet dilekçesini de o dönemde verdiği, tanık olarak dinlenilmesinde de; söz konusu şikayetinden haberi olmadığını, kendisinin o dönemde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle çevresindeki herkesi bimere şikayette bulunduğunu, daha sonra da Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine giderek tedavisini yaptırdığını belirtmiş olması karşısında suçlamaya konu ihbarın dahi gerçek bir bilgiye dayanılarak yapılmış olan ihbar olmadığı, sanığın daha sonrasında direkçe ile durumu müzeye bildirdiğinin anlaşılmış olması ve sanığın Kültür varlıklarına duyarlı toplumca bilinen ve kültür varlıklarının topluma kazandırılması için çabalayan bir kişilik olduğunun dinlenen tanık beyanları ile de anlaşılmış olması karşısında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden sanığın beraatine, yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

  2. Sanık savunmasında; "Ben bu hususta 01/07/2015 tarihinde ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. O ifademe ekleyecek husus söz konusu evin Belediye Kültür merkezi ve sergi salonu olduğunu açık şekilde ifade etmeyi unutmuşum. Ben bana izafe edilen suçlamayı kabul etmiyorum. Ben öteden beri Çermik'te bulunan devlet büyüklerimiz ve belediyenin de desteğiyle bugüne kadar bir çok tarihi eseri ülkemize kazandırdım ve kazandırmasına da yardımcı oldum. Ancak bu işlemlerin esnasında gerek Kültür varlıklarının tesciline sebebiyet vermem ve gerekçe bu tesciller nedeniyle gerek mülkiyet hakları gerek iş alanları tarihi eserler nedeniyle zarara uğrayan kişiler beni bunlardan sorumlu tutarak cezalandırmak istediler. Ben bu hususta avukatımla birlikte benim işletmekte olduğum belediye'ye ait sergi salonuna ait akış şeması ve olayın nasıl meydana geldiğini aslında herhangi bir suça konu olayın benim tarafımdan işlenmediğini ayrıntılı olarak yazılı savunma sunmak istiyorum. Bu hususta tarafıma süre verilsin , bugüne kadar ben yapmış olduklarımla bir çok kültür varlığını ülkeme kazandırdım. Bu hususta ayrıntılı savunma vermek istiyorum. Tarafıma süre vermek istiyorum. suçsuzum beraatimi istiyorum. Mahkeme aksi kanaatte ise Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dahil olmak üzere lehime olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum." demiştir.

  3. Tanık Abbas Altunbağ duruşmadaki beyanında; "en eskiden fırıncılık yapardım. Fırıncılık yaptığım dönem içerisinde köylerden aldığımız odunlar ve yakmaya uygun diğer malzemeler içerisinde eskiden kullanılan eşyalarda bulunmaktaydı. Bunlar tarihi kültür varlığına ilişkin olduğu zaman biz sanığa bu malzemeleri yakacağımızı, gel bak eğer bir değer ifade edecekse sana vererim derdik. O da bu işlerle ilgilenerek bu tür eşyaları alır ve belediye sergi salonunda sergilemesini sağlardır. Bunlar tarihi eserler değildi. Sadece eskiden evlerde kullanılan tarımsal faaliyetlerde kullanılan eşyalardı. Sanık bu işler için çok hasasiyet gösterip bir çok malzemeyi topluma kazandırdı. Kendisi toplum için hayırlı bir hizmet yapmaktaydı. Bu iş için hiç bir ticari kaygı güttüğünü görmedim. Kendisi tamamen bireysel olarak bu işi amatörce toplum yararına hayri olarak gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Tanıklık için ücret talep etmiyorum." demiştir.

  4. Tanık... duruşmadaki beyanında; "Ben Çermik ilçesinde esnaflık yapmaktayım. ... ilçemiz genelinde tarihi ve kültürel mirasımıza hizmet etmeye çalışmaktadır. Kendisi Haburman köprüsünün restoransiyonuna ön ayak oldu. Petekkaya köprüsünün tarihi eser vasfına engel olacak tarzda inşaatlara mani oldu. Ayrıca Kral yolunun doğal sisteminin bozulmasına mani olarak oraya dokusuna zarar verecek şekilde yol yapımına vs. Dilekçeleri ile yaptığı başvurularla engel oldu. Kendisi bu tür eserlerin eskiden evlerde kullanılan ancak bir değeri olmayan malzemeleri de Çermik ahalisinden edinebildiklerinden edinip belediye Başkanlığı tarafından onun girişi ile hazırlanan sergi salonunda sergileyip topluma kazandırma gayreti içerisindedir. Toplumda pek kimsenin ilgi duymadığı ancak kültürel miras olarak önemli olan bir konuyu tek başına kendisi sahiplenmeye ve önemli bir görev ifa etmeye çalışmaktadır. Çermik'e gelmiş olan misafir ve üst düzey kamu görevlilerine söz konusu sergi salonunu gezdirme ve Çermik ilçesinin tarihi ve doğal özellikleri ile tabiyat varlıklarını gösterebilme imkanı sunmaktadır. Bu iş için hiç bir ticari kaygı güttüğünü görmedim. Kendisi tamamen bireysel olarak bu işi amatörce toplum yararına hayri olarak gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir. Tanıklık için ücret talep etmiyorum." demiştir.

  5. Tanık ... duruşmadaki beyanında; "Ben ....lçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yaparım. Ben sanığı ilçemizdeki Kültürel varlıkların korunması ve ortaya çıkarılması hususundaki aktif çalışması ile tanırım. Kendisi şu ana kadar bir çok Çermik ilçesinde bulunan Kültürel Varlığı Kamuya mal edilmesini sağlamış olup, onların çeşitli sosyal faaliyetler nedeniyle uğrayabileceği zararlar nedeniyle başvuru yapan, onların korunmasını sağlayan, gerektiğinde ilgili kurumlara şikayette bulunarak korunmasını temin eden kişidir. Kendisinin gayretleri ile ve belediyenin katkısı ile açılmış olan sergide köylerden ve köylülerden edindiği etnografik eserleri gerek tescilinin sağlanmasını ve gerekse bu hususta halkı aydınlatarak ortaya çıkmasını temini ile uğraşan ve bunu gönüllü olarak uzun yıllardır yerine getiren birisidir. Bu işleri Hobi olarak baktığını ve herhangi bir başka amacının bulunmadığını bildiğim sosyal duyarlılığı yüksek birisidir. Ben üzerine atılı olaya ilişkin herhangi bir malumatım yoktur. Ancak kendisi Çevremizden ve köylerden elde etmiş olduğu tescili gerekip gerekmediğini bilemediğim tarihi eserleri gerek müze yoluyla ve gerekse sair yollarla tescilinin gerekip gerekmediğini araştırarak bu kültür varlıklarının kamuya mal edilmesini sağlamaya çalışmaktadır. Benim söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. Tanıklık ücereti talep etmiyorum." demiştir.

  6. Tanık ... duruşmadaki beyanında; "Ben 2003 yılından 2013 yılına kadar Diyarbakır Arkoloji Müzesinde çalışıyordum. Daha son Koruma Kurulu bünyesinde çalışmaya devam etmekteyim. Sanığı da müzede çalışmamdan dolayı yaklaşık 13 14 yıldır tanıyorum. Mustafa bey fahri olarak koruması gerekli kültür varlıkların korunabilmesi için dilekçeler verip korunmasını temini için uğraşıyordu. Bizde verdiği dilekçelere ve bilgilere dayalı olarak koruma altına aldığımız bir çok yer oldu. Kendisi bu hususta bize çok yardımcı oluyordu. Elde ettiği eserlerin Arkolojik mi etnografik mi olduğu hususunda bize soruyordu. Eğer arkolojik ise kurum tarafından satın alınıyordu. Etnografk ise kendisine bu hususta bilgi veriliyordu. Ben soruşturmaya konu olayı bilmiyorum. Kendisi Çermik'te fahri olarak katkıda bulunduğu Belediye tarafından yardım edilerek oluşturulmuş Belediye Kültür merkezinde bulunan eşyaları biz geldiğimizde gösterir, alınmaması ve korunması gereken bir malzeme varsa alabileceğimizi söylerdi. Ancak bizim oradan herhangi bir eseri alma yetkimiz bulunmadığından ötürü sadece müzeye getirildiği taktirde değerlendirilebileceğini söylerdi. Ayrıca kendisi kurumumuza fosilleri de getirdiği olmuştur. Ancak kurum fosilleri satın almıyordu. Benim olay hakkındaki bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum." demiştir.

  7. Tanık ... duruşmadaki beyanında; "Ben daha öncesinde psikolojik olarak rahatsızlığım vardı. Bu rahatsızlığım döneminde Çevremdeki herkesi bimere şikayette bulunmuşum.O arada eşimden de ayrıldığım için aynı zamanda psiklojik sorunlarımın arttığı döneme rastlanmıştı. Ben böyle bir şikayette bulunduğumu dahi daha yeni öğreniyorum. Sanırım hastalığım gereği içinde bulunduğum ruhi sıkıntıdan herkesi sorumlu tuttum ve çevremdeki herkesi şikayet etmek istedim. Belki bu nedenden kaynaklana olabilir , daha sonra Elazığ'a giderek tedavimi tamamladım. Şu anda kendimi iyi hissediyorum. Benim olaya ilişkin herhangi bir bilgim bulunmamaktadır. Abim senelerdir korunması gereken Kültür varlıklarının korunması ve kamuya kazandırmasına çalışmaktadır. Benim söyleyeceklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum." demiştir.

IV. GEREKÇE

1.Sanığın iş yerinde 01.07.2015 tarihinde yapılan arama sonucunda ele geçen dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadığı, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeyerek hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Dava konusu eserlerin 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/239 Esas, 2016/183 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karar2863temyizhukukîincelenentevdiinesüreçv.kararınolgulargerekçesebepleriaykırılıksayılıbozulmasınakanun'a

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim