Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7181
2024/1090
7 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, imar kirliliğine neden olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında, Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.02.2018 tarihli ve 2015/1211 Esas, 2018/192 Karar sayılı ilamıyla “imar kirliliğine neden olma” suçundan neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle CMK'nun 223/2 a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, kararı katılan vekilinin temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1 g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2 4, 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 200.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, imar kirliliğine neden olma suçu yönünden ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan da mahkûmiyet hükmü tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin tescil kararının ilanı sırasında yurt dışında olduğundan haberdar olmasının beklenemeyeceğine, koruma kararının tebliğ edilmediğine, sit tescil kararının usulünce ilan edilmediğine ve re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Defne Belediye Başkanlığının 22.09.2014 tarihli yapı tatil zaptı ile sanığın, Hatay ili Defne ilçesi Harbiye mahallesi 1007 parsel sayılı yerde bulunan bodrum kat +zemin + 3 normal kat + çekme kattan oluşan kaba inşaat halindeki kaçak yapıyı izinsiz yaptırdığının tespit edildiği, kaçak yapının bulunduğu alanın Adana Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 29.11.2012 tarih ve 1608 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı olarak tescillendiği ve ilgili kurul kararının Harbiye Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 30.01.2013 tarih ve 257 sayılı yazısı ve yazı eki 30.01.2013 tarihli tutanakta belirtildiği üzere ilan tahtasına asılarak, zabıta amirliğince belediye hoparlörü ile halka duyurularak, mahalle muhtarlarına bildirilerek ve belediyenin internet sitesinde yayınlanarak ilan edildiği ve sit kararının mahallinde mutad vasıtalarla halka duyurulduğu, mahkemesince icra edilen keşif üzerine dosyaya sunulan arkeolog bilirkişi raporuna göre 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan davaya konu kaba inşaat halindeki 5 katlı betonarme yapının sit alanının orjinal dokusunu bozduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde derece mahkemesi hükmü kaldırılarak imar kirliliğine neden olma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan ise sanığın 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunan 1007 numaralı parsel üzerinde bodrum kat + zemin + 3 normal kat + çekme kattan oluşan ruhsatı bulunmayan bina inşa ederek sit alanının kanunla belirtilen özelliklerini ve orjinal dokusunu bozduğu gerekçesiyle 2863 sayılı Kanun'un 65/1 inci maddesi uyarınca mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapı tatil zaptına göre "22.09.2014" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu Açısından Verilen Hüküm Kurulmasına Yer Olmadığına İlişkin Karara Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Açısından;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair kararın, temyiz kabiliyetinin bulunmadığının anlaşılması karşısında dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçu Açısından Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Açısından;
Tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının tebliğ zorunluluğunun 11.10.2013 tarihinden itibaren yapılan tescil işlemleri için gerekli olduğu, bu tarihten önce yapılmış tescil işlemleri için tebliğ zorunluluğu bulunmayıp, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmiş olmasının, koruma kararının bilindiğinin kabul edilmesi konusunda yeterli olduğu, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde tescil kararının mahallinde mutad vasıtalarla usulüne uygun şekilde duyurulduğu anlaşıldığından sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, 2863 sayılı Kanuna aykırılıktan doğan davalara katılma hak ve yetkisi bulunmayan Defne Belediye Başkanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık bulunmadığınan, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1 c maddesi gereği hükmün dokuzuncu paragrafının hükümden çıkartılarak yerine "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 2.180 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan idareye verilmesine" cümlesinin eklenmesi suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Hatay 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:06