Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/337

Karar No

2024/1

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

DAVA TARİHİ: 20.11.2014

KARAR: Davanın kısmen kabulü

TEMYİZ EDENLER: Davacı vekili, davalı vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 20.11.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının Örgüte üye olmak ve zincirleme fuhuş yaptırmak suçundan 04/04/2008 tarihinde tutuklandığı, 14/05/2009 tarihinde tahliye edildiği, toplam 10 ay ceza yatması gerekirken 13 ay 10 gün ceza evinde tutuklu kaldığı, bahse konu haksız tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle 20.000,00 TL maddi 60.000,00 TL manevi toplam 80.000,00 TL tazminatın haksız gözaltı tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 24.12.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava yasal zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davaya konu olan mahkeme kararının kesinleşmediğini, suçun niteliği ve davacı sanığın eylemi ile oluşan suçun niteliği itibariyle haksız tutuklama oluşmadığını, istenen maddi ve manevi tazminat tutarları fahiş olup, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile orantılı olmadığını, istenen maddi tazminat toplama sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğu, manevi tazminat talebi dayanak dosya içeriğine göre tümüyle reddedilmesi gerektiğini, maddi tazminat hesabında davacının gerçekten bir işle iştigal edip etmediğinin zabıta marifetiyle araştırılması ve bilirkişi eliyle tespit ettirilmesi gerektiğini, davacının davaya ilişkin muvafakatinin olup olmadığını mahkemece araştırılmalı ve muvafakati yoksa davanın reddedilmesi gerektiğini, davaya ilişkin davanın tümden reddi veya kısmi kabul kısmi ret halinde reddedilen kısım üzerinden hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

  3. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2014/408 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.125,38 TL maddi, 5.300,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2014/408 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2020/12244 Esas, 2022/2963 Karar sayılı ilâmıyla;

"1 Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında davacı hakkında düzenlenen tutuklamaya sevk, sorgu, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm tutanak, müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti temin edilip dosya içine alınarak, davacının hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı belirlenip, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ceza infaz kurumundan sorularak infaz edilen tutukluluk süresinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

2 Dairemizce Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, hükümden sonra davacının birden fazla mahkumiyet hükmünün olduğu ve halen hükümlü olduğu da nazara alınarak CMK'nın 144/1 a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği nazara alındığında, davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılmasında zorunluluk bulunması,

Kabul ve uygulamaya göre de;

Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası içeriğine göre davacının, mahkum olduğu 10 ay hapis cezasının tamamının tutukluluk süresinden düşülmesi suretiyle bihakkın tahliye tarihi itibariyle tazminata hak kazanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde 5275 sayılı CGTİHK’na göre belirlenen şartla tahliye süresinin tutukluluk süresinden düşülmesi suretiyle belirlenen süre için tazminata hükmolunması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

  2. Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/186 Esas, 2022/319 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.853,34 TL maddi, 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.01.2023 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri

1.Davanın süresinde açılmadığına,

2.Maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,

4.Hükmedilen tazminata faiz uygulanamayacağına,

5.Sair nedenlere,

ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri

1.Cezaevi giderlerinin ödenmesi gerektiğine,

2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine,

3.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna,

4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,

5.Sair nedenlere,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü:

Tazminat davasına konu Van (Kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/295 Esas,2010/117 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'in suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek suçunu işlediğinden bahisle 04/04/2008 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, 14/05/2009 tarihinde tahliye edilerek serbest bırakıldığı, hakkında açılan kamu davası neticesinde Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250 madde ile Yetkili) 04/05/2010 tarih 2008/295 Esas 2010/117 karar sayılı kararıyla sanığın (davacının) atılı suçlardan 10 ay mahkumiyetine karar verildiği, dosyanın temyiz edilerek yargıtaya gönderildiği, Yargıtay 8. Ceza dairesinin 26/06/2014 tarih 2014/17877 Esas 2014/16169 Karar nolu ilamıyla söz konusu mahkumiyet kararının onanarak kesinleştiği, davacının (sanığın) toplamda 300 gün yatması gerekirken 405 gün ceza evinde kaldığı ve 105 gün fazladan hapis yattığı tespit edilmiştir.

UYAP üzerinden davacının sistemde kayıtlı olduğu tüm bilgilerin görüntülenmesinde ceza dava dosyasında davacı olarak yer aldığı mahkemenin 2022/186 Esas sayılı dava dosyası olduğu, bunun dışında haksız tutuklama nedeniyle açılmış tazminat dosyasının bulunmadığı tespit edilmiştir.

İncelemeye konu dosya kapsamına göre kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin anlaşılmaması bununla birlikte dosya arasına dahil edilen kesinleşme şerhine göre davacı hakkında kararın 26/06/2014 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 20/11/2014 tarihinde kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl dolmadan önce açıldığının anlaşılması karşısında davanın yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacının ikamet yeri, sosyal ve ekonomik durumu bakımından yapılan araştırmaya göre davacının dava tarihi itibari ile Yeni Mahalle 20 sokak No:26 Edremit VAN adresinde oturduğu böylece mahkemenin yetkili mahkeme olduğu anlaşılmıştır.

Sosyal ekonomik durum araştırmasına göre davacının tutuklanmadan önce hayvancılık ile uğraştığı, sabit bir gelirinin olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı vekili aracılığıyla sunmuş olduğu dilekçesinde; Van (kapatılan) 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/295 Esas sayılı dava dosyasında fuhuş yaptırmak amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halbuki bu suçtan dolayı yaklaşık 13 ay 10 gün cezaevinde kaldığını belirterek 10 ay hapis cezası almasına rağmen fazladan yatmış olduğu süre nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.

Van kapatılan 3. (CMK m. 250 ile görevli) Ağır Ceza Mahkemesinin davacı hakkında verilen 04/05/2010 tarih, 2008/295 Esas, 2010/117 Karar sayılı gerekçeli karar içeriğinin incelenmesinde;

Davacı ... hakkında fuhuş yaptırmak amacı ile kurulan örgüte üye olmak suçundan neticeten 10 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği iş bu kararın ise Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24/06/2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği görülmektedir.

Davacının dosya içeriğine göre ilgili suçtan 04/04/2008 tarihinde tutuklandığı 14/05/2009 tarihinde de tahliye edildiği anlaşılmaktadır.

Van (kapatılan) 3 ACM'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, Van kapatılan 3 ACM'nin 2008/295 esas 2010/117 karar sayılı dosyasına ilişkin davacı yönünden tutuklama, tahliye, tutuklamaya sevk, tüm tutanak ve müzekkereler ile, kesinleşme şerhi, gerekçeli karara ilişkin belgelerin onaylı suretlerin gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Van M tipi kapalı ceza infaz kurumuna yazılan yazıya yanıt verildiği, davacının 04/04/2008 14/05/2009 tarihleri arasında tutukluluğunun kesintisiz olarak infaz gördüğünün belirtildiği anlaşılmıştır.

Van kapatılan 3 ACM'nin dosyalarının devredildiği Van 1 ACM'ne yazılan yazı cevabında davacının tutuklu kaldığı sürenin başkaca herhangi bir cezasından mahsup edildiğine dair bilgiye rastlanılmadığının belirtildiği, yaz ekindeki evraktan hakederek tahliye tarihinin 20/04/2015 olduğu anlaşılmıştır.

5271 sayılı CMK m.141/1 f maddesi ''mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu parayla cezalandırılan'' kişilerin de koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davası açma haklarının bulunduğu,

Davacı ... hakkında 30/01/2009 14/05/2009 tarihlerinde gerçekleşen 105 gün süren haksız fazla tutuklama işlemi nedeni ile davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile haksız tutuklama tarihlerinde yürürlükte olan ve 16 yaşından büyükler için geçerli asgari ücret tablosuna göre mahkememizce yeniden hesaplanan 1853,34 TL maddi tazminatın taleple bağlılık kuralı gereğince bihakkkın tahliye tarihi olan 20/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Manevi tazminata hükmedilebilmesi için Yasanın aradığı tüm koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılan suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın oluş şekli, tutuklulukta geçirdiği süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktarda 4000 TL manevi tazminatın taleple bağlılık kuralı gereğince bihakkkın tahliye tarihi olan 20/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan Van (kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/295 Esas – 2010/117 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı hakkında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından yargılama yapıldığı, bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan beraatine, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verildiği, beraat hükmünün 12.05.2010 ve mahkumiyet hükmünün 24.06.2014 tarihinde kesinleştiği, davacının 04.04.2008 14.05.2009 tarihleri arasında 405 gün tutuklu kaldığı tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;

A.1.Davanın süresinde açılmadığına ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun’un "Tazminat isteminin koşullar" kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.''

Hükmü karşısında tazminat talebinin dayanağı olan Van (kapatılan) 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/295 Esas – 2010/117 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün 24.06.2014 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının kanunda belirlenen süre içerisinde 20.11.2014 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında davalı vekilinin davanın süresinde açılmadığına yönelik temyiz sebebinin reddine karar verilmiştir.

A.2.Maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya mahkumiyet hükmünden fazla tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.4.Hükmedilen tazminata faiz uygulanamayacağına ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Davacının dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu anlaşıldığından taleple bağlılık ilkesi gereği hükmedilen manevi tazminata bihakkın tahliye tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

B.1.Cezaevi giderlerinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesine göre ''suç soruşturması veya kovuşturması sırasında'' uygulanan koruma tedbirlerine karşı devlet aleyhine tazminat davasının açılabileceği belirtilmiş olup, davacının talep etmiş olduğu maddi zararlarının 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.2.Avukatlık ücretinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere , vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekâlet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekâlet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekâlet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.3.Hükmedilen maddi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümün (A.2.) paragrafında açıklanan nedenlerle hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

B.4.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Gerekçe bölümün (A.3.) paragrafında açıklanan nedenlerle hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.

B.5.Sair nedenlere ilişkin temyiz sebebi yönünden;

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2022 tarihli ve 2022/186 Esas, 2022/319 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîincelenentevdiinesüreçkararınv.onanmasınagerekçesebeplerikonusu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim