Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4833
2023/996
28 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası, 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.09.2020 havale tarihli ve 2016/267659 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın olayda kusursuz olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine,
2.Alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğuna,
3.Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna, sanığın sürüş kabiliyetini kaybettiğinin ispatlanmadığına,
4.Re'sen gözetilecek hususlara
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
"Sanığın savunmaları, mağdur ve müştekilerin beyanları, olay yeri inceleme tutanağı, ölü muayene ve otopsi tutanağı, sanık ile mağdurlar hakkında alınan adli raporlar ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 17/01/2015 günü sevk ve idaresindeki ... ile beraberinde mağdurlar ..., ... ve maktül ... bulunduğu halde şehrin çeşitli yerlerinde gezdikleri, saat 17:30 sularında ... yolu üzerindeki otobana giriş yaptığı, olay tarihinde trafiğe kapalı olan alanda bir süre aracı durdurup daha sonra 18:10 civarında aracı yeniden hareket ettirdiği, ... istikametine otobana çıkarken yolun kapalı olduğunu unutup yol ortasında bulunan beton bariyerlere çarptığı, meydana gelen kazada yolculardan Muammer'in kaza sonrası tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği, ölüm sebebinin trafik kazası ile oluşması mümkün kafa travması olduğunun tespit edildiği, mağdurlardan Aykut'un BTM ile giderilemeyecek, ...'ın da hayati tehlike geçirecek ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandıkları, mağdurlardan Aykut'un vücudunda kaza sebebi ile kemik kırılması meydana geldiği dosya kapsamı ile sabit görülmüştür.
Kaza sebebi ile vefat eden ...'in babası ... ve kazada yaralanan ... ve babası ... ile diğer mağdur ...'ın olay sebebi ile sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Bu durumda TCK'nın 89. maddesi kapsamındaki taksirle yaralanmanın şikayete bağlı olması ve mağdurların şikayetçi olmamaları sebebi ile sanık hakkında TCK'nın 85. maddesinin 1. ve 2. fıkralarından hangisinin uygulanması gerektiğinin tartışılması gerekmiştir. Taksirle yaralanmayı düzenleyen TCK'nın 89. maddesinin 5. fıkrasında "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır, ancak 1. fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz " hükmüne yer verilmiştir, buna göre taksirle yaralamada genel olarak şikayet şartı getirilmiş, daha sonra bu suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde 89. maddenin 1. fıkrasına giren yaralama suçları hariç şikayet şartının aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda sanığın olay günü ... kullanmadan önce uyuşturucu madde kullandığı ve ... Devlet Hastanesinin 17/01/2015 tarihli laboratuvar tahlil sonuçlarında sanığın 3 ayrı uyuşturucu madde kullandığına ilişkin sonuçların yer aldığı, bu durumda sanığın uyuşturucu maddenin etkisi altında iken ... kullanmak sureti ile TCK'nın 22/3. maddesi kapsamında bilinçli taksirle hareket ettiği sonucuna varılmıştır.
Mağdurlardan ...'ın dosya içerisindeki ilk raporları ile Adli Tıp ... Şube Müdürlüğünce düzenlenen 24/02/2016 tarihli adli raporda da belirlendiği üzere kemik kırığının bulunuğu, bu durumda mağdur ...'daki yaralanmanın TCK'nın 89/2 b maddesi kapsamında olduğu yani Aykut'un yaralanmasının TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu sebeple Aykut'un yaralanması ile sonuçlanan sanığın eyleminin de bilinçli taksirle işlenmesi sebebi ile şikayet şartının aranmaması gerektiği ve buna göre sanık hakkında bir kişinin ölümü ve bir veya birden fazla kişinin yaralanması sebebiyle TCK'nın 85/2. maddesi gereğince ceza tayin edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın ... kullandığı esnada olay günü olan 17/01/2015 tarihinde alınan idrar tahlilinde 3 ayrı uyuşturucu etken maddesinin tespit edilmiş olması dikkate alınarak sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi gereğince bilinçli taksir hükümleri uygulanmıştır."
2.... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 02.01.2015 tarihli ölü muayene ve otopsi zaptında ...'in ölüm sebebinin trafik kazası ile oluşması mümkün kafa travmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
3.... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 24.02.2016 tarihli raporu ile olay nedeniyle yaralanan ...'in yaşamını tehlikeye sokan basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı, ...'ın hayat fonksiyonlarını AĞIR(6) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları tespit edilmiştir.
4.Sanık ... hakkında ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen idrar tahlil raporunda, 17.01.2015 günü saat 22.38'de alınan numune üzerinde yapılan incelemede metamfetamin, amfetamin ve THC değerleri pozitif bulunmuştur.
5.... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.06.2015 tarihli raporunda, ...'in incelenen tıbbi kayıtlarında her ne kadar bilincinin açık oryante koopere olduğu belirtilmiş ise de idrar tahlili sonucunda kullandığı uyutucu, uyuşturucu (esrar ve amfetamin türevi ilaç) kullanması nedeniyle şahsın güvenli sürüş yeteneğinin kaybolduğunun kabülü gerekeceği kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir.
6.Kaza tespit tutanağında, 17.01.2015 günü saat 18.00'de meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, otoyolda, sürücü ...'in sevk ve idaresindeki kamyonet ile trafiğe kapalı alanda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde yolu trafiğe kapatmak amacı ile konulan beton bariyerlere aracının ön kısmıyla çarparak takla atması sonucu meydana gelen olayda, sürücü ...'in trafik işaretlemelerine uyma kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.
7.... Trafik İhtisas Dairesinin 07.01.2016 tarihli raporu ile kusur dağılımı;
"Sanık sürücü ... yönetimindeki kamyonet ile seyir halinde bulunduğu yol güzergahının trafiğe kapalı olduğunu bildiği halde tehlike tevlit eder tarzda seyrini sürdürmüş, dikkatsiz, özensiz ve nizamlara aykırı hareket etmiş olup olayda asli ve tam kusurludur." şeklinde belirtilmiştir.
8.Sanık savunmalarında, olay nedeniyle üzüntülü olduğunu, beraatine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
9.Olay nedeniyle ölen ...'in babası ... ve kazada yaralanan ... ve babası ... ile diğer mağdur ... olay sebebi ile sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkeme kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1.Kusur Durumuna Ve Eksik İnceleme Yönelik
Olay günü saat 18.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız, trafiğe kapalı otoyolda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde bir an yolun trafiğe kapalı olduğunu unutup trafiği kapatmak için konulmuş olan beton bariyerlere çarpıp aracın takla atması neticesinde bir kişinin ölmesine iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına tamamen kusurlu olarak neden olduğu, Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda, sanığın idrar tahlili sonucunda kullandığı uyutucu, uyuşturucu (esrar ve amfetamin türevi ilaç) kullanması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğinin kaybolduğunun kabülü gerekeceği kanaatinin bildirildiği olayda, kusur durumuna ilişkin olarak alınan raporların dosya kapsamı ile uyumlu ve kusur tayini bakımından yerinde olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Ceza Miktarı Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tamamne kusurlu olarak bir kişinin ölümüne iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebep olan sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması oluş ve dosya kapsamına uygun görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanması Yönünden;
... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.06.2015 tarihli raporunda, idrar tahlili sonucunda uyutucu, uyuşturucu (esrar ve amfetamin türevi ilaç) kullanması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğinin kaybolduğunun kabülü gerekeceği şeklinde hakkında rapor düzenlenen sanık ... hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi altında bulunması sebebiyle kaza anında güvenli sürüş yeteneğine sahip olmadığı halde trafikte ... kullanarak, tamamen kusurlu eylemi ile 1 kişinin ölümü ile birlikte 2 kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği eyleminde bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Re'sen Gözetilecek Hususlar Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/134 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55