Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8941
2023/983
28 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 21.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ... 16 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/336 E 2018/55 karar sayılı dosyası kapsamında FETÖ terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla 04.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp 11.08.2016 tarihinde tutuklandığını, 08.03.2017 tarihinde tahliye edildiğini, emekli olan müvekkilinin aynı zamanda esnaf olduğunu asılsız suçlamalar nedeniyle itibarı zedelendiğinden kazanç kaybına uğradığını, cezaevinde yaptığı harcamalar ile ceza davasında ödediği avukatlık ücretine esas olmak üzere 200.000,00 TL maddi, yaşadığı sıkıntılar ve çektiği üzüntü için 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 06.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde ve görevli, yetkili mahkemede açılıp açılmadığının denetlenmesi gerektiğini, maddi zarar ile ilgili soyut iddianın dışında hiçbir delil bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, talebe konu ceza davasına ilişkin vekalet ücretinin talep koşullarının oluşmadığını ve tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
-
... Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.11.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/361 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1622 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2020 tarih, 2020/26640 sayılı tebliğnamesi ile davalının temyiz talebinin kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddine, davacının temyiz talebi bakımından ise kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalının temyiz istemi,
Tazminat koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Davacının temyiz istemi,
-
Davacının kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanarak eksik maddi tazminata hükmedildiğine,
-
Cezaevinde yapılan harcamalar ile ceza davasında ödenen avukatlık ücretinin de maddi tazminat hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine,
-
Davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığına,
-
Hükmedilen manevi tazminatın davacının yaşadığı üzüntü ve çektiği sıkıntılara oranla yetersiz kaldığına,
İlişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/336 2018/55 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 04.08.2016 08.03.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 01.03.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın süresinde olduğu belirlenerek, beraat kararı ile davacı sanık lehine karar tarihinde geçerli AAÜT (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi) uyarınca 4.360,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi nedeniyle, yine davacı vekilinin dava dilekçesine konu ettiği hesap unsuru içermeyen harcama tutarlarının da maddi tazminat hesabına esas alınmasını gerektirir hal bulunmadığı nazara alınarak yukarıdaki saptamalar doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; davacı lehine mahkememizce ve asgari ücret esasına dayalı olarak belirlenen 10.243,25 TL maddi, davacının hürriyetinin kısıtlanması ile sonuçlanan sürecin uzunluğu, gözaltı ve tutuklama tedbirlerinden kaynaklı olacak şekilde davacının çektiği elem ve ızdırap, davacı sanığa ilişkin olarak dosya kapsamında sunulan hizmet cetveli ve davacı asil hakkında düzenlenen ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı ile tanık beyanları da nazara alınarak, hak ve nesafet kuralları, olayın cereyan tarzı ve genel hukuk ilkeleri ile davacı hakkında uygulanan gözaltı ve tutuklama tedbirleri yönüyle zenginleşmeye neden olmayacak ve yine davacıda manevi tatmin duygusu yaratacak şekilde 15.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 9.593,88 TL, manevi tazminatın ise 12.000,00 TL ve buna bağlı olarak davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 2.591,26 TL şeklinde değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat davasının dayanağını oluşturan ... 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/336 2018/55 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan 04.08.2016 08.03.2017 tarihleri arasında 216 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda beraatine hükmedildiği, hükmün 01.03.2018 tarihinde kesinleştiği tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen görevli mahkemeye süresinde davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen 10.243,25 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminata ilişkin hükmün, Bölge Adliye Mahkemesince 9.593,88 TL maddi, 12.000,00 TL manevi tazminat şeklinde düzeltilmesi nedeniyle hükmedilen toplam tazminat miktarının 21.593,88 TL'nin 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Davacının kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasına yönelik
Gelirine yönelik belge ibraz edemeyen ve emekli olduğu anlaşılan davacının maddi kazanç kaybının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında ve mahkemece takdir edilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
2.Cezaevinde yapılan harcamalar ile ceza davasında ödenen avukatlık ücretinin de maddi tazminat hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik
Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre cezaevinde yapılan harcamalar ile duruşmaya katılmak için yapılan masrafların koruma tedbirleri nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, bu kalemlerin maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.
Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davasında dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
- Davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığına yönelik
15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile değişik, 01.02.2018 tarihli 7078 sayılı Kanunun 139 uncu maddesi ile aynen kabul edilen düzenleme ile 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen nisbi vekalet ücreti miktarında isabetsizlik bulunmamaktadır.
4.Manevi tazminat miktarına yönelik
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1622 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B.4) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.12.2019 tarihli ve 2019/1622 Esas, 2019/1380 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55