Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2533

Karar No

2023/982

Karar Tarihi

28 Mart 2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6.666,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına sanığın sürücü belgesinin, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.

2.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/61 Esas, 2016/461 sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2019/7226 Esas, 2020/4501 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

3.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2020/563 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına sanığın sürücü belgesinin, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 ay süreyle geçici olarak geri alınmasına karar verilmiştir.

  1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2021 tarih, 2021/57760 sayılı tebliğnamesi ile şerit ihlali yapan sanık hakkında bilinçli taksir koşulları oluşmadığından kararın bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan vekilinin temyiz istemi,

Cezanın teşdiden verilerek lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ve resen gözetilecek temyiz sebeplerine ilişkindir.

B.Sanık müdafinin temyiz istemi,

1.Kusur durumuna, kaza mahallinde keşif yapılarak kusur durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğine,

2.Katılanın zararının güvence hesabından karşılandığına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine,

3.Basit yargılama hükümlerinin uygulanması amacıyla bozma kararı verilmesine rağmen sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğine 1/4 indirim yapılmadan hüküm kurulduğuna,

  1. Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkeme gerekçesinde "Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile katılan sevk ve idaresindeki motosikletin Kuruçay köprü mevkiinde çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında katılan ...'ın hakkında tanzim edilen dosya içerisinde mevcut tüm raporlardan da anlaşılacağı üzere; ''vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı ve kazanın katılanın duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebebiyet verdiği...'' soruşturma aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kovuşturma aşamasında adli tıp kurumundan aldırılan kusur tespit raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğunun belirlendiği, bu suretle sanığın olaydaki kusuru olayın meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde, sanığın neticeyi öngörebilecek düzeyde olduğu, öngörülen neticeyi istememesine rağmen kazanın meydana geldiği olayda, bilinçli taksir ile hareket ettiğinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin katılana karşı ''bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma'' suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Tarafların bozma öncesi ve sonrası beyanları dosyaya yansıyan adli muayene rapor içerikleri, olay akabinde tutulan kaza tespit tutanağı, olaya ilişkin aldırılan Adli Tıp Raporu ve tüm dosya kapsamı kül halinde değerlendirildiğinde sanığın katılana karşı ''bilinçli taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma'' suçunu işlemiş olduğu anlaşılmış, sanık hakkında eylemine uyan kanun maddelerince sanığın adli sicili, yargılama sürecindeki davranışları, olay nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş biçimi gibi hususlar da göz önünde bulundurularak hüküm tayin edilmiştir. Her ne kadar sanığın üzerine atılı suç CMK 251. Maddesinde yer alan basit yargılama uygulanabilecek suçlardan ise de; delillerin ikamesi, sanığın TCK 29, 62. Maddesince değerlendirilmesinin genel yargılamayı gerektirdiği, katılanın yaralanmasının nevi, olay nedeniyle meydana gelen zararın kovuşturma aşamasında da giderilip sanık lehine uygulanabileceği hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılama genel yargılama usulüne göre devam ettirilmiş, takdiren işbu dosya kapsamında basit yargılama prosedürü uygulanmamıştır." denilmiştir.

2.Katılanın, 27.04.2015 ve 29.01.2016 adli raporlara göre hayati fonksiyonlarına etkisi 6. derece kırık olacak, yüzünde sabit ize neden olacak ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.

3.Katılanın aşamalarda sanığın zikzak çizerek üzerine geldiğini kendi şeridinde çarpışmanın gerçekleştiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

4.Sanık aşamalarda suçlamaları inkar etmiş, kolluk ifadesinde motosikletin zikzak çizerek geldiğini, kurtarmak için sağ şeritten sol şeride geçtiğini aracını durdurduğunu karşı tarafın kendisine çarptığını, yargılama sırasında alınan ifadesinde motorun ışıkları parlak olduğu için durduğunu, geçmesini beklediğini, önceki beyanının okunması üzerine hatırladığı söyleyerek kaza olmasın diye sağ şeritten sol şeride geçtiğini, motorun kendisine çarptığını, motorun zikzak yapıp yapmadığını hatırlamadığını beyan etmiştir.

5.Katılanın eşi olan tanık Güler, aşamalarda motosikletin zikzaklar çizerek üzerlerine geldiğini ışıklarının gözünü aldığını, eşinin kurtarmak için sol şeride geçtiğinde motorun çarptığını beyan etmiştir.

6.Kaza sırasında motosiklette yolcu olarak bulunan tanık ... kazayı hatırlamadığını söylemiş, diğer yolcu Said ise; çarpma anını görmemekle beraber hızlı gitmediklerini, yalpalamadıklarını beyan etmiştir.

7.Kazadan sonra kolluk görevlilerince tazmin edilen kaza tespit tutanağına göre, kazanın yerleşim yeri dışında hız sınırının 50 km olduğu, çift yönlü aydınlatma bulunmayan yolda, gece vakti olduğu, sanığın seyir yönünde çarpma noktasına 30 metre mesafede mıcırlı yol trafik levhası bulunduğu, sanığa ait 4 metre fren izi oluştuğu belirlenerek, şerit ihlalinde bulunan sanığın birinci derece kusurlu olduğu, hızını aracının teknik özelliklerine uydurmayan katılanın ise ikinci derece kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

  1. Yargılama aşamasında yapılan keşfe binaen düzenlenen bilirkişi raporunda trafik işaretlerini dikkate almadığından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybeden sanığın karşı şeride geçmesi sebebiyle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.

  2. ... Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporda da aynı şekilde sanığa tam kusur atfedildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE

A. Katılan vekilinin hükmedilen cezaya ve lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik temyiz istemi yönünden;

1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanığın tam kusurlu olarak bir kişinin hayati fonksiyonlarına etkisi 6. derece kırığa, yüzünde sabit ize ve duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olması ile maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. 5237 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirine bırakılmış olmakla beraber, takdir hakkının kullanılmasında; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi sebepler göz önünde bulundurularak, dosya içeriğine ve kanunun amacına uygun, hukuk kurallarını açıkça zedelemeyen, vicdanları rahatsız etmeyecek, denetime olanak verecek, somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği anlaşılmakla, sanık hakkında yargılama sürecindeki duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hal ve tavrının olmaması ve verilecek cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkilerinin lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından indirim yapılması dosya kapsamıyla uyumlu olduğundan mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

B. Sanık müdafinin temyiz istemi yönünden;

1.Kusur durumuna, kaza mahallinde keşif yapılarak kusur durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik;

Sanığın sevk ve idaresindeki minibüs ile yerleşim yeri dışındaki 6,9 metre platform genişliği bulunan çift yönlü aydınlatma bulunmayan yolda, geceleyin seyri sırasında karşı yönden gelen araçlara ayrılmış yol bölümüne geçerek buradan seyretmekte olan katılan idaresindeki motosikletle 4 metre fren iziyle çarpıştıkları anlaşılmıştır. Çarpışmanın katılanın seyir yönünde gerçekleşmesi, sanığın kolluk ifadesinde katılanın zikzak çizerek geldiğini ifade etmesine rağmen yargılamada zikzak çizdiğini hatırlamadığına yönelik beyanı, kusur raporları mahkemece kaza yerinde yapılan keşifte kaza tespit tutanağını tanzim eden kolluk görevlisinin yer göstermesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın karşı yol bölümüne girerek neden olduğu kazada tam kusurlu olduğu anlaşılmış, mahkemece olay yerinde keşif yapılarak gerekli incelemelerin yapıldığı anlaşıldığından sanık müdafinin kusura ve eksik incelemeye yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Katılanın zararının güvence hesabından karşılandığına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine yönelik;

Sanığın duruşmalarda katılanın zararını gidermeyeceğine yönelik söylemleri ve katılanın zararının giderilmediğine yönelik beyanı ile doğrudan sanık tarafından giderilen bir zarar bulunmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

3.Basit yargılama hükümlerinin uygulanması amacıyla bozma kararı verilmesine rağmen sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğine 1/4 indirim yapılmadan hüküm kurulduğuna yönelik;

5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesinde yeniden düzenlenmiş olan "Basit Yargılama Usulü" başlıklı 251. maddenin birinci fıkrasında yer alan "Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı ve bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verilip genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafiinin sanığın cezasından 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğine ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4.Bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına yönelik;

Sanığın sevk ve idaresindeki araçla olay günü şerit çizgileri olmayan yolda geçici olarak karşı yönden gelen araçlara ayrılmış yol bölümüne girmesinin tek başına bilinçli taksir koşullarını oluşturmayacağı gözetilmeden sanığın cezasından 5271 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Katılan vekili ve sanık müdafiinin resen gözetilecek temyiz sebeplerine yönelik;

1.... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 27.04.2015 tarihli adli raporda katılanın yüzünde sabit iz bulunduğunun tespit edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre hükmedilen temel cezadan 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırım yapılması sırasında yaralanmaya işaret eden (d) bendinin de uygulama maddesi olarak gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanık hakkında neticeten 6.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesine rağmen hükmün (1) ile gösterilen bölümünün dokuzuncu paragrafında hükmedilen adli para cezasının 6.666,00 TL olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A.1,B.4 ve C) paragraflarında açıklanan nedenle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2020/563 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularsebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim