Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/530
2023/959
27 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Davacı vekili 10.06.2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kaçakçılık suçundan dolayı 8600 kg çaya ve ... plakalı aracına 01.03.2009 tarihinde el konulduğunu, açılan kamu davasının sonunda beraatine karar verildiğini, müvekkilinin söz konusu çayları zamanında satmadığından dolayı zarara uğradığını, teslim edilmediği için son kullanma tarihini geçtiğini, aracının yaklaşık 4 yıl boyunca müvekkile iadesinin yapılamaması nedeniyle kullanamadığı, ticari olarak zarara uğradığını, henüz kredisi bitmeden aracının yakalandığını, talep edilen tazminatlara ticari faiz uygulanması gerektiğini, haksız el koyma nedeni ile ticari hayatının zedelendiğini, bu nedenle de manevi olarak zarara uğradığını, söz konusu çaylara ve aracına haksız el konulması nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 25.08.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının ikametgahı nedeniyle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davacı vekilinin tazminat davası açabilmesi için özel yetkisinin olması gerektiğinden bu hususun araştırılması gerektiğini, davanın hak düşürücü süresi içinde açılması gerektiğini, derdest dosya araştırması yapılması gerektiğini, yargılamanın hukuka uygun yapıldığından devlete yüklenecek bir kusurun bulunmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, aracın otoparkta bekletilme süresi bakımından haftanın her günü aracın kullanılamayacağından bu hususun dikkate alınması gerektiğini, talep edilen faizin dava tarihi olması gerektiğini, öne sürmüştür.
3.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/341 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararı ile; davanın süresinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiştir.
- ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/341 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.05.2018 tarihli ve 2018/918 Esas, 2018/5448 Karar sayılı kararı ile; tazminat talebinin dayanağını oluşturan dava dosyasının incelenmesinde; kaçakçılık suçundan dolayı açılan davada 27.07.2010 tarihinde davacının beraatine karar verildiği, kararın katılan kurum vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2013/143 Esas, 2013/2320 Karar sayılı ve 25.01.2013 tarihli kararı ile kararın yasal süresi içerisinde temyiz edilmediğinden temyiz talebinin reddine karar verildiği, bu şekilde beraat kararın 25.01.2013 tarihinde kesinleştiği, davanın ise, 10.06.2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açıldığından bahisle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2018/260 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile 116.248,80 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2018/260 Esas, 2021/173 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarihli ve 2021/5153 Esas, 2022/4180 Karar sayılı kararı ile; manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse ... çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
7.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminat talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminat talebinin reddine, 11.248,80 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 03.02.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Söz konusu araca tedbir konulması yasal kurallara uygun şekilde yapıldığından sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğundan davanın kısmen kabulü karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, hükmedilen tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğine, reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/145 Esas – 2010/241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan kendisine ait olan 8.600 kg çaya ve ... plaka sayılı araca 05.03.2009 tarihinde fiilen el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve el konulan çayların ve aracın sahibine iadesine hükmedildiği, aracı 11.06.2013 tarihinde teslim edildiği, çayların ise son kullanma tarihinin geçmesi nedeni ile teslimin yapılmadığı, beraat hükmünün 25.01.2013 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğu, bozma ilamına uyularak; davacının haksız el koyma nedeni ile maddi zararının olduğu bu nedenle bilirkişi tarafından zararın hesap ettirildiği, el koyma nedeni ile manevi tazminatın şartları oluşmadığından reddine karar verildiği, maddi tazminat bakımından ise kısmen kabulü ile 11.248,80 TL maddi tazminatın (116.248,80 TL yerine maddi hata yapılarak 11.248,80 TL olarak yazıldığı belirtilerek) el koyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/145 Esas – 2010/241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan kendisine ait olan 8.600 kg çaya ve ... plaka sayılı araca 05.03.2009 tarihinde fiilen el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve el konulan çayların ve aracın sahibine iadesine hükmedildiği, aracı 11.06.2013 tarihinde teslim edildiği, çayların ise son kullanma tarihinin geçmesi nedeni ile teslimin yapılmadığı, beraat hükmünün 25.01.2013 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemede bozma ilamında maddi tazminata ilişkin kısım yönünden herhangi bir bozma yapılmadığından; yerel mahkemece gerekçe kısmında da açıklandığı üzere 116.248,80 TL maddi tazminat yerine, kısa karar ve gerekçeli kararının hüküm fıkrasında davacı aleyhine 11.248,80 TL maddi tazminata hükmedilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir.
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten eksik olduğu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihindeki tarife üzerinden ağır ceza hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik nispi vekalet ücretine hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Davacının üzerine kayıtlı ... plakalı aracına ve teslimi yapılamayan 8.600 kg çaya el konulması nedeniyle yerel mahkemece ... Esnaf Odası yazısı, gelir vergisi beyannamesi yevmiye defterleri, envanterler, ticaret sicil gazetesi dosya arasına alınıp bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplamada herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Karşı vekalet ücreti talebi yönünden;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
- Hükmedilen tazminata dava tarihinden faiz uygulanması gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Davanın dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara el koyma tarihinden faiz talep etmesi nedeniyle yerel mahkemece tazminata el koyma tarihinden faiz uygulanması hukuka aykırı bulunmamış davalı vekilinin dava tarihinden faiz uygulanması talebi yerinde görülmemiştir.
- Davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna yönelik talebi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin 9 uncu maddesi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan nisbi vekalet ücretinin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten eksik olduğu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihindeki tarife üzerinden ağır ceza hâkimliklerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden eksik nispi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
5.Bozma ilamına uyularak yapılan incelemede bozma ilamında maddi tazminata ilişkin kısım yönünden herhangi bir bozma yapılmadığından; yerel mahkemece gerekçe kısmında da açıklandığı üzere 116.248,80 TL maddi tazminat yerine, kısa karar ve gerekçeli kararının hüküm fıkrasında davacı aleyhine 11.248,80 TL maddi tazminata hükmedilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/223 Esas, 2022/394 Karar sayılı kararına yönelik hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan maddi tazminata ilişkin “11.248,80 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “116.248,80 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:24