Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7236

Karar No

2023/937

Karar Tarihi

23 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2018 tarihli ve 2016/183 Esas, 2018/106 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl hapis cezası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca verilen hapis cezasının 1215 gün karşılığı paraya çevrilerek, sanığın 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

2.... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2018/3220 Esas, 2019/3412 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.10.2021 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

1.Yaralanan Ülkunur Bayar'ın kaldırıldığı hastanede bir buçuk ay sonra hastane mikrobundan öldüğüne, illiyet bağının kesildiğine,

2.Yolcu minibüs sürücüsü ..., kazanın meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında ve keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda tali kusurlu olmasına rağmen, Mahkemece ... Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin tam kusurlu olduğu yönündeki raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğuna,

3.Dolmuş içinde ayakta 7 yolcu olmak üzere toplam 21 yolcu olduğuna, dolmuş şoförünün hızlı olduğuna, kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna,

4.Cezanın alt sınırdan ayrılma gerekçesi ile hangi rapora neden üstünlük tanındığının gerekçeli kararda yazılmadığına,

5.Lehe hüküm talebi olan sanık hakkında seçenek yaptırımlara çevrilmeme gerekçesinin hukuki olmadığına, ilişkindir.

B. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebebi

Tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne, şikayetçi olan 6 kişinin de yaralanmasına neden olan sanık hakkında verilen cezanın yetersiz olduğuna, ilişkindir.

C. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebebi

Sanık hakkında verilen cezanın az oluğuna,

Takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.... Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçesinde; "...Olay tarihi olan 12/10/2015 günü sanık ... evinin önünde çalışırken yanına tanımadığı bir şahsın gelerek "bir kişinin düşüp yaralandığını, hastaneye götürülmesi gerektiğini" söylemesi üzerine ve sanığın eşinin "götürme" demesine rağmen hastaneye götüreyim diyerek mağdur ...'yi otomobilinin arka koltuğuna yatırdığı ve yanında mağdur ... olduğu halde yola çıktığı, saat 13.00 sıralarında Çakıl Yolu Kağıtdere Taş Ocakları mevkiinde bulunan köprüyü geçip virajın çıkışında aracın direksiyon hakimiyetini kaybettiği, önce yolun sağındaki bariyerlere çarptığı, bariyerlerden kurtulup zikzak çizdiği ve bu şekilde yolun sol şeridine geçtiği, bu sırada sol şeritten gelmekte olan katılan ...'in sürücüsü olduğu ... Çakıl Ovayenice hattında çalışan içi yolcu dolu minibüse çarptığı, çarpmanın etkisiyle minibüsün devrildiği ve ...'ın beyin kanamasına bağlı olarak, ...'ın da yaralı olarak kaldırıldığı hastanede 1,5 ay sonra vefat ettiği, her iki ölümün de yargılamaya konu kaza ile uygun illiyet bağının mevcut olduğu, müştekiler ve mağdurların da raporlarında yer aldığı şekilde yaralandıkları, soruşturma sırasında alınan Adli Tıp ... Trafik İhtisas Dairesinin 07/06/2016 tarihli raporu ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/05/2017 tarihli raporlarla sanık ...'in tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Sanık ...'in yukarıda yer verilen oluş doğrultsunda sabit olan taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 85/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın derecesi, sanığın taksire dayalı kusurunun derecesi ve yoğunluğu dikkate alınarak, takdiren alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir..." denilmiştir.

2.Kolluk güçlerince tanzim olunan 12.10.2015 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre olayın, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde, saat 13.00 de, 7 metre genişliğindeki iki yönlü ve sola tehlikeli virajlı yolda meydana geldiği, sanığın idaresindeki otomobil ile viraja girdiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybettiği, gidiş yönüne göre yolun sağında bulunan bariyerlere çarptığı, çarpmanın etkisi ile karşı şeride geçerek, ... idaresindeki yolcu minibüsünün sol ön tarafına çarptığı, çarpmanın etkisi ile minibüsün 180 derece ters dönerek, sol yan tarafa devrildiği, kazanın meydana gelmesinde otomobil sürücüsünün Karayolları Trafik Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendine göre aracının hızını aracın yük ve teknik özelliklerine göre; görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şekillere uydurmamak kuralını ve aynı Kanun'un 56 ncı maddesindeki şerit izleme ve değiştirme kurallarını ihlal ettiğinden ASLİ kusurlu, minibüs şoförünün ise istiap haddinin üzerinde yolcu taşıması nedeni ile Karayolları Trafik Kanununun 65 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca TALİ kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.

3.Adli Tıp ... Trafik İhtisas Dairesinin 07.06.2016 tarihli kusur raporunda özetle "... otomobil sürücüsünün seyri sırasında hızını mahal şartlarına göre ayarlamayıp kontrollü şekilde seyrini sürdürmediği, aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip sevk ve idare hatasıyla önce yolun sağ tarafındaki bariyerlere çarptığı, akabinde sola yönelerek karşı istikamet şeridine girdiği, bu suretle şerit ihlali yaparak karşı istikametten gelen minibüsün seyir şeridini kapattığı ve çarpışmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurlu, minibüs şoförü ... 'in idaresindeki minibüs ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelip istikamet şeridine giren otomobili gördüğünde sağa kaçmasına rağmen çarpıştığı olayda çarpışma noktasının yeri ve olayın oluş şekli dikkate alındığında atfı kabil kusuru bulunmamaktadır..." şeklinde görüş vermiştir.

4.Minibüs içinde yolcu olarak bulunan Ülkünür Bayar'ın ise kaza sonrasında yaralanarak hastaneye kaldırıldığı, 27.11.2015 tarihinde kazadan yaklaşık 1,5 ay sonra hastanede hayatını kaybettiği, Adli Tıp Kurumu Birinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 30.03. 2016 tarihli raporunda, Ülkünür Bayar'ın ölümü ile 12.10.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğunun oy birliği ile belirlendiği görülmüştür.

5.Raporlar arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı Karayolları ve Trafik Öğretim Elemanlarından oluşan üç kişilik heyet bilirkişi raporunda, Adli Tıp ... Trafik İhtisas Dairesinin 07.06.2016 tarihli kusur raporunun isabetli olduğuna, sanık ...'in ASLİ ve TAM kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

6.Minibüs içinde yolcu olarak bulunan iki kişi ölmüş, 18 kişi yaralanmış, 7 yolcu yaralanması nedeni ile sanık ...'den şikayetçi oldukları ve katılma talebinde bulundukları, ölenlerin mirasçılarının da davaya katıldıkları anlaşılmıştır.

7.31.01.2017 tarihli keşfe binaen alınan bilirkişi raporunda özetle; otomobil sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın sürücülere ait asli kusurlarından sayılan ''Şeride tecavüz etme'' ve aynı Kanun'un diğer tali kusurlarından sayılan ''Aksine bir işaret bulunmadıkça, araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmemek'' ve ''araçların hızını, ...dar köprü ve menfezlere yaklaşırken ...azaltmamak'' kuralları ihlâl ettiğinden dolayı olayda kusurlu olduğu; alkolsüz minibüs şoförü ...'ın ise, 2918 sayılı KTK'nın sürücülere ait diğer tali kusurlarından sayılan ''Araçların hızını, aracın yük ve teknik özellikleriyle görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak'', ''Trafik işaret sınırı üstünde yolcu almak'' kurallarını ihlâl ettiğinden dolayı olayda kusurunun olduğu, şeklindedir.

8.Sanık müdafii tarafından 5271 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca uzman görüşüne başvurulmuş ve ... Teknik Üniversitesi Fizik Mühendisi Prof. Dr. ... Giz tarafından dosyaya sunulan 11.12.2017 tarihli raporda özetle; "...minibüsün kaza öncesi hızı hakkında hiçbir tahmin bile olmadığı halde bu konu gündeme getirilmeden kazanın tek sorumlusu olarak oto sürücüsü gösterilmiştir. Minibüsün boş kütlesi 2,8 ton içindeki sürücü ve 21 yolcusu ile toplam kütlesi tahmini 4,5 tondur. Otomobilin sürücü ile birlikte kütlesi bunun üçte biridir. Minibüsün kendisi de hız yapıyor olmasa 1,4 tonluk otonun 4,5 tonluk minibüsü 11 m, veya 15m savurması mümkün olmazdı. Bu konuya değinilmemiştir. Minibüs çarpışmadan 11 15 m sonra Taha madencilik önünde toprak tümseğe çarpıp spin atarak merkez kaç kuvveti etkisi ile savrularak devrilmiştir. Burada minibüsün aşırı dolu olmasının iki bakımdan katkısı vardır. Ayaktaki 7 yolcu (toplam yaklaşık 500 kg) kütle merkezini yükselterek minibüsün dengesini daha kararsız hale getirmiş, Bu yolcular DIŞA savruldukları için kütle merkezini de minibüsün yan camına doğru kaydırmış ve minibüsün dengesini iyice bozmuş, Minibüsteki yolcular çarpışmanın etkisiyle savrulurken yan duvara çarpıp darbe etkisi yapmışlardır. Minibüsün dengesinin bozulmasına ve kazanın ölümlü hale gelmesine minibüs sürücüsünün yasa ve kurallara aykırı olarak aracını aşırı ve ayakta yolcularla yükleyerek azami taşıma sınırını aşmış olmasının ve yolcuların emniyet kemeri takmamış olmasının katkısı raporlarda gözardı edilmiştir..." şeklindedir.

9.Sanık savunmasında, "...Olay günü evde odun kırarken komşum acele ile yanımıza gelerek çocuğunun düştüğünü söyledi.Yardım istedi.Eşim de devletin aracı ile götürün dedi.Ancak ben dayanamadım kızımın aracını alarak yaralıyı hastaneye götürmek için yola çıktım.Yolda fazla hızlı gitmedim 60 70 ile gidiyordum.Keskin viraj vardı.Ayrıca yolda mıcır vardı, viraja geldiğimde direksiyon hakimiyetimi kaybettim bariyerlere çarptım.Karşıdan 100 mt mesafeden bir minibüs geliyordu.Yolcu minibüsü idi.Bizi bu halde gördüğü halde yavaşlamadı. Hızla gelip yanımızdan geçtiği sırada onun solu ile benim solum çarpıştı.Minibüs gidip 15 20 metre ileride durdu.Ben o anda kaza geçirdiğim için karşıdan geçen minibüsü gördüğüm halde selektör yada işaret yapamadım.Olay bu şekilde meydana gelmiştir.." demiştir.

10.Sanığın güncel adlî sicil kayıt örneği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi Hükmünü Kaldırarak, yaptığı açık yargılama sonucunda, maddi olayın gerçekleşme şekli konusunda ilk derece mahkemesinin kabulünü ve gerekçesini yerinde görmüş, sanığın taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği, olayın gelişimine ve dosya kapsamına uygun ATK raporuna göre asli ve tam kusurlu olduğu konusunda tam bir vicdani kanaate ulaşmış, Ancak cezanın belirlenmesi ve bireysellştirilmesi noktasında ilk derece mahkemesinin uygulamasını yerinde görmemiştir.

Nitekim, sübut bulan olaya ilişkin sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın olayda tam ve asli kusurlu olması, karşı tarafın kazada bir kusurunun bulunmaması, meydana gelen zararın ağırlığı, kazanın meydana geliş şekli ile fiilin haksızlık muhtevası dikkate alınarak; temel ceza, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdiren 5 yıl hapis olarak belirlenmiş, sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki gözlemlenen davranışları, cezanın sanığın üzerindeki olası etkileri bir arada değerlendirilerek TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca cezasında 1/6 oranında indirim uygulanmıştır.

IV. GEREKÇE

A.Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

1 Kusura ve ceza miktar ve niteliğine ilişkin Temyiz nedenleri yönünden,

Oluş, dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde sanığın idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde ve 7 metre genişliğindeki iki yönlü yolda seyir halinde iken, olay yeri tehlikeli viraja girdiğinde direksiyon hakimiyetini kaybettiği, gidiş yönüne göre yolun sağında bulunan bariyerlere çarptığı, çarpmanın etkisi ile karşı şeride geçerek, ... idaresindeki yolcu minibüsünün sol ön tarafına çarptığı, çarpmanın etkisi ile minibüsün 180 derece ters dönerek, sol yan tarafa devrildiği, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, minibüs şoförü ... 'in idaresindeki minibüs ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde karşı istikametten gelip istikamet şeridine giren otomobili gördüğünde sağa kaçmasına rağmen çarpışmaya önleyemediği, istiap haddinin üzerinde yolcu taşımasının kazanın oluşumunda bir etkisinin olmadığı anlaşılmakla; Tam kusurlu olarak iki kişinin ölümüne, şikayetçi olan 7 kişinin ise yaralanmasına neden olan sanık hakkında, Mahkûmiyet hükmü kurulmasında, cezanın miktar ve niteliğin de bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  1. Diğer Temyiz Nedenleri Yönünden,

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Katılanlar Vekillerinin Temyizi Yönünden

  1. Sanık Hakkında Üst Sınırdan Ceza Verilmesi Gerektiği Yönünden,

Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Takdiri İndirim Hükümlerinin Uygulanmasının Hatalı Olduğu Yönünden,

5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 23.10.2019 tarihli ve 2018/3220 Esas, 2019/3412 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîreddiistemininsüreçv.olgulartevdiineonanmasınagerekçesebepleriesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:22:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim