Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3891

Karar No

2023/838

Karar Tarihi

16 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Taksirle ölüme neden olma

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.12.2021 tarihli, 187 612; 16.06.2020 tarihli, 582 291; 13.03.2012 tarihli, 6 386; 30.11.2010 tarihli, 5 237; 29.05.2007 tarihli, 114 113; 26.05.2009 tarihli, 50 130 sayılı ve benzer kararlarında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen istinaf başvurularının esastan reddi kararına karşı temyiz kanun yolunun açık olduğu kabul edilmesi gerekirken, 20.04.2021 tarihli hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince kesin nitelikte olduğu belirtilerek tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla birlikte, sanıklar müdafiilerinin süresinde temyiz kanun yoluna başvurdukları belirlenmiştir.

Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2018 gün 2013/489 2018/574 sayılı kararı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine karar verilmiş olup, bu kararlara karşı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.

  2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 gün ve 2015/13 E. ve 2018/768 K. sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında vermiş olduğu kararlara yönelik yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.06.2022 tarihli ve 2021/80986 sayılı, "bozma bozma" görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri

1."...5271 sayılı CMK'nın 286/1. maddesinde "Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir." hükmünün yer aldığı, CMK'nın 286/2 (a) maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmadığı, somut olayda bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairece verilen esastan red kararının kesin olmayıp temyizinin mümkün olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 tarihli ve 6 386 sayılı; 30.11.2010 tarihli ve 5 37 sayılı, 29.05.2007 tarihli ve 114 113 sayılı; 26.05.2009 tarihli ve 50 130 sayılı ilâmları ile benzer kararlarında vurgulandığı üzere Anayasa'nın 40/2, CMK'nın 34/2, 231/3 ve 232/6. maddeleri uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunluluğuna rağmen Dairece dosyanın esası hakkında karar verildikten sonra hükmün kanun yolu kısmında kesin olduğu belirtilerek kanun yolunun yanlış gösterilmesi suretiyle katılan ve sanıkların yanıltılması,

  1. Failin gerçekleştirdiği taksirli davranışa bir başkasının taksirli davranışının eklenmesi hâlinde, kusurun taksimi mümkün olmadığından, TCK'nın 22/5 ve 61/1. maddeleri uyarınca herkesin kendi taksirli fiilinden dolayı kusurunun ağırlığına göre ayrıca sorumlu tutulması gerektiği, taksirli suçlarda iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği, taksire dayalı kusurunun yoğunluğu aynı derecede olmayan sanıklara TCK'nın 3. maddesindeki ..., hakkaniyet ve orantılılık ilkesi gözetilerek, (temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi yerinde ise de) taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sanıkların tümüne temel ceza olarak aynı miktar cezanın verilmesinin orantılılık ilkesine aykırılık oluşturduğu,

  2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/399 esas, 2020/150 karar sayılı ilâmında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,

  3. TCK'nın 22/3. maddesinde "Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır." hükmü yer almakta olup, teşdit nedeni gösterilmeden, taksirle öldürme suçundan tayin edilen temel cezanın 1/3 oranı yerine 1/2 oranında artırılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,

  4. Sahte kantar fişi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilen sanık ...'un, eylemi ile taksirle öldürme suçu arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı hâlde, adı geçen sanığın özel belgede sahtecilik suçu yanında bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan da mahkûmiyetine karar verilmesinin..." usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, tüm kusurun müteveffada, yol şartlarında ve hatalı ... park eden kişi/ kişilerde olduğuna, müvekkilin beraati yerine ceza verilmiş olması kararının tamamen hukuka aykırı olduğuna,

  2. Mahkemece toplu değerlendirme yapıldığına, takdiri indirim uygulanmamasına, Kararın gerekçe yönünden de hüküm yönünden de maddi gerçeğe, adalete, hakkaniyete, dosyadaki somut delillere ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,

  3. Müvekkili aleyhine hiçbir beyan bulunmadığına, Mahkemece sanıkların büyük oranda savunmalarına itibar edilmediğine, bir kısım delillerin değerlendirilmediğine, eksik incelemeye,

  4. Bilinçli taksir düzeyinde bir kusurun söz konusu olmadığına,

5.Tayin edilen cezaya, lehe hükümlerin uygulanmamasına, sanığın lehine kararın bozulması gerektiğine,

İlişkindir.

C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın şoför olduğuna, işveren vekili olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine,

  2. Adli Tıp Raporu dikkate alınmadan cezalandırılma yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

  3. Sanığın sorumluluğunun olmadığına, kıyas yasağına aykırı karar verildiğine,

  4. Mahkemenin ve istinaf mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna,

  5. Tayin edilen cezaya, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına,

  6. Bilinçli taksirde 1/3 oranı yerine 1/2 arttırılmak suretiyle fazla ceza tayinine,

İlişkindir.

D. Sanık ... Müdafinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, olayda kusurunun söz konusu olmadığına,

  2. İstiap haddini aşan yüklemede müvekkilinin bir kusurunun olmadığına,

  3. Eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verildiğine,

  4. Tayin edilen cezaya ve kararın sanık lehine bozulması talebine,

İlişkindir.

E. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Kararın usul ve esas yönünden hak ve hakkaniyete aykırı olduğuna,

  2. Kararın kesin olmadığına, infazın durdurulmasına,

  3. Özel evrakta sahtecilik suçuna ilişki bir taleplerinin olmadığına,

  4. Kararın bozulması talebine,

İlişkindir.

F. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  2. Tayin edilen cezaya, hafifletici hiçbir hükmün uygulanmadığına,

  3. Sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil dosyada olmadığına,

  4. Sanığın sadece şirket yetkilisi olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğuna,

  5. Sanığın işveren olarak kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğine,

  6. Kusurun müteveffa sürücüde olduğuna, eksik araştırmaya,

  7. Kamyona asfaltın ... beton şirketi tarafından yüklendiğine, aşırı yükleme talimatının ne sanık ne de şantiye şefi tarafından verildiğine,

  8. Tüm sanıkların asli kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,

  9. Katılanların zararların karşılandığına ödeme yapıldığına, Mahkemece bu hususun dikkate alınmayarak subjektif bir karar verildiğine, takdiri indirim uygulanmadığına,

İlişkindir.

G. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

  1. Sübut yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

  2. Tayin edilen cezaya, sanıkların tümünün aynı miktar ceza almasının orantılılık ilkesine aykırılık oluşturduğuna,

  3. Suçun işlenmesinde kullanılan araçlar gerekçesine dayanılamayacağı,

  4. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,

5.Gerekçe gösterilmeden bilinçli taksirde 1/2 oranında arttırım yapılmasına,

  1. Takdiri indirim uygulanmamasına,

7.Sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/12/2018 tarih ve 2015/13 (E) ve 2018/768 (K) sayılı kararı ile;

"...... sağlığı ve ... güvenliği hususunda gerekli tedbirleri almayıp daha az şoförle daha fazla yük taşımak amacıyla yüksek kar elde etmek sayısına giden insan sağlığını hiçe sayan sanıkların meydana gelen trafik kazasında birinci dereceden müteveffa ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığını tespit eder 07/07/2015 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Zira işverenlerin elde edecekleri karı herşeyin üstünde tutması formalite olarak eğitim verme, tedbir alma vs gibi sorumluluklarını yüzeysel sırf mevzuata uygun göstermek çabaları yanında esaslı uygulamaya yönelik eğitim verilmemesi, tedbir alınmaması, işçi işveren dengesinde sonuç itibariyle mağduriyetin zayıf konumda olan ve yapılan organizasyonda en tehlikeli kısmı yapan doğrudan işin içinde olan işçinin yani somut davaya konu olayımızda müteveffanın kusuru olmayıp kendisi dışında işveren ve vekilleri tarafından önceden organize edilen sistemi çalışma usul ve saatlerini ekonomik, maddi gereklerin yani çaresizlikten dolayı durumun kabullenilmesi, müteveffanın bu miktarda yükü, iniş eğimli yolda taşınan malzemenin sıcak asfalt olup tehlikeliliği de nazara alınarak müteveffanın kamyonu sevk ve idare edemeyeceği nedeniyle rapora itibar edilmiştir. Tüm dosya kapması karşılıklı olaylar zinciri, trafik akışı, müteveffa ... ile sanık ...'un işe başladıkları ikinci gün bir eğitim olmaksızın işveren tarafından aşırı doldurulan yük kapsamında işverenin fazla kar elde etmek istemesi bu manada aracın, yolun, teknik özellikleri şoförlerin eğitimi, can güvenliği ve aşırı sıcak tehlikeli madde asfaltın önemsenmemesi tek hedefin asfaltın, araçların hedefe ilk avazda yüklüce götürülmesi, zaman, mekan, kişi, emek tasarrufu muradı, ülkemizde meydana gelen ... kazalarının başta maden, trafik kazsı gibi artış göstermesi , bu kazalarda ve dava dosyamızda her ne kadar bir şekilde tesadüfi veya şansa bağlı geçmişte herhangi bir kaza meydana gelmese de genel itibariyle bozuk, birbirinden kopuk organizasyon çerçevesinde işlerin çala kalem yürümesi, trafikte taşınmasa bile iştigal edilen yüklenen malzemenin tehlikeliliği ile diğer malzeme türlerinden farklılığı, müteveffanın ailesinin zararının ceza hukuku disiplininde sanıkların samimi davranışları ile davranışları telaffi etmek maksadıyla karşılanmamış olması, kaza prosedüründen kaynaklı varsa bir ödemenin telafi edici onarıcı ... altında değerlendirilemeyeceği ve vicdani kanaat ile sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmalarına..." gerekçeleri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ise, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraatine karar verilmiş olup, bu kararlara karşı sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulundukları anlaşılmıştır.

  1. Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.05.2014 tarihli otopsi raporunda; 10/04/2014 tarihinde meydana gelen ... ... Karayolundaki trafik kazasında vefat eden 1970 doğumlu ...'nun cesedinde yapılan tetkiklerde kişinin vefatının genel beden travmasına bağlı kafatası, ekstemiteler ve kostalardaki çok sayıda kırığın eşlik ettiği beyin harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanması sonucu meydana geldiği bildirilmiştir. Ayrıca, ... Devlet Hastanesince tanzim edilmiş raporda, hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararı kesinleşmiş olan sanık ...'da meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile iyileşecek kadar hafif bir yaralanma olduğunun bildirildiği görülmektedir.

  2. Olay günü saat 13:45 sıralarında, hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararı kesinleşmiş olan temyiz dışı sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki .....6 plaka sayılı kamyonu ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde iken, ... Mevkiinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan Aksarnıç Mahallesine girip levhalara da çarpmak suretiyle yol dışına çıkmış ve devrilerek kaza yaptıktan yaklaşık 10 15 dakika sonra asfalt yüklü olan kamyon sürücüsü ölen ... olan ... plakalı ... ile seyir halindeyken, ilk kazanın olduğu mevkiide direksiyon hakimiyetini kaybetmiş, sürücü 95 metre fren izine rağmen aracı durduramamış, yolun sağ tarafında bulunan 48 .... çekici plakalı,.....0 plakalı, ..... plakalı, ..... plakalı araçlara hasar verecek şekilde kaza yapmış, bu kazada sürücü ... olay mahallinde öldüğü, ilk kazayı yapan sürücü ... aracın şoförü olup, ... maliki ve işleteni ... İnşaat Asf. Tic. Ltd. Şti olup, kazaya karışan sürücü bu şirketin çalışanı olduğu anlaşılmıştır.

  3. Jandarma personeli tarafından tanzim edilen olay yeri görgü ve tespit tutanağında özetle; ... ... Karayolunda 35.kmsinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazasında sanık ...'nın sevk ve idare ettiği kamyonun bahçe içerisine devrildiğini, zeytin ağaçlarına zarar verdiğini, müteveffa ...'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyonun ...'ın sevk ve idare ettiği 48 E 2788 plakalı tıra çarptığı, çarpmanın etkisiyle kamyon ve tırın devrildiğini, ...'nün sevk ve idare ettiği şahin marka aracın hasar gördüğünü, ...'ın sevk ve idare ettiği ..... plakalı kamyonetin hasar gördüğünü, ...'nun olay yerinde vefat ettiğini, 112 Acil Servis Ekiplerinden öğrenildiği belirtilmiştir.

  4. Polis memurları tarafından tanzim edilmiş tutanakta da özetle; müteveffa ...'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyonun yapmış olduğu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasında yapılan incelemede; sıcak asfalt yüklü aracın yükünün devrilmesi neticesinde yola ve şarampole dağılma neticesinde tonaj ölçümü yapılamadığını, ... üzerinde kantar fişi ve irsaliyeye rastlanılmadığını, kazaya karışan 48 E 2788 plakalı aracın sürücüsü tarafından kazaya karışan ve içinde müteveffanın bulunduğu kamyonu solladığını, aracın yükünün balık sırtı olup lastiklerden duman çıktığını, olay yerinde 95 metre fren izinin bulunduğunu, iniş eğimli yolda balataların ısınması ile tanık beyanı kapsamında ... yükünün fazla olabileceğini tespit edilmiştir.

  5. Trafik kaza tespit tutanağına göre, olayın meydana geldiği yer yerleşim yeri dışında, iki yönlü, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, olay mahallinde sola tehlikeli virajlı yolun genişliği 7 metre, görüş açıktır. Kusura ilişkin olarak da tutanakta, sürücüler ... ve Dursun'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 52/1 a ve 52/b maddelerini ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu olduklarının belirtilmiştir. Olay yerinde ... plakalı kamyona ait devrilme öncesi fren izi tespiti yapılmış olup; trafik kazası tespit tutanağında fren uzunluğu 65 m olarak çizilmiş, krokilerde ise fren uzunluğu 95m olarak belirtilmiş olup, ... plakalı kamyonun net ağırlığının 15090kg olup, azami yüklü ağırlığı ise 32000kg olduğu, dosya içinde "... Beton Ltd. Şti Bayır Kırma Eleme Tesisleri" ibareli belgede; şoför adı ..., malzeme adı bitümlü temel, gidiş yeri ... ... yolu, çıkış tarihi 10.04.2014, çıkış saati 13:30, K.sorumlusu ..., tartım 1: 15700kg, tartım 2: 33040 kg, net 17340 kg yazılı olduğu görülmüştür.

  6. Soruşturma aşamasında yapılan 20.05.2014 tarihli keşfe binaen hazırlanan 27.05.2014 tarihli, bilirkişi raporunda; "...Kamyonun frenlerinin tutmaması, iniş aşağı hızının artması, kamyonun yalpa yapması, şoförün çabasına rağmen aracı durduramayarak kazanın meydana gelmesi, kamyonun aşırı yüklenmiş olmasından kaynaklandığı, dolayısıyla aracın vitesini küçültemeyen, aracı durdurmak için çaba harcayan, ancak aracın 95 m fren izine karşın durduramayan ve kaza sonucunda vefat eden şoför ...'nun bu kazanın oluşumunda kusuru olmadığı, şantiyede işveren adına hareket eden, işin yönetiminde görev alan bir eleman (şantiye şefi, kısım şefi, saha mühendisi vb) işveren gibi sorumluluk taşıdığı, işveren vekilinin işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumlu olduğundan, bu kazanın oluşumuna sebebiyet veren aşırı yükün yüklenmesinden birinci derecede işveren sorumlu olduğundan, işverenin bu olayda asli kusurlu olduğunun..." tespit edildiği görülmektedir.

  7. 29.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda; 16910kg azami yük haddi olan araca 48500kg yükleme yapıldığı (31590kg fazla yük), ... Asfalt İnşaat ve Tic. Ltd.Şti. ile şantiye sahibi ve işveren adına hareket eden işveren adına işin yönetiminde görev alanlar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in 1.derecede kusurlu oldukları, sürücü ...'nun kusuru bulunmadığı, olay yerinde park halindeki ... sürücüleri ..., ..., ...'ın da kusurları bulunmadığı belirtilmiştir.

  8. 19.06.2015 tarihli keşfe binaen, ... güvenliği bilirkişi heyeti tarafından hazırlanmış 07.07.2015 tarihli raporda; ... plakalı kamyon azami net yükünün 16.910 kg olacağı, SDÜ Mühendislik Fakültesi Anabilim Dalı Laboratuarı'nda yapılan testlerde malzemenin oralama hacim ağırlığının 2.15ton/m3 hesaplandığı, aracın damper hacminin 23m3 olduğu, yükün araçtan dökülmemesi için %8 boşluk bırakılacağı da değerlendirildiğinde araçta 28,58 ton fazla yük bulunduğu hesabının yapıldığı; ilgili şirket yetkilileri ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in 1.derecede sorumlu oldukları, sürücü ...'nun ise kusuru bulunmadığı belirtilmiştir.

  9. 11.12.2015 tarihli İTÜ bilirkişi heyeti raporunda; "07.07.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda kasa hacminin verilen damper ölçülerinin 6,3x2x1.9=23.94 m3 olmasına rağmen; 23 m3 olarak hesaplandığı tespit edilmiştir. Heyetimizin yaptığı araştırmalara göre de 22 23 m3 kasa hacmi olduğu kanaatine varılmıştır. Balıksırtı yüklenmiş olan asfaltın aşağıdaki fotoğrafta da görüleceği üzere kenarlarında çok boşluk bulunmadığı görülmüştür. Aynı bilirkişi heyeti tarafından deney sonucu elde edilen asfalt birim hacim ağırlığı 2.15 ton/m3 olarak tespit edilmiş ve bu sonuç heyetimizce de uygun bulunmuştur. Dolayısı ile kaza yapan kamyonların taşıyabileceği yükün balıksırtı fazla yüklenmiş hali ihmal edildiğinde; 23x2.15=49.45 ton yük olabileceği, kamyonun zati ağırlığı da eklenince...49.45+10.806 = 60.256 ton olarak hesaplanmıştır. Sanık avukatlarının iddia ettiği gibi asfaltın birim hacim ağırlığı 1.7 ton/m3 olarak dikkate alınsa dahi 23x1.7+10.806=49.91 ton olarak hesaplanabilir. Dolayısı ile her iki durum içinde azami yüklü ağırlık sınırı olan 32 ton'un aşılmış olduğu kanaatine varılmıştır" denilmekle; sürücü ...'nun tali kusurlu olduğu; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in asli kusurlu oldukları, sanık ...'in tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.

  10. Adli Tıp Kurumu ... Trafik İhtisas Dairesine ait 10.06.2016 tarihli raporda; 247 sayılı raporda; Ölen sürücü ...'nun %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kamyondaki aşırı yükün etkisinin %25 (yüzde yirmi beş) oranında olduğu, kamyonun aşırı yüklenmesinden sorumlu olan kişilerin yargı makamı tarafından belirlenmesinin düşünüldüğü kanaati belirtilmiştir.

  11. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu"na ait 27.04.2018 tarihli raporda; "... Tüm dosya kapsamı, iddianame, sanıkların savunmaları, tüm beyanlar, kaza tespit tutanağı, krokiler, CD ve fotoğraflar incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; Olay mahallinde yol kenarında park halinde olduğu belirtilen ... sürücülerinin davaya konu kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, yine aynı olay yerinde davaya konu ölümlü kazadan 10 15 dakika önce yaralanmalı kazaya karışan sanık sürücü ...'nın da kendisinden sonra ölümle sonuçlanmış diğer kazanın oluşumuna dair atfı kabil bir kusuru bulunmadığı görülmüş; yeterli sürücü belgesine sahip olan müteveffa ...'nun aracının yük durumu konusunda bilgisi olması ve bu konuda gerekli kontrolleri yapması gerektiği, istiap haddi üzerinde yüklenmiş idaresindeki kamyon ile trafiğe çıkıp, iniş eğimli yoldaki seyri sırasında da aracını uygun vitesle sürmeyerek zeminde izi tespit edilen fren tedbirine rağmen direksiyon hakimiyetini kaybetmiş olması göz önünde bulundurulduğunda sürücünün asli kusurlu olduğu; aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında tali derecede etkili olduğu görülmüş, aracın istiap haddi üstünde yüklenmesi durumundan ise ilgili firmaya/firmalara mensup yetkili/görevli sanıklar içerisinde kimlerin ne derecede sorumlu tutulması gerektiği durumu Dairemiz görev alanı dışında kaldığından bu hususun takdiri Mahkemenize bırakılarak aşağıdaki kanaate varılmıştır;

Mevcut verilerle;

A) Müteveffa sürücü ... idaresindeki istiap haddi üzerinde yüklü kamyon ile trafiğe çıktığı, iniş eğimli virajlı yolda seyir halindeyken seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontorllü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet etmediği, olay yerine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle sağa yönelmekle aracını devirdiği ve sağda park halindeki araca çarptığı olayda asli derecede kusurludur.

B) Müteveffa sürücü idaresindeki kamyonun istiap haddi üzerinde yüklenmiş olması durumu davaya konu kazanın meydana gelmesine tali derecede etkilidir.

C) ... plakalı kamyonun istiap haddi üzerinde yüklenmiş olması durumundan ilgili firmaya/firmalara mensup sanıklar içerisinde kimlerin ne derecede sorumlu tutulması gerektiği durumu Mahkemenizin takdirine bırakılmıştır..." hususları bildirilmiştir.

  1. Dosya kapsamında mevcut Filo Türk aktivite detay raporlarında; kazanın meydana geldiği anda ve daha öncesinde araçların hızları ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Buna göre; ... plakalı ... şantiyeden hareket ettikten sonra sırasıyla hızlarının 35 29 35 51 24 50 54 37 38 olduğu, kazanın olduğu an ise ''106'' km maksimum hıza çıktığı görülmüştür.

  2. Sanıkların atılı suçlamaları kabul etmedikleri ifadelerinde özetle;

...'in 13.05.2014 tarihli savunmasında; kendisinin ... İnşaat asfalt plent operatörü olduğunu, olay günü kamyonlara yükleme işlemini kendisinin yaptığını, fazla yükleme yapmadığını, kazanın meydana geldiği Ford kamyonlar sorunlu olduğu için daha sonra Scania kamyonlarla değiştirildiğini, herhangi bir suçunun olmadığını,

...'un 13.05.2014 tarihli savunmasında; kendisinin ... Beton şirketinde kantar görevlisi olduğunu, ... İnşaat kamyonlarının tartım işlemlerini de kendisinin yaptığını, olay günü kazaya karışan kamyonların gerçek tonajlarının 53 ton olduğunu, ancak kendilerinin tartım yaparken kamyonun tekerleklerinin yarısını dışarı çıkarttığını, tüm tekerlerin kantarın üzerine çıkmadığını, bu şekilde kantar fişlerinde tonajların 33.000 kg civarında görüldüğünü, bu şirkette işçi olarak çalıştığını, emir ve talimatları yerine getirdiğini, kendisinden bu şekilde davranmasını ... İnşaat Ltd. Şti şefi ... ve şirketin plan sorumlusu ...'in istediğini, kendisinin kaza ile ilgili bir suçunun olmadığını,

..., 17.06.2014 tarihli dilekçe yazarak; kolluk huzurunda 13/05/2014 tarihinde vermiş olduğu altında imzası bulunan ifadeyi kabul etmemiş, kendisinin söylemediği şeylerin yazıldığını, avukat kullanma hakkının hatırlatılmadığını beyanla; daha önceki ifadesinde belirttiği kantarda 53 ton var iken düşük tonaj yazdığı ifadesini değiştirerek inkar etmiştir. Bunun üzerine şüphelinin avukat huzurunda tekrar ifadesi alınmış, ifadesinde kollukta kendisinin söylemediği şeylerin yazıldığını, kantar fişi içeriğinin doğru olduğunu, evrakta sahtecilik suçunu işlemediğini beyan etmiştir.

...'in 10.04.2014 tarihli olay yeri görgü tespit ve ölü muayene tutanağı yapıldığı esnada alınan beyanında; kamyonların yeni olduğunu, ancak kamyonlarda 25 30 ton kadar yük ağırlığı olduğunu, genelde de yüklerin bu şekilde taşındığını beyan etmiş, daha sonra 15/05/2014 tarihli şüpheli olarak alınan ifadesinde; kendisinin olay günü ilk yardım kursu aldığı için kantarın başında olmadığını, ancak daha önce kantarın başına gittiğini, kendisininde orada şoförlerden sorumlu olduğunu, araçların bakımı ve şoförlerin yeterliliği ile ilgili kendisinin yetkili olduğunu, kazaya karışan sürücüleri kendisinin işe aldığını, yine kazaya karışan araçların onaltı buçuk ton istiap haddi olduğunu, kazadan sonra şirketin Ford kamyonları değiştirerek Scania tırlar aldığını, kendisinin de orada neticeden işçi olduğunu, araçlara yüklemeyi kendisinin yapmadığını, hatta bazen şoförlük yaptığını, bu esnada aracına ne kadar yüklenirse yüklensin itiraz edemediğini, hatta kendisinin bu araçları sürerken çok zorlandığını, ancak tecrübeli olduğu için herhangi bir kaza yapmadığını, itiraz eder ise işini kaybetmekten korktuğunu, araçlara fazla tonaj atılmasından dolayı kendisinin hiçbir menfaatinin olmadığını beyan etmiş, ayrıca 16/06/2014 havale tarihli dilekçesinde; kendisinin ... İnşaatta şoförlerden sorumlu olarak çalıştığını, kazaya karışan şoförleri kendisinin işe aldığını, kazanın şoförün ilk seferinde meydana geldiğini, tonaj konusunda söylendiği gibi bir ifadesinin olmadığını, ifadesinin çarpıtıldığını ve bu şekilde bir söylemle yazıldığını, Savcılık huzurunda verdiği ifadelerin tamamen çarpıtıldığını, hız konusunda şoförlerin defalarca uyarıldığını, itiraz ettiğim zaman işimi kaybederim gibi bir ifadesinin olmadığını, zapta yanlış geçildiğini, yine araçların tonajlı olmasından tarafına ekstra ücret, menfaat olmadığı yönündeki ifadeleri de Savcının yazdırdığını beyan ederek suçlamaları kabul etmediği,

...'in Savcılık huzurunda 16.06.2014 tarihli ifadesinde; suçlamaları kabul etmemiş, daha önce Savcılık huzurunda vermiş olduğu tüm beyanları inkar etmiş ve ifadesini değiştirerek kendi ağızından çıkmayan şeylerin Cumhuriyet Savcısı tarafından yazdırıldığını beyan etmiştir.

...'ın alınan ifadesinde; kendisinin Genç Hekim İlk Yardım Merkezinde ... güvenliği uzmanı olarak görev yaptığını, ayrıca ... İnşaatın ... güvenliği uzmanı olduğunu, kaza günü kendisinin ... ilçe merkezinde başka bir işyerinde olduğunu, kazaya karışan şoförlere ... Hukukuna ilişkin tüm bilgilendirmenin yapıldığını, herhangi bir kusuru olmadığını,

...'nın alınan ifadesinde; kendisinin ... İnşaat şirketinde kamyon şoförü olduğunu, olay günü... plakalı kamyonla yol çalışması için asfalt malzemesi götürdüğünü, normal hızla seyir halinde ilerlerken aracın vitesini düşürmek istediğini, ancak düşüremediğini, bu nedenle direksiyon hakimiyetini kaybederek kazanın meydana geldiğini, araçta fazla yükleme yapılmadığını,

...'ın alınan ifadesinde; kendisinin ... İnşaat Asf. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğunu, şirket merkezi olan ...'da bulunduğunu, araçların hepsinin sıfır kilometre yeni alınmış olduğunu, araçların hız yüzünden kaza yaptığını, herhangi bir kusurlarının bulunmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir. Sanıkların yargılama aşamasında verdiği savunmaları da dava dosyasında mevcuttur.

  1. Olayın tanıkları A.G., Ü.B., A.Y., H.Ç., Ş.B.Ç., B.K., F.E., Ü.B., İ.Ç.'nin anlatımları dava dosyasında mevcuttur. Ayrıca, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, kaza tespit tutanağı, krokiler, tonaj ölçümü yapılamadığına dair tutanak, 1 adet CD, Fotoğraflar, baş şoför İsmail Taner'e ait tarihsiz ... Sağlığı ve güvenliği Katım Formu, faturalar, Filotürk kayıtları, okunaksız 2 adet kantar fişi, tutanaklar ve diğer belgeler, dilekçeler dava dosyasında mevcuttur.

  2. Ölenin kardeşi ... ve ölenin eşi ...'nun her aşamada sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan ettikleri ve Mahkemece 26.01.2015 tarihli duruşmada haklarında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir.

  3. İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kurulan mahkûmiyet hükmünde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, taksire dayalı kusurunun ağırlığı gerekçeleriyle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılıp 5 yıl hapis cezası olarak belirlenmiş, suçun bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü ile hükmolunan cezalarda, "... Suçun bilinçli taksirle işlenmesi ve bilinçli taksire esas , tespit edilen yük miktarı ile şehirler arası devlet karayolunda yola çıkılması,normal yaşam ve trafik koşulları gereği aşırı yükün , ... kullanma faaliyetinin tehlikeliliği,aşırı yüklü kamyonun davaya konu olayımızda olduğu gibi yol kenarında park edilmiş araçlara çarparak maddi hasara, yaralanma ve ölümlere yol açabileceğinin işveren ve işveren gibi sorumlu olanlar tarafından tehlikeli faaliyet yürütüldüğü nazara alınarak öngörülmesi gereken bir husus olduğu, buna rağmen sözü edilen hatalı taşıma yönteminin zaman ve emekten tasarruf sağlaması ve bu yöntemle geçmiş deneyimlerinin şanslı sonuçlanması gibi nedenlerle, sanığın bu riski göze aldığı anlaşıldığından ve davaya konu yerde aynı tarihte yakın saat zaman diliminde aynı şirkete ait iki kamyonun aşırı yükten kaza geçirmeleri, göz önüne alınarak bilinçli taksir halinin bulunduğunun kabulü ile..." gerekçeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (1/2) oranında artırım yapılıp, sonuç ceza 7 yıl 6 ay hapis cezası olarak tayin edilmiş, sanıklar hakkında, " Sanığın katılanların zararını karşılamamış olması, yargılama süresince, kusur, sorumluluk, yüklemeye ilişkin bir ilgi, alaka kabul etmeyen üzerine atılı suçu inkara yönelik tutum, davranışı ifadeleri aleyhine kabul edilerek..." biçimindeki gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesi uygulanmamış, hükmedilen sonuç ceza gözetildiğinde, diğer kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hükümlerinin yasal engelden dolayı uygulanamayacağı sonucuna varılmıştır.

  4. Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

10.04.2012 günü saat 13:30 sıralarında, yeterli sürücü belgesine sahip olan ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü olay yerinde, sürücü ...'nun karıştığı kazadan 10 15 dakika kadar önce, yine aynı yönde seyretmekte bulunan hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen beraat kararı kesinleşmiş olan temyiz dışı sanık sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki sıcak asfalt yüklü ... plakalı kamyonun direksiyon hakimiyetini kaybederek seyir yönüne göre sağ taraftaki Mahallesin'e girip levhalara da çarparak yol dışına çıkmak suretiyle devrilmesi sonucu sürücünün yaralanmış olduğu, şoförler ... ve ...'nun davaya konu kazadan bir gün önce 09.04.2014 tarihinde ... İnşaat Asf. Tic. Ltd. Şti.'nde tır şoförü olarak işe başladıkları, kendilerine usulüne uygun eğitim ve bilgi verilmemiş olduğu, olay günü sabah saatlerinde her iki şoförün kamyonuna sanık ... tarafından yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile şoförlerin seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleşen kazaya ilişkin İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Tebliğname yönünden;

Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiği olayda; kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılan şirket yetkilisi sanık ... ve şantiye şefi sanık ... hakkında şirketteki poziyonları, karar alma süresindeki etkileri ve hukuki statüleri dikkate alındığında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği ayrıca birden fazla bilinçli taksiri oluşturan sebebin de sanıklar ... ve ... yönünden gerçekleştiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, tebliğnamedeki tayin edilen ceza ve bilinçli taksirdeki artırım oranı hususunda bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık ...'un da ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, kamyonların gerçek tonajlarının 53 ton olup, tekerleklerin yarısını kantarın dışına çıkarıp yani tekerleklerinin tam olarak kantarın üzerine çıkmaksızın tartım yaptığı, bunun da tonajı düşürdüğü, olay günü de her iki kamyonun yüklemesini bu usulde yapıldığı ve tonajlarının kantar fişinde olması gerekenden düşük çıktığı, ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketi tarafından kendisinden bu şekilde davranılmasının istendiği ve sanığın eyleminin sonucun gerçekleşmesinde asli derecede etken olduğu dosya kapsamında mevcut sanık, tanık anlatımları ile bilirkişi raporlarından anlaşılmakla; Mahkemece mahkûmiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede sanık ... yönünden doğrudan illiyet bağının bulunduğunu gösterir gerekçe gösterilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.01.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile .... istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in ölen sürücü ...'nun işe başladığı ... İnşaat Asf. Tic. Ltd. Şti.'nde şantiye şefi olduğu ve araçların aşırı yüklenmesi konusunda işveren gibi sorumluluk taşıyıp işveren olarak yüklemeye ve tehlikeli faaliyet kapsamında kalan yüklenen madde ile trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmasını sağlamaması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, tüm kusurun müteveffada, yol şartlarında ve hatalı ... park eden kişi/ kişilerde olduğuna, müvekkilin beraati yerine ceza verilmiş olması kararının tamamen hukuka aykırı olduğuna, müvekkili aleyhine hiçbir beyan bulunmadığına, Mahkemece sanıkların büyük oranda savunmalarına itibar edilmediğine, bir kısım delillerin değerlendirilmediğine, eksik incelemeye ve bilinçli taksir düzeyinde bir kusurun söz konusu olmadığına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması, olaydan 10 15 dakika önce aynı yerde aynı sebeple şirkete ait diğer bir aracın da kaza yapmış olması, ölen şoförün olaydan bir gün önce işe alındığı ve gerekli eğitimlerin yapılmadığına ilişkin hususlar dikkate alındığında bilinçli taksiri oluşturan birden fazla sebep olduğundan, sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının gerekçe gösterilmeden bilinçli taksirde 1/2 oranında arttırım yapılmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in şoförlerden sorumlu şef olduğu ve araçların yüklenmesinden mesul olduğu, trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın şoför olduğuna, işveren vekili olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın sorumluluğunun olmadığına, kıyas yasağına aykırı karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.

  2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ...'in işyerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkileri nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; şoförlerden sorumlu şef olan ve araçların yüklenmesinden mesul olduğu anlaşılan sanık ... hakkında kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sahte kantar fişi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan sanık ...'un ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, kamyonların gerçek tonajlarının 53 ton olup, tekerleklerin yarısını kantarın dışına çıkarıp yani tekerleklerinin tam olarak kantarın üzerine çıkmaksızın tartım yaptığı, bunun da tonajı düşürdüğü, olay günü de her iki kamyonun yüklemesini bu usulde yapıldığı ve tonajlarının kantar fişinde olması gerekenden düşük çıktığı, ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketi tarafından kendisinden bu şekilde davranılmasının istendiği ve sanığın eyleminin sonucun gerçekleşmesinde asli derecede etken olduğu dosya kapsamında mevcut sanık ve tanık anlatımlarından anlaşılmakla; sanık ...'un eyleminin atılı taksirle öldürme suçunu oluşturduğundan, Mahkemece hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının illiyet bağı bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  2. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ...'un olay yerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkisi nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan fazla uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  3. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; sahte kantar fişi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçundan hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmiş olan sanık ...'un ... Beton firmasının kantar görevlisi olduğu ve ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin kamyonlarının tartım işlemlerini yaptığı, ölen sürücü ... Dervişoğulu'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyon ve ...'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyonu olay günü tarttığı, olay günü kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılmasında sonucun gerçekleşmesinde etkisi olması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  4. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'in ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinde asfalt plent operatörü olarak görev yaptığı, Durmuş Balcı'nın sevk ve idare ettiği... plakalı kamyona ve ölen sürücü ...'nun sevk ve idare ettiği ... plakalı kamyona yükleme işinin kendisinin yaptığı, araçların yüklenmesinden mesul olduğu, trafikte kamyonların sevk ve idaresine yönelik olarak belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak suretiyle daha dikkatli olması gerekirken, taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılması nedeniyle asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sübut yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.

  2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında işyerindeki pozisyonu, hukuki statüsü ve karar alma sürecindeki etkileri nazara alındığından, alt sınırdan makul oranda uzaklaşılması gerekirken, cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle kazanın gerçekleştiği olayda; araçların yüklenmesinden mesul olduğu anlaşılan sanık ... hakkında kamyona istiap haddinin üzerinde kırksekiz buçuk ton civarında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması nedeniyle bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ancak sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini sebebiyle, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

  5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

  1. Olay günü saat 13:30 sıralarında, ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan araca 48.500 kg civarında (31.590kg fazla yük) sıcak asfalt yüklenmiş ... plakalı kamyon ile Korkuteli istikametinden ... istikametine doğru iniş eğimli yolda seyir halindeyken, ... mevkiine geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve yolun sağ tarafında bulunan... plakalı, ... plakalı, ... plakalı, ... plakalı araçlara çarpması sonucu sürücü ...'nun öldüğü, kazanın ölen sürücünün kullandığı araca yüklenmesi gerekenden daha fazla sıcak asfalt yüklenmesi ile ölen sürücünün seyrini aracının teknik özellikleri, yükü ve mevcut yol şartlarını dikkate alarak uygun viteste daha kontrolü sürdürmesi gerektiği hususlarına riayet edilmemesi sonucu gerçekleştiğinin olay ve olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporlarındaki tespitler dikkate alınarak, aracın istiap haddi üzerinde yüklenmiş olmasının aracının seyir durumunun bozulmasında asli derecede etkili olduğunun anlaşıldığı, sanık ...'ın ... İnşaat Asfalt Ticaret ve Limited Şirketinin yetkilisi olduğu, işyerinde her türlü güvenlik önlemlerini sağlamakla yükümlü olduğu, bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki risklerin alınması için gerekli tedbirleri ve yasal hak sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve bu konuda eğitim verilmesini sağlamak zorunda olduğu, ayrıca işveren olarak kendi bilgisi dışında taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda aşırı yük yükleme yapılamayacağı değerlendirildiğinde, sanık ...'ın ... yerinde ... sağlığı ve güvenliği hususunda gerekli tedbirleri almadığından kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kanaatine varılmakla; sanık ... müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanığın suçu işlediğine ilişkin somut delil dosyada olmadığına, sanığın sadece şirket yetkilisi olmasının cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğuna, sanığın işveren olarak kendi üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğine, kusurun müteveffa sürücüde olduğuna, eksik araştırmaya, kamyona asfaltın ... beton şirketi tarafından yüklendiğine, aşırı yükleme talimatının ne sanık ne de şantiye şefi tarafından verildiğine, katılanların zararların karşılandığına ödeme yapıldığına, Mahkemece bu hususun dikkate alınmayarak subjektif bir karar verildiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmamıştır.

  2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.11.2019 tarihli ve 2018/14 521 Esas, 2019/635 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kıstaslar, 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasında, "...failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar..." şeklinde, uygulamada hâkimi sınırlayıcı değil yol gösterici nitelikte ve örnekseme yoluyla gösterilmiş; ancak, hüküm tarihinden önce, anılan fıkrada değişiklik yapılarak, takdirî indirim nedenleri tahdidi hale getirilmiş ve takdirî indirim nedenlerinin uygulama alanı daraltılmıştır.5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Buna göre, 5237 sayılı Kanunun 62. maddesinin uygulanmasının hakimin takdirinde olduğu da gözetilerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin buna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

  3. Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun'un 61/1 ve 22/4 madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1 maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık ... hakkında cezada orantılılık ilkesi ile ... ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedildiği anlaşıldığından; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının alt sınırdan uzaklaşılarak teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayinine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  4. Taksirli suçlarda, bilinçli taksir söz konusu olduğunda, 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmedilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılacak olup, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.01.2019 tarihli ve 2017/12 701 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; bu durumda, hâkim somut olayın özelliklerini de gözeterek, bilinçli taksir oluşturan hâlin, niteliği, gerçekleştirilme şekli ve sayısı gibi kriterlere göre bir değerlendirme yapıp, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." biçiminde düzenlenen orantılılık ilkesine de aykırı düşmeyecek şekilde artırım oranını belirlemelidir. Bu kriterler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak incelenen dosyada; ölen sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki istiap haddi 16.910 kg olan kamyona 48.500 kg civarında (31590kg fazla yük) taşıma sınırının üstünde dingil ağırlığı aşacak ve karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda sıcak asfalt yükleme yapılması, olaydan 10 15 dakika önce aynı yerde aynı sebeple şirkete ait diğer bir aracın da kaza yapmış olması, şantiyede ... güvenliği ile ilgili gerekli önlem ve tedbirlerin alınmaması, denetimin sağlanmaması, ölen şoförün olaydan bir önce işe alındığı ve gerekli eğitimlerin yapılmadığına ilişkin hususlar dikkate alındığında bilinçli taksiri oluşturan birden fazla sebep olduğundan, sanık ... hakkında bilinçli taksir koşullarının gerçekleştiği ve sanık hakkında hükmedilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca artırılması sırasında, temel cezada 1/2 oranında artırım yapılmasında isabetsizlik görülmemiş olup, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının gerekçe gösterilmeden bilinçli taksirde 1/2 oranında arttırım yapılmasına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

  5. Yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 399 Esas 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi sebepleri ile sanık ... müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüş olup, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (B) ve (F) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerince ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 gün ve 2015/13 E. ve 2018/768 K. sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün (A) ve (B) bentlerinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" ibaresinin çıkarılması, yargılama giderlerine ilişkin paragrafa da, "mahkûmiyetine karar verilen sanıkların sebebiyet verdikleri oranda" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;

Gerekçe bölümünde (A), (C), (D) ve (E) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.12.2018 gün ve 2015/13 E. ve 2018/768 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararsüreçv.istemlerininolmadüzeltilerektemyiztevdiinehukukînedentaksirleölümeolgularonanmasınasebeplerigerekçehükümlerinesastan“olay”reddibozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim