Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9968
2023/830
16 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık ... ve sanık ... hakkında katılan ...'ya karşı, taksirle öldürme hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve (g) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında, katılan ...'ya karşı, taksirle öldürme suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2019 tarih, 2018/209 Esas, 2019/325 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine,
Sanık ... hakkında, taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası yollaması ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 18200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ... hakkında, taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrası yollaması ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereğince 15200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği, verilen hükümlere karşı katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Dairesi'nin, 30.12.2019 tarih ve 2019/2154 E., 2019/3834 K sayılı kararında; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler yerinde görülmediğinden sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvuruları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik istinaf başvurusu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, kesin olarak, sanık ... hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusu yönünden mahkumiyet kararı kaldırılarak 5271 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.12.2021 tarihli ve 2020/20158 sayılı, temyiz talebinin esastan reddi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık ... ve ... yönünden verilen beraat kararının hatalı olduğu,
2.Mahkumiyet kararı verilen sanık ... hakkında verilen hapis cezasıın adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tarihinde ... mah. ... Cad. No:43 sayılı adreste inşaat yapım çalışmasının bulunduğu, bu inşaatın yapım sahibi firmanın ... inşaat olduğu, sanık ...'ın bu şirketin yetkilisi olduğu, inşaatın kalıp ve beton dökülmesi işini Ana Demir şirketinin üstlendiği, sanık ...'ın bu şirketin müdürü olduğu, Ana Demir firmasının beton döktürme işini ... Beton şirketine verdiği,sanık ...'nın bu şirketin tesis sorumlusu olduğu, ... Beton şirketinin pompa operatörü olarak inşaatta çalışan ...'nın kalıp ustaları ile birlikte inşaatın ikinci katına çıktığı, saat 19:30 sularında karanlıkta inşaatın merdiveninden inerken asansör boşluğundan ... katına düşmesi sonucu otopsi raporuna göre künt beden travması ile husulü mümkün kafa kemiklerindeki kırıkların yol açtığı beyin kanaması (SAK) ve beyin doku harabiyeti nedeniyle öldüğü anlaşılmıştır.
-
Sanıklar aşamalardaki beyanlarında yüklenen suçu kabul etmediklerini kusurlarının bulunmadığını belirtmişlerdir.
-
Katılanın aşamalardaki beyanlarında şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
-
Soruşturma aşamasında ... güvenliği uzmanı tarafından düzenlenmiş olan 03/01/2018 tarihli bilirkişi raporunda; asıl işveren ... İnşaat ile alt işveren Ana Demir İnşaat şirketi arasında yapılan taşeronluk sözleşmesinde ağırlıklı olarak yükleniciye sorumluluk yüklenirken asıl işveren olmanın gereklerini, işçilere emniyet kemeri ve baret verildiğine dair belgeleri almadığı, sorumluluk yüklenicide olsa da yüklenicinin alması gereken önlemleri alıp almadığınıda çalışma öncesi ve esnasında denetlemesi veya denetlettirmesi gerekirken denetim ve izleme önlemlerini almadığı, sanık ...'ın denetim konusundaki bu ihmalleri nedeniyle tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın inşaat alanının aydınlatılmasının sağlanması, açık alanların kapatılması, özel levhalarla ve emniyet bantları ile görünür hale getirilmesi, uyarı ve ikaz levhalarının asılması gibi sözleşme gereği üstlendiği ... güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle asli kusurlu olduğu, sanık ...'nın gece çalışılacak inşaat alanında aydınlatmanın olup olmadığını, aydınlatma yoksa aydınlatmanın kendisi tarafından veya inşaatın sorumlusuna yaptırması, açık boşlukların kapatılmasının sağlanması gibi önlemleri almadığı gerekçesi ile tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise ... deneyimi olan kişi olması nedeniyle kendisine verilen eğitimler doğrultusunda emniyet kemeri ve baret kullanmadan çalışmanın riskli olacağını bilerek koruyucular olmadan çalışma yapmaması gerekirken kullanmadığı, aydınlatma eksikliğine rağmen dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle tali kusurunun bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
5.Kovuşturma aşamasında üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenmiş olan 25/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; asıl işveren ... İnşaat yetkilisi sanık ...'ın sözleşme ile ... güvenliği tedbirlerini alma yükümlülüğünü alt işverene devrettiğinden kusursuz olduğu, alt işveren Ana Demir yetkilisi sanık ...'ın inşaat işyeri çalışma faaliyetleri ile ilgili risk analizi çalışması yaptırmadığından tehlike ve riskleri tespit edip bunların gerçekleşmesini önlemek için tedbir alınmaması, düşme tehlikesi olan boşluk ve platformlarda korkuluk, toplu koruma önlemi alınmaması, gece çalışması yapılmasına rağmen çalışanların geçiş yollarının, merdivenlerin aydınlatılmasını sağlanmaması, ... kazasını engelleyici uyarıcı ... güvenliği levhalarını takılmaması, çalışma ortamının denetlenmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, ... Beton yetkilisi sanık ...'nın müteveffanın çalıştığı ortamı yeteri kadar izleyip denetlemediğinden ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlamadığından alt derecede tali kusurlu olduğu, müteveffanın ise kişisel koruyucu malzeme ve donanımları kullanmadığındn tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Kovuşturma aşamasında 5. celsede sanık ... müdafinin risk analiz raporu sunması üzerine aldırılan 17/04/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davanın geldiği aşama itibariyle sonradan hazırlanma kabiliyeti olan bir belge niteliğinde olup kabule şayan bulunmadığı, sanık ...'nın müteveffanın çalıştığı ortamı yeterince izleyip denetlemediği ve uygunsuzların giderilmesini sağlamaması nedeniyle alt derecede tali kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
- Sanıkların adlî sicil kaydı ve nüfus kaydı, dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Ana Demir İnşaat San ve Tic. A.Ş.'nin yüklenici firma olarak yapımını üstlendiği ... İnşaat şirketine ait ... mah. ... Cad. No:43 sayılı adreste bulunan inşaatın beton döküm işini sanık ...'nın tesis sorumlusu olduğu ... Hazır Beton San. ve Tic. A.Ş.'e yaptırdığı, ... Hazır Beton San. ve Tic. A.Ş. 'de pompa operatörü olarak çalışan müteveffa ...'nın olay günü saat 19.00 19.30 sıralarında inşaatta beton dökümü yapılırken inşaatın merdiveninden inerken aydınlatmanın olmaması nedeniyle asansör boşluğuna düşmesi sonucunda vefat ettiği somut olayda; soruşturma ve kovuşturma sırasında aldırılan rapor ve ek raporlarda sanık ...'nın olayın meydana gelmesinde alt derecede tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, Hakimlerin bilirkişilerin düşünceleri ile bağlı olmadıkları, bilirkişilerin görevinin, teknik ve bilimsel alanda Hakimi aydınlatmaktan ibaret olması karşısında tüm dosya kapsamı ve olayın meydana geliş biçimi değerlendirilerek Dairemizce soruşturma ve yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporlarındaki sanığın olayın meydana gelmesindeki kusur durumuna ilişkin görüşlere itibar edilmemiş, sanığın yüklenici firma olan Ana Demir İnşaat tarafından yapımı kendisine bırakılan inşaatın beton dökme işinde başka bir işyerine ait ... sağlığı ve ... güvenliği tedbirlerini alma sorumluluğunun bulunmadığı ve ölüm olayının meydana gelmesinde taksire dayalı kusurunun olmadığı sonucuna varılmış,
Sanıklar ... ve ... yönünden verilen mahkumiyet ve beraat kararlarında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu saptandığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Mahkumiyet Kararı Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmağı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Beraat Kararı Yönünden
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca verilen beraat kararının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık ... hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Verilen Beraat Kararı Yönünden
Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre sanık ...'nın gece çalışılacak inşaat alanında aydınlatmanın olup olmadığını, aydınlatma yoksa aydınlatmanın kendi şirketi tarafından yapılması veya inşaatın sorumlusuna yaptırılması, açık boşlukların kapatılmasının sağlanması önlemlerinin alınmaması, denetim ve gözetim yapılmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu gözetilmeksizin delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık yönünden beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi (11). Ceza Dairesinin, 30.12.2019 tarih ve 2019/2154 E., 2019/3834 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:25:15