Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/4694
2023/78
12 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bolu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/422 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 ncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli ve 2016/246772 sayılı, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine
ilişkindir.
B.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Sanığın meydana gelen olayda kusuru bulunmadığına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyiz kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Olay tarihinde ölen ...'un .inşaat firmasında işçi olarak çalıştığı, firmanın Bolu belediyesinden sözleşme ile aldığı kanalizasyon işlerini yaptığı, olay günü ... Mahallesi . Sokak üzerinde bulunan Hasanoğlu Apartmanın kanalizasyon kazısı yapıldığı, firmada işçi olarak çalışan ölen ...'un tanık İbrahim Kaynarpınar ile birlikte açılan kanalizasyonda bağlantı yapmak üzere ...'un kanalizasyon içine girdiği, kazılan kanalisazyon alanında bağlantı yapmak istediği sırada üzerine toprak göçmesi sonucu göçük olduğu, ...'un göçük altında kaldığı, ... kazasına ve tüm vücudunun toprak ile kaplı olmasına bağlı multipl travma asfiksi sonucu gelişen solunum yetmezliği ve kalp durması sonucu vefat ettiği, ... güvenliği uzmanlarınca düzenlenen bilirkişi kurulu raporunda: Kaza sonucunda vefat eden ...'un yaptığı işin tehlikesini bilecek yaşta olduğunu, kanal içerisinde çalışmakta iken toprağın göçebileceğini ya da kayabileceğini fark etmesi ve kendisini bu durumdan korumasının beklenemeyeceğini, bu nedenle ihmali, dikkatsizliği ya da tedbirsizliğinden söz etmenin mümkün olmadığını, olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı; olayın meydana gelmesinde: İnşaat işinin fenni yeterliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluluğu altında yürütülmemesi, kazı çalışmalarının yapım tekniğine uygun yapılmaması, kazılan kanalın yan yüzeylerinden toprak kaymasının önlenmesi için toprağın cinsi de dikkate alınarak yan yüzeylere uygun özelliklerde sağlam tahkimatların (kazının yan yüzeylerine yerleştirilecek ahşap ya da çelik destek elemanları) yapılmaması ya da kazıya uygun şev açısının verilmemesi, kazalıya ... güvenliği bilinci oluşturacak şekilde ... sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi, çalışmaların kontrol ve denetim altında yürütülmemesi nedeniyle meteahhit sanığın asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, bu kapsamda taksirle öldürme suçunu işlediği anlaşılmakla, buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
-
Sanık aşamalardaki beyanlarında, .İnşaat Lmt. Şirketi'nin sahibi olduğunu, ölen ...'un da şirketinde işçi olarak çalıştığını, olay günü olay yerine İbrahim Kaynarpınar isimli bir işçi ve kepçe operatörü Hamdi özkan'la birlikte kanalizasyon kazısı yapmaya gittiklerini, kendisinin olay yerinde olmadığını, sabah 9.30 gibi kendisini aradıklarını, olay yerinde göçük olduğunu söylediklerini, kazıyı yapan kişilere ... güvenliği konusunda gerekli tedbirleri alması noktasında talimatlarını verdiğini, ... güvenliği noktasında alınması gereken bütün tedbirleri aldığı kanaatinde olduğunu, herhangi bir kusurunun olmadığını düşündüğünü beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği anlaşılmıştır.
-
Tanık . 08.05.2015 tarihli kolluk ifadesinde, yaklaşık 1 aydır . İnşaat şirketinde işçi olarak çalıştığını, müteahhidin ... olduğunu, ... arkadaşları ., ... ve . ile beraber ... Mahallesi . Sokak . Apartmanın önündeki kanalizasyon bağlantısını yapmak üzere belirtilen adrese ...'ın bilgisi dahilinde gittiklerini, kepçe operatörü .nin binanın önündeki 1. kazıyı yaptıktan sonra kendisinin ve ...'un kanala inerek bağlantıyı yaptıklarını, bu kanalda herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını, diğer 2. kazıyı kazdıktan sonra kepçe operatörünün kazı işi bittiği için makinayı kapatıp makinanın yanından ayrıldığını, ...'un kanalizasyon borusunu bağlamak için kanala indiğini, kendisine boruyu kesmesi için malzeme verdiğini, o sırada kanalda herhangi bir kayma ve göçme şeklinde bir olumsuzluk gözlemlemediğini, ... boruyu keserken kendisinin harç alıp geldiğinde kanalın birden göçmüş olduğunu ve .'nin toprağın altında kalmış olduğunu gördüğünü beyan etmiştir.
-
Olay yeri inceleme raporunda, kanalın 86 cm genişliğinde 250 cm derinliğinde 14.2 m uzunluğunda olduğu, kanalın uç kısmında . Sok. üzerinde asfalt kısmın 170 cm ebadında kesilmiş olduğu, yaklaşık 1 m'lik mıcır kısımla altında bulunan toprak kısmın havanın yağmurlu olması nedeniyle kanal içine kaymış olduğu, kanal içinde sulu çamur bulunduğu, toprağın kaymasını engelleyici ve çevre güvenlik ekipmanlarının bulunmadığı belirtilmiştir.
-
Soruşturma aşamasında alınan 26.05.2015 tarihli keşif ve bilirkişi raporunda, sanık ...'ın şiddetli yağıştan sonra ve yağışlı havada kazı yaptığı, çalışanlarına yeterli eğitim vermediği, ehil kişiler gözetiminde çalışma yapmadığı ve yeterli denetim yapmadığı için olayda asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
-
Kovuşturma aşamasında inşaat mühendisi ve ... güvenliği uzmanı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 22.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda; Kaza sonucunda vefat eden ...'un yaptığı işin tehlikesini bilecek yaşta olduğunu, kanal içerisinde çalışmakta iken toprağın göçebileceğini ya da kayabileceğini fark etmesi ve kendisini bu durumdan korumasının beklenemeyeceğini, bu nedenle ihmali, dikkatsizliği ya da tedbirsizliğinden söz etmenin mümkün olmadığını, olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, inşaat işinin fenni yeterliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluluğu altında yürütülmemesi, kazı çalışmalarının yapım tekniğine uygun yapılmaması, kazılan kanalın yan yüzeylerinden toprak kaymasının önlenmesi için toprağın cinsi de dikkate alınarak yan yüzeylere uygun özelliklerde sağlam tahkimatların (kazının yan yüzeylerine yerleştirilecek ahyap ya da çelik destek elemanları) yapılmaması ya da kazıya uygun şev açısının verilmemesi, kazalıya ... güvenliği bilinci oluşturacak şekilde ... sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmemesi, çalışmaların kontrol ve denetim altında yürütülmemesi nedeniyle müteahhit sanığın asli derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir.
-
Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi yönünden
Katılanlar vekilinin sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanunun 50 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrasına göre taksirli suçlardan dolayı hükmolunan taksirli suçlardan dolayı hükmolunan uzun süreli hapis cezasının, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre, adli para cezasına çevrilebileceği düzenlenmiş olup, meydana gelen olayda asli kusurlu olan, dosyada bulunan adli sicil kaydına göre mahkumiyeti bulunmayan ve yargılama sürecindeki davranışları lehine değerlendirilen sanık hakkında, hükmolunan hapis cezasının, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Yargılama aşamasında düzenlenen 26.05.2015 tarihli keşif ve bilirkişi raporu ile uyumlu inşaat mühendisi ve ... güvenliği uzmanı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 22.01.2016 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle . 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/422 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:36