Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7175
2023/758
13 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 27.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı, 30.09.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 01.10.2013 tarihinde tutuklandığını, 31.10.2013 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan itiraz neticesinde 07.11.2013 tarihinde yeniden tutuklandığını ve hakkında tutukluluğun devamına ve mahkumiyetine karar verildiğini, Yargıtay incelemesi ile kararın bozulduğu ve müvekkilinin 05.04.2016 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, bozma üzerine yargılama sonunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiği, haksız tutuklu kaldığı süreler nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 21.04.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında verilen kesinleşmiş gerekçeli kararın tebliğ edilip edilmediği araştırılarak davanın süresinde açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava dilekçesinin kanunda belirtilen şekilde olmadığından reddi gerektiğini, davacının zararı belgelendirmesi gerektiğini, kanun gereği tazminat talep şartlarının oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı tutuklanmasına kendi sebebiyet verdiğinden tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, davacının katalog suçtan dolayı tutuklandığından tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, faiz talebinin ve faiz başlangıç tarihinin hukuka aykırı olduğunu, öne sürmüştür.
3.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/382 Esas, 2019/61 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/1574 Esas, 2019/2651 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
- Davacı vekilinin temyiz istemi;
Davacının haksız tutuklanması nedeni ile eşinden boşandığı manevi olarak yıprandığı, boşanması nedeniyle yeniden ev kurduğu ve eşya aldığı, çevresine tahliye olduktan sonra da suçsuz olduğunu anlatamadığını, müvekkilinin tutuklu olduğu süreçte emekli olduğu, tutuklandığı sürede asgari ücretten daha fazla maaş alabileceği bu nedenle hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğu, evlatlık olan çocuğuna karşı cinsel istismar suçundan yargılandığı ve bu sebeple eşinden boşandığı, manevi olarak yıprandığı bu nedenle hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir.
- Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının tutuklanmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğinden tazminata hükmedilememesi gerektiği, davacının katalog suçtan dolayı tutuklanmasına karar verildiğinden tazminata hükmedilmemesi gerektiği, davacı emekli maaşını tutuklu iken aldığından maddi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/91 Esas, 2016/122 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı, 30.09.2013 31.10.2013 tarihleri ve 07.11.2013 05.04.2016 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının gözaltı ve tutuklu kaldığı sürelerin infaz gördüğü belirlenerek ilk tutuklama dönemi için 830,47 TL maddi tazminata 30.09.2013 tarihinden ikinci tutuklama dönemi için 27.998,43 TL maddi tazminata 07.11.2013 tarihinden olmak üzere toplam 28.828,90 TL maddi tazminat 30.000,00 TL manevi tazminatın ise gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, manevi tazminatın eksik olduğundan 60.000,00 TL'ye yükseltilmesi, maddi tazminatın ise fazla olduğundan 28.490,10 TL'ye indirilmesi gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/91 Esas, 2016/122 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan yargılandığı, 30.09.2013 31.10.2013 tarihleri ve 07.11.2013 05.04.2016 tarihleri arasında 911 gün gözaltında ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama üzerine beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.01.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz sebepleri;
1.Tazminata esas dosyada davacının 30.09.2013 tarihinde gözaltına alındıktan sonra ... 3. Sulh Ceza Mahkemesi 01.10.2013 tarih 2013/95 Sorgu numarası ile tutuklanmasına karar verildiği, ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 14.01.2019 tarihli cevap yazısında davacının bu tarihler arasında ... 3. Sulh Ceza Mahkemesi 01.10.2013 tarih 2013/91 Sorgu numaralı tutukluluğunun infaz gördüğü, tazminata esas ... 3. Sulh Ceza Mahkemesi 01.10.2013 tarih 2013/95 Sorgu numaralı kararının infaz görmediğinin belirtilmesi karşısında, davacı hakkında 01.10.2013 31.10.2013 tarihleri arasında tutukluluğu ile ilgili tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
- Tazminat talebinin dayanağı olan dosya kapsamında davacının tutuklu kaldığı sürenin, ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/687 Esas – 2014/507 Karar sayılı ceza dosyasındaki mahkumiyetinden aynı mahkemenin 17.03.2020 tarihli ek kararı ile mahsubuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bu husus araştırılarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin fiilen mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş olması halinde ne kadarının mahsup edildiği hususu kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulup, 5271 sayılı Kanun 144 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının a bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, tutuklu kalınan sürenin tamamının mahsup edildiğinin tespit edilmesi halinde davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmolunması, bir kısmının mahsup edildiğinin tespiti halinde ise mahsup edilmeyen kısmına ilişkin olarak maddi ve manevi zarar dikkate alınıp, mahsup edilen kısım için ise makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, bu husus hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Kabul ve uygulamaya göre;
Tutuklu kaldığı dönemde emekli olan ve bunun dışında kayıtlı bir çalışması bulunmayan davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte; davacının 01.10.2013 31.10.2013 tarihleri arasındaki tutukluluğunun infaz edilmemiş olması nedeniyle maddi tazminatın 07.11.2013 05.04.2016 tarihleri arasındaki dönem için 27.642,90 TL verilmesi gerekirken bu miktarın üzerinde kalacak şekilde 28.490,10 TL olarak davacıdan alınarak davalıya verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz sebepleri;
Kabul ve uygulamaya göre;
- Maddi tazminat talebi yönünden;
Tutuklu kaldığı tarihte emekli olan ve bunun dışında kayıtlı bir çalışması bulunmayan davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
- Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A 1, A 2, B 2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 10.10.2019 tarihli ve 2019/1574 Esas, 2019/2651 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:26:34