Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/8785

Karar No

2023/635

Karar Tarihi

2 Mart 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 Tarihli ve 2015/717 E., 2016/578 K. sayılı kararı ile Sanık ... hakkında;

a. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü ve ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca günlüğü 40,00 TL'den olmak üzere neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

b. Taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca günlüğü 40,00 TL'den olmak üzere 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2020 tarihli ve 2016/326196 sayılı, bozma bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği;

Sanık ...'in, TCK'nın 44/1 maddesi gereğince zarar suçu olan ve daha ağır cezayı gerekitiren "Bilinçli Taksirle Yaralamaya Neden Olma" suçundan cezalandırılması gerekirken mahkemece, ayrıca "Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma" suçundan da cezalandırılmasının usul ve yasaya uygun düşmediğine,

ilişkindir.

B. Sanık ...'in Temyiz İsteği;

  1. Kastı olmadığı için cezanın bozulması gerektiğine,

  2. Müştekinin zararını giderecek maddi gücünün bulunmadığına,

  3. Pişman olduğuna, tayin edilen cezaya,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. Olay günü saat 21:45 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde gece vakti, iki yönlü iki şeritli asfalt kaplama yolda seyir halinde iken, apartman önündeki park yerine giriş yapmak istediği sırada aracının ön kısımları ile karşı istikametten gelen müşteki ...'ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile çarpıştığı, çarpmanın etkisiyle motosikletin ... Apartmanı önünde park halinde bulunan bir araca çarptığı, meydana gelen trafik kazasında müşteki ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın sola dönüş kurallarına uymadığından tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmaktadır.

  2. Trafik kazası tespit tutanağında ...'in sola dönüş kurallarına uymadığından kusurlu olduğu, ...'ın ise kural ihlali olmadığının belirtildiği, kazadan 47 dakika sonra ... Devlet Hastanesinden alınan doktor raporunda, sanığın alkolmetre sonucuna göre 0,63 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.

  3. Sanığın kaza tespit tutanağında kazadan 10 dakika sonra yapılan ölçüm sonucuna göre 0,95 promil alkollü olduğunun belirtildiği görülmüştür. Tanık U.A.'nın kolluk ve duruşmadaki anlatımları, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi dosya kapsamında mevcuttur.

  4. Sanığın atılı suçlamaları kabul ettiği, duruşmada alınan ifadesinde; "...aracı kullanmadan önce bira içmiştim. Aracımı başka yere park etmek için direksiyona geçtim fakat motosikletle çarpıştık. Ben daha önce de alkollü ... kullanmaktan ehliyetimi kaptırmıştım. Bu nedenle olay anında ehliyetim yoktu. Polisler olay yerine yarım saat sonra geldiler. Alkol ölçümü olaydan yaklaşık yarım saat sonra yapıldı. Müştekinin zararını gidermedim..." şeklinde savunma yaptığı anlaşılmıştır.

  5. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23.11.2015 tarihinde şüpheliler ... ve ... hakkında; "...Mala zarar verme suçununu kovuşturmasının şikayete bağlı suçlardan olduğu, mağdurun şüphelilerden şikayetçi olmadığı, şüpheli ...'ın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile ilgili olarak; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5 maddesinde; "Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak ... kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır." 48/7 maddesinde ise "Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer ... sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." denilerek hususi otomobilde 0,50 diğer araçlarda ise 0,21 promil üzeri alkollü ... kullanmanın yasaklandığı, şüphelinin tespit edilen alkol miktarının yasal sınırın altında kaldığı, bu bağlamda şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenlerle şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasının mümkün olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla..." gerekçeleri ile 2015/2975 soruşturma numaralı dosyada ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmaktadır.

  6. Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığına ait 12.11.2015 tarihli adli raporda, müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

  7. Müşteki ...'ın duruşmada alınan ifadesinde, "... sanık kullandığı ... ile sinyal vermeden benim bulunduğum şeride girdi ve kullanmakta olduğum motoruma çarptı. Bundan dolayı 500 TL maddi zararım oluştu. Bu zararımın giderilmesini istiyorum. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istemiyorum..." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir.

  8. Sanık ...'e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Trafik güvenliğini tehlikeye sokma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 2 3. fıkralarında düzenlenen ''trafik güvenliğini tehlikeye sokma'' suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179. maddesinin 2. fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan iki yıla kadar hapis cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; bozmayı gerektirmiştir.

B. Sanık Hakkında Taksirle yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Sanığa isnat edilen eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 89. maddesinin 1 2 3. fıkralarında düzenlenen ''taksirle yaralama'' suçuna ilişkin olduğu, taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verilmesi halinde gerçekleşecek olan taksirle yaralama suçu için TCK'nın 89. maddesinin 1. fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası'' olarak belirlendiği; 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye, 7188 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan ''01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirilmiş ise de; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas 2020/33 Karar sayılı ve 16.03.2021 tarihli 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı iptal kararları ile ''...kovuşturma evresine geçilmiş..., ...hükme bağlanmış...'' ibarelerinin, aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi sebebiyle;

Kovuşturma evresine geçilmiş veya hükme bağlanmış olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1 d bendinde yer alan kesinleşmiş hükümler haricindeki düzenlemelerin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmayıp, Ceza Muhakemesi Kanununda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerekmekle birlikte, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasına göre; ''mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.'' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararlarının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin ve CMK'nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, TCK'nın 7. maddesi ile CMK'nın 251. maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle, sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve gereği için dosyanın, ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 Tarihli ve 2015/717 E., 2016/578 K. sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztevdiinev.süreçolgularsebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim