Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7212
2023/62
11 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Taksirle Yaralama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2013 tarihli ve 2012/980 Esas, 2013/446 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.09.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
-
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.09.2018 tarihli ve 2018/304 Esas, 2018/514 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2018/3514 Esas, 2019/1062 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle sürü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli ve 2019/85536
sayılı, temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi
-
Kusurlu olmadığına,
-
Alkollü olmasının kazaya etken olmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
-
Kusur durumuna,
-
Trafik kazasının meydana gelmesine sanığın aldığı alkolün etkili olmadığına,
-
Cezanın fazla olduğuna,
-
Ek savunma hakkı verilmeden bilinçli taksir hükümlerinin uygulandığına,
-
Sürücü belgesinin geri alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
C. Katılan ... vekilinin Temyiz Sebebi
-
Eksik ceza tayin edildiğine,
-
Sürücü belgesinin geri alınması süresinin caydırıcı olmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Olay tarihinde müşteki ...'in sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracı ile... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken Eski Devlet Sahil Yolu Caddesi Bohem Pastanesi kavşağına geldiğinde müştekiye fasılalı sarı ışık yanarken deniz tarafından sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı aracı ile 2 Nolu Beşirli istikametine fasılalı kırmızı ışıkta sola dönüş yaptığı esnada araçların çarpıştıkları, olayda R.... ve ...'in basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olacak şekilde, ...'in ise basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, uzman bilirkişi tarafından verilen 07/05/2013 tarihli rapora göre, müşteki ...'in kusurunun olmadığı, sanığın "dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye zorunludur kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, sanığın kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafii bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, karşı tarafın aracının önce müvekkilinin aracına kafadan vurup ondan sonra fren izinin oluştuğunu, hız hesabının yanlış yapıldığını, oluş saatine ilişkin değerlendirmenin de yanlış olduğunu bildirmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunun oluşa uygun olduğu kabul edilerek hükme asas alınmıştır.
-
Sanığın, alınan savunmasında ; "Ben olay tarihinde yönetimimdeki 4..... plaka nolu aracım ile ... dan... istikametine doğru giderken Beşirli de lambalarda durdum, sol tarafa geçiş yapacaktım, lamba bana yeşil yandı, ben hareket ettim, karşıdan aşırı süratle minübüs tipli bir ... geldi hiç fren yapmadan bana vurdu, 20 metre ileride durmuş, sonradan haberdar oldum, bana yeşil ışık yanıyordu, bu nedenle sola geçiş yaptım, saat 22.30 civarı idi bana normal yeşil ışık yandığı için ben normal yoluma devam ettim, ben de çok az birşey alkol vardı" şeklinde savunmada bulunmuştur.
-
Katılan ...'nin alınan beyanında; "Ben... dan geldim, Karyşıyaka istikamitene dönecektim, Beşirli Kilerde Bohem Pastanesinin karşısındaki kavşakta düz yolda seyrediyordum, ben düz seyredecektim, bana fasılalı sarı ışık yanıyordu, karşı ... istikametinden bir ... geliyordu, ... kavşağa girdiğinde ben kavşağı yarılamıştım, şahsı durur sandım, ancak durmadı, dönüşüne devam etti, ben geçti sandığım anda gürültü oldu, benim aracımın önüne arıc ile girince ben ona çarpmak zorunda kaldım, dediğim gibi bana fasılalı sarı ışık yanıyordu, ona da fasılalı kırmızı ışık yanıyordu, normade onun benim geçişimi beklemesi gerekirken beklememiştir, benim herhangi bir kusurum yoktur, ben sanıktan şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum, davaya da katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Katılan ...'ün aşamalarda şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu görülmüştür.
-
Sanığın eylemi neticesinde katılanlarda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak;
1 ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 04/12/2012 tarihli raporda;
"Mevcut tıbbibelgelere göre;
Kişide rotator cuff tendon yaralanmasına neden olan travmasının;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3 İşlevde sürekli zayıflama işlev kaybı ve yüzde sabit iz oluşturabilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.
"
Şeklinde kanaat bildirilmiştir.
2 ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 11/07/2012 tarihli raporda;
"Mevcut tıbbi belgelere göre;
Kişide meydana geldiği bildirilen yaralanma arızasının,
1 Yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
3 İşlevde sürekli zayıflama işlev kaybı ve yüzde sabit iz oluşturabilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.
"
Şeklinde kanaat bildirilmiştir.
3 ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/06/2012 tarihli raporda;
"Akçaabat Haçkalı Baba Devlet Hastanesinin tarih ve 943 25084 sayılı raporun incelenmesinde; trafik kazası ifadesiyle müracaat eden hastanın yapılan muayenesinde; genel durumu iyi, bilincinin açık olduğu, diğer sistem muayeneleri normal olarak değerlendirildiğinin kayıtlı olduğu,
Mevcut tıbbi belgeye göre şahısta herhangi bir travmatik lezyon ve sekel olmadığı kanaatini bildirir rapordur."
Şeklinde kanaat bildirilmiştir.
4 ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/06/2012 tarihli raporda;
"Mevcut tıbbi belgeye ve muayene bulgularana göre;
Kişide meydana gelen yumuşak doku yaralanma arızasının;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
3 İşlevde sürekli zayıflama işlev kaybı ve yüzde sabit iz oluşturabilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.
"
Şeklinde kanaat bildirilmiştir.
5 ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25/06/2012 tarihli raporda;
"Mevcut tıbbi belgeye ve muayene bulgularına göre;
Kişide meydana gelen yumuşak doku yaralanma arızasının;
1 Şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2 Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu,
3 İşlevde sürekli zayıflama işlev kaybı ve yüzde sabit iz oluşturabilecek nitelikte olmadığı, kemik kırığı ve çıkığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.
"
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
-
Tanık A. beyanları dosya kapsamında bulunmaktadır.
-
Kolluk güçlerince tanzim olunan 10.06.2012 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre sanığın Karayolları Trafik Kanunu nun 84 üncü maddesinde yer alan "kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak" kuralına uymaması sebebiyle tam kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür.
-
Yargılama aşamasında düzenlenen 07.05.2013 tarihli Trafik Bilirkişi Raporuna göre, katılan ...'nin idaresindeki ... ile... istikametinden ... ili istikametine seyir halinde iken olay mahalli kavşağa geldiğinde kendisine sarı fasılalı ışık yanarken sanığın idaresindeki ... ile kendisine yanan fasılalı kırmızı ışığa rağmen durmaksızın kavşaktan sola dönüş yaptığı ve katılanın aracına çarptığı, bu kapsamda sanığın Karayolları Trafik Kanunu nun 53 üncü maddesinde yer alan "sağa ve sola dönecek olan sürücüler dönüşe başlamadan önce sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkı vermeye, dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeye zorunludurlar" kuralına aykırı davranarak tam kusurlu olduğunu belirttiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ... 61 DY 496 plaka sayılı aracıyla, Akçaabat ilçesi istikametinden ... ili istikametine doğru seyir halinde iken, eski devlet sahil yolu caddesi, Bohem Pastanesi kavşağına geldiğinde, kendi istikametine fasılalı sarı ışık yanarken, karşı istikametten sanık ... yönetimindeki ....plaka sayılı aracı ile 1,98 promil alkollü olduğu halde 2 nolu Beşirli istikametine fasılalı kırmızı ışıkta kontrolsüz bir şekilde ve karşıdan gelen araca geçiş üstünlüğü tanımadan sola dönüş yaptığı esnada araçların çarpıştıkları, olayda mağdurlar ..., ... ve katılan ...'nin BTM ile giderilebilecek şekilde, katılan ...'in BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandıkları, katılan ...'in kusurunun olmadığı, sanığın dönüş sırasında karşıdan gelen ve emniyetle durdurulamayacak kadar kavşağa yaklaşmış olan taşıtların geçmesini beklemeyerek kazanın meydana gelmesine neden olmak suretiyle olayda tam kusurlu olduğu, böylece sanığın atılı suçu işlediği adli rapor, bilirkişi raporu, tarafların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı gereğince anlaşılmıştır.
2.Sanığın atılı suçu işlediği yukarıda belirtilen gerekçelerle kabul edildiğinden, ilk derece mahkemesinin suçun işlendiğine yönelik kabulü yerindedir. Ancak, sanığın olay tarihinde 1,98 promil alkollü olması sebebiyle atılı suçu bilinçli taksir altında işlediği anlaşıldığı, ilk derece mahkemesince bilinçli taksirden dolayı artırım yapılmaması, ayrıca TCK'nun 3, 22/4 ve 61.maddesindeki düzenlemeler gözönüne alınarak sanığın kusur durumu, meydana gelen zarar ile orantılı makul bir temel ceza belirlenmesi gerekirken, temel cezanın 6 ay olarak belirlenmesi hukuka aykırı kabul edilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın bilinçli taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyetsuçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyizi Yönünden
- Kusurlu Olmadığı Yönünden
Oluş, dosya kapsamı, 10.06.2012 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile uyumlu nitelikteki 07.05.2013 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu kapsamında sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Alkollü Olmasının Kazaya Etken Olmadığı Yönünden
Sanığın kazadan 39 dakika sonra düzenlenen adli muayene raporuna göre 1,98 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, buna göre somut olayda kaza sırasında yaklaşık 2.16 promil alkollü olduğu ve Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden
- Kusurlu Olmadığı Yönünde
Oluş, dosya kapsamı, 10.06.2012 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile uyumlu nitelikteki 07.05.2013 tarihli Trafik Bilirkişi Raporu kapsamında sanığın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Alkollü Olmasının Kazaya Etken Olmadığı Yönünden
Sanığın kazadan 39 dakika sonra düzenlenen adli muayene raporuna göre 1,98 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, buna göre somut olayda kaza sırasında yaklaşık 2.16 promil alkollü olduğu ve Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Cezanın Fazla Olduğu Yönünden
Sanığın bilinçli taksirle yaralama eylemini işlediği olayda, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması ile bilinçli taksir hükümleri gereği cezanın 1/3 oranında arttırılması oluş ve dosya kapsamına uygun görülduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Ek Savunma Hakkı Verilmeden Bilinçli Taksir Hükümleri Uygulandığı Yönünden
... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, istinaf başvurularının kabulüne karar vererek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı olarak yaptığı yargılama sırasında, 01.04.2019 tarihli celsede sanığa 5237 Sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verildiği görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sürücü Belgesinin Geri Alınmasının Hukuka Aykırı Olduğu Yönünden
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği husunun hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Katılan ... Vekilinin Temyizi Yönünden
- Eksik Ceza Tayin Edildiği Yönünden
Dosya kapsamına göre tam kusurlu olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği, bilinçli taksir hükümleri uygulanarak cezada yasal sınırlar içerisinde arttırım yapıldığı görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
- Sürücü Belgesinin Geri Alınması Süresinin Caydırıcı Olmadığına Yönünden
5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesi, hakimin takdirinde bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2019 tarihli ve 2018/3514 Esas, 2019/1062 Karar sayılı kararında sanık, sanık müdafii ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:46:06