Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/9769
2023/6075
28 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/51 E. 2016/233 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, beraat kararı verilmiştir.
- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2020 tarihli ve 2016/173564 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanıkların beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna,
3.Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
4.Diğer temyiz sebeplerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
-
"Her ne kadar sanıklar hakkında izinsiz define aramak suçlaması ile cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de kazının gündüz vakti herkesin rahatlıkla görebileceği zamanda ve yerde yapılmış olması, sanıkların savunmaları doğrultusunda ...'ın babasının evinde bulunan tuvalet ile foseptik çukuru olarak kazılan yer arasındaki 3 metrelik mesafenin sanıkların savunmasını doğrulaması, kazı yapılan yerde ve civarında kültür ve tabiat varlığına rastlanmaması göz önüne alındığında aksi kanıtlanamayan sanıkların savunmalarına itibar edilmiş buna göre unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraatlerine dair aşağıda yazılı karar verilmiştir." denilmektedir.
-
Sanık ... savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum bu konuda daha önce verdiğim ifadem doğrudur olayın meydana geldiği yer babamın evinin hemen dibidir burada kanalizasyon ve foseptik çukuru yoktu bu konuda belediyeye başvurumuzda oldu ancak belediye başvurumuza cevap vermedi bsunun üzerine arkadaşlarım diğer sanıklarla birlikte foseptik çukuru kazmaya karar verdik yaklaşık 1,5 mt kazdıktan sonra önce yunus ekibi geldi ne yaptığımızı sordu bizde söyledik belediye görevlilerini çağırdılar onlarda bu şekilde çukur açmanın yasak olduğunu söylediler. İlave olarak tekrar dilekçe vermemizi söylediler biz işi bıraktık. Pazartesi günü belediyeye dilekçe verdim. Araştıracaklarını söylediler ancak tekrar yanıt verilmedi. Ben bir daha kuyu ile uğraşmadım. Sadece ertesi gün yani 8 kasımda çocukların düşmesini engellemek için çukurun üzerini ağaçla kapattım. Daha sonra bu çukurun kim tarafından kazılmaya devma edilidğini bilmiyorum dedi Hazırlık ifadesi okundu, soruldu, ifadem doğrudur, dedi. Raporlar vae tutanaklar okundu soruldu: Müze müdürlüğü tarafından düzenlenen tutanaktaki çukurun kim tarafından kazıldığını bilmiyorum diğerlerine itirazım yoktur." demiştir.
-
Sanık ... savunmasında; "Sanık ...'a eşi ile aynı pastanede çalışmamız nedeni ile tanıyorum ... ın babasının evi çalıştığımız pastanenin 2 km uzağındadır. ... da eşi nedeni ile işyerimize gelir gider 1 gün bisze babasının evine tuvalet çukuru kazılacağını söyleyerek yardım istedi bizde bu çukuru kazmak için gittik. Kullandığımız malzemeler hilti, kazma kürek gibi çukur kazmaya yarayan eşyalardı üzeri bantlı bakır çubuğu toprağa saplayarak toprağın kayalık mı yumuşak mı olduğunu anlamaya çalışıyorduk. Kesinlikle define arama gibi bir düşüncemiz yoktu. Kazı yaptığımız yerin yaklaşık 200 metre yanında pazar vardı ortalık hareketliydi gündüz vakti bu şekilde define aramak mümkün değildir. Suçsuzum beratimi isterim dedi. Soruldu: polisin ve belediye görevlilerinin gelmesinden sonra biz kazıyı bıraktık daha fazla kazmadık sonrasında bu yeri kimin kazdığını bilmiyorum dedi Hazırlık ifadesi okundu, soruldu, ifadem doğrudur." demiştir.
-
Sanık ... savunmasında; "Sanık ... ın savunmasına aynen iştirak ediyorum kendisi arkadaşımdır. Ben ... ın çalıştığı işyerinin yakınında başka bir işyerinde çalışıyorum. Olay tarihinde kendileri foseptik çukuru kazmaya giderken beni de çağırdılar bende yardım etmek için gittim kazı yaparken önce polisler sonra belediye yetkilileri geldi bize kazı yapmanın yasak olduğu söylenince bizde kazmayı bıraktık. Define arama gibi bir kastım yoktur suçsuzum beraatimi isterim dedi Soruldu: blunan bakır çubuk ince uçlu bir metaldi toprağın yumuşak olup olmadığını tespit etmek için toprağa saplamak amacı ile kullanıyorduk başka bir kullanma amacımız yoktur dedi Hazırlık ifadesi okundu, soruldu, ifadem doğrudur." demiştir.
-
Sanık ... savunmasında; "Suçlamayı kabul etmiyorum, ben ... ile aynı işyerinde çalışıyorum ... ın eşi de bizim pastanemizde çalışır olay günü foseptik çukuru kazılacağı söylenerek bizden yardım istendi 30 TL de yevmiye verileceği söylendi bende bu amaçla çukuru kazmaya gittim bundan sonraki gelişmeler diğer sanıkların savunmalarında belirttiği şekilde gerçekleşti suç işleme kastımız yoktur define aramak gibi niyetimizde yoktur gündüz vakti herkesin görebileceği bir ortamda define aranması mümkün değildir. Bu nedenle beraatimi isterim, dedi. Hazırlık ifadesi okundu, soruldu, ifadem doğrudur, dedi Raporlar vae tutanaklar okundu soruldu: müze müdürlüğü tarafından düzenlenen tutanaktaki çukurun kim tarafından kazıldığını bilmiyorum diğerlerine itirazım yoktur." demiştir.
-
Müze müdürlüğü raporunda, dava konusu yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi kapsamındaki yerlerden olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Olay günü saat 14.45 sıralarında Yunus Timleri tarafından, Muratdede Mahallesinde 1 nolu evin yanındaki boş alanda kaçak kazı yapıldığının fark edildiği, şahıslara ne yaptıkları sorulduğunda foseptik çukuru kazdıklarını söyledikleri, şahısların ..., ..., ..., ... olduğunun, kazı çukurunun 1.5 m derinliğinde, 1.20 cm genişliğinde olduğunun tespit edildiği, kolluk ekipleri tarafından olay yerine ilişkin fotoğraflama tutanağı düzenlendiği, bahse konu yerin ...’a (sanık ...'ın babası ) ait ikametin tuvaletinin 3 m uzağında, tuvalete göre daha çukurda, kayaların dibinde olduğu tespit edilerek fotoğraflandırıldığı, sanıkların aşamalardaki beyanlarında üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, sanık ...'ın babasına ait evin tuvaletine foseptik çukuru kazdıklarını, kazı yapılan yerin herkes tarafından görülen alan olduğunu ve gündüz vakti olduğunu, define bulmak için kazı yapmadıklarının beyan ettikleri dosya kapsamında, sanıkların kazıyı kültür varlığı bulmak amacıyla yaptıklarına, üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Mahkemece yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisi sırasında, ilgili yasa maddesinin gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kararda (2 3) nolu bentlerde belirtilen husus dışında hukuka aykırılık görülmemiş olup, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2 3) nolu bentte açıklanan nedenle Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci paragrafı çıkartılarak yerine "Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/2 e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine," ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:00