Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6844

Karar No

2023/605

Karar Tarihi

28 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 02.12.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının kamuoyunda balyoz davası olarak bilinen davada Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan yaklaşık üç yılını cezaevinde tutuklu olarak geçirdiğini, yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine hükmedildiğini ancak Anayasa Mahkemesinin hak ihlaline dair kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonrası beraatine hükmedilerek hükmün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiğini; dolayısıyla maddi ve manevi tazminat talep etme hakkının doğduğunu belirterek, tutuklu kaldığı süreçte tayin bedelinin kesilmemesi gerekirken kesilmesi, yakınlarının kendisini cezaevinde ziyaret amacıyla yaptıkları masraflar, kantin harcamaları, maaşından yapılan kesintilerin faizi, pilot olan davacının tutuklandığı sürede gerçekleştiremediği uçuşlarından aldığı ek ödemeler, yeniden yargılama sürecinde emekli olduktan sonra sivil pilot olarak çalışamaması sebebiyle uğradığı kazanç kaybı ve yargılama süresince ödediği avukatlık ücreti sebebiyle 287.119,00 TL maddi, yargılama boyunca yaşadığı derin üzüntü ve haksızlıklar sebebiyle 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 07.01.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kanunda belirtilen koşulları dışında yapılmış bir işlem olmadığını, talep edilen miktarların fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye neden olacak nitelikte olduğunu, açılan davanın 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamına bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

  3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2016 tarihli ve 2015/491 Esas, 2016/368 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin reddiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/9 Esas, 2017/844 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2021 tarihli 2021/113530 sayılı tebliğnamesi kararın onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davalı vekilinin temyiz istemi, davacının kanuna aykırı şekilde tutuklanmadığına, tutuklama süresinin makul olduğuna; dolayısıyla tazminat şartlarının gerçekleşmediğine, hükmedilen tazminat miktarının hak ile nesafet ölçülerine uygun olmayıp sebepsiz zenginleşmeye neden olacak miktarda olduğuna ve davacı lehine nisbi vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 10.10.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldıktan sonra beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün, 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği ve haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının 02.12.2015 tarihinde açıldığı, davanın süresinde açıldığı ile tutuklama tedbirinin haksız uygulama niteliğine büründüğü, davacının haksız tutuklama nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığı, davacının tutuklu bulunduğu süre dikkate alınarak zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek uygun miktarda tazminata karar verilmesi hususunda yasal şartların oluştuğu tespit edilerek, maddi tazminata ilişkin taleplerin idari yargı görev alanında kaldığından şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine, davacının sosyal ve ekonomik durumuna hal ve mevkiin icabına, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar gözetilmek suretiyle, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerektiği kanaatiyle davacı lehine 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme sonrasında 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davacının ailesinin duruşmalara katılmak için yaptığı seyahat masrafları, cezaevinde yapmış olduğu harcamalar, özlük hakları bakımından uğradığı kayıplar, davacının alamadığı tayın bedeli kesintisi, Yargıtayın yerleşik içtihatları da dikkate alınarak maddi tazminat talebinin reddine, davacının tutuklu kaldığı süre, atılı suçun niteliği, tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle davanın kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer gözetilerek ilk derece mahkemesince verilen 200.000,00 TL manevi tazminat yüksek bulunarak 110.000 TL manevi tazminatın 18.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan ... Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 10.10.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 983 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili, görevli mahkemeye davanın açıldığı, 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) fıkrasında öngörülen yasal şartların oluştuğu ve davacı hakkında tazminat isteme koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin tutuklamanın yasal olduğuna ve tazminat şartlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu tespit edilmiş ise de; temyiz edenin sıfatına göre bu husu bozma nedeni yapılmamış, açıklanan nedenlerle de davalı vekilinin manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili tarafından davacının tutuklanma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına ve mahkemece de taleple bağlılık ilkesi gereği bu tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekmesine rağmen 11.10.2011 tarihinde tutuklanan davacının hakkında hükmedilen tazminata tutuklandığı tarihten sonraki bir tarih olan 18.10.2011 tarihten itibaren yasal faize hükmedilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılmamış, zararın doğduğu tarihin haksız işlem tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinden tutuklama tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin tutuklama tarihinde manevi zarar oluşmadığından bu tarihten itibaren faiz uygulanmasına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

15.08.2017 tarihli 694 sayılı KHK ile yapılan değişiklik öncesi haliyle 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasının karar tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle davacı hakkında hükmedilen tazminat miktarına göre nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin vekalet ücretinin maktu yerine nisbi hesaplandığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacının tutukluluk döneminin son bir yılının emekli olarak geçirdiğini beyan etmesine rağmen, davacının emekli olduğu tarih tespit edilerek, emekli olduğu tarih ile tahliye olduğu tarih arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak miktarın maddi tazminat olarak hükmolunması yerine kazanç kaybına ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de; bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2017/9 Esas, 2017/844 Karar sayılı kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîreddiistemininsüreçv.tevdiineonanmasınagerekçesebeplerikonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim