Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/11408
2023/6048
28 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/580 E., 2016/275 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, tanık ...'nın temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
- Eksik inceleme ile karar verildiğine,
2.Verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin Kabulü;" Yapılan yargılama sonucu sanık savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kolluk tutanakları, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/287 Esas sayılı dosyası ile tekmil dosya mündericatının birlikte değerlendirilmesinde; her ne kadar sanık hakkında Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarih ve 2015/3845 Esas sayılı iddianamesi ile patlatma yapmak sureti ile tarihi eser aradığı bu şekilde 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması amacı ile kamu davası açılmış ise de esasen sanık hakkında anılan iddianamenin düzenlenmesine esas beyanın tanık ... ve oğlu tanık ...'nın anlatımı olduğu, adı geçen hakkındaki soruşturmanın, dosya arasına celb edilen iletişim kayıtları kapsamına göre tanık ...'nın 07.03.2015 günü saat 19:38:13 sularında gerek jandarmaya ait 156 haber hattını gerekse hemen akabinde saat 19.40:42 sularında Fethiye İlçe Jandarma Komutanlığı adına kayıtlı 6561018 numaralı hattı arayarak ihbarda bulunması üzerine başlandığı, ihbar üzerine mahalline gidilerek tutulduğu belirtilen 07.03.2015 tarihli tutanak kapsamına göre Deveciler Mevkiinde bulunan tonozlu mezarın bir metre yakınında bir metre derinliğinde iki metre çapında çukur açılmış olduğunun tespit edildiği, tanık ...'nın, olay günü ...'nın oğlu ...'nın kendisini arayarak patlatmadan haber ermesi üzerine durumu kolluğa bildirdiğini, ...'nın, kendisine sanık ...'nun, oğlu ile birlikte patlamadan önce aracı ile geçtiğini gördüğünü söylediğini beyan ettiği, sanık aleyhine görgüye dayalı bilgisi olmayan tanık ...'nın iddialarının esasen baba oğlu tanıklar ... ve ...'nın anlatımlarına dayandığı, adı geçen tanıklardan ...'nın hazırlıkta alınan ifadesinde özetle sanığın patlamadan önce olay yerinden ayrıldığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında keşif esnasında alınan beyanında patlamadan sonra dışarı çıktığında sanığın arabasını gördüğünü beyan ederek 07.03.2015 günü (kışın) meydana geldiği iddia edilen patlamanın yaz aylarında olduğunu beyan ettiği, ...'nın hazırlık aşamasında alınan iki ayrı ifadesinden savcılıkta olanında sanığın patlamadan önce ayrıldığını gördüğünü beyan etmesine rağmen kollukta alınan ifadesinde sanığın aracını patlamadan bir saat önce park etmiş vaziyette gördüğünü ve patlamanın 07.03.2015 tarihinde olduğunu beyan ettiği ancak 04/03/2016 tarihli keşif esnasındaki tanıklığında sanığın patlamadan 1 1,5 saat kadar sonra geçtiğini olayın da ( keşif tarihinden ) 3 5 ay kadar önce olduğunu beyan ettiği, adı geçen iki tanık dışında kalanların bu tanıklar gibi aleyhe beyanları bulunmadığı, yargılama konusu işbu olaydan önce Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2014 tarih ve 2014/2282 Esas sayılı iddianamesi ile açılarak 2014/287 Esas sayısı ile mahkememizde görülen davaya konu 29.06.2014 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen ve sanıkları arasında işbu davamız tanıklarından ...'nın da yer aldığı olayda tanık ... ve Osman Kılıç hakkında, işbu davamız sanığının kendilerini arazi içerisinde patlayıcı madde ile patlatma yaparak tarihi eser aradığı bu şekilde izinsiz patlayıcı bulundurmak ve 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dolayı yapılan yargılamada tanık ... ve Osman Kılıç'ın her iki suç bakımından eylemleri sabit görülerek cezalandırılmalarına karar verildiği, bu durumda sanık ... ile tanık ... arasında husumet bulunduğu anlaşılmış ve belirtilen şekilde sanık ...'nun iddia konusu suçtan dolayı birbiri ile ve kendi arasında çelişkili görülen baba oğlu tanıkların doğrudan görgüye dayalı olmayan ve bu nedenle sanığın cezalandırılmasına yeter kesinlikte ve her türlü şüpheden uzak mahiyette görülmeyen beyanları dışında delil bulunmamasına göre sanığın beraatine karar verilmiştir." denmiştir.
B. Sanık savunmasında; "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Şu an üzerinde bulunduğumuz keşif alanı eşime ait arazi içerisindedir ancak evim buraya oldukça uzak bir mesafededir.Öncesinde bu arazinin başka bir bölümünde patlatma yapılarak tarihi eser aranması nedeniyle suçüstü yakaladığım ...'nın olayı nedeniyle böyle bir olaya muhatap olduğumu düşünüyorum.Suçlama bundan kaynaklanmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A.Tanık ...'nın 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Temyiz İsteği Yönünden;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599 190, 28.03.2017 gün ve 214 206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden tanık ...'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
B....'nun 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Temyiz İsteği Yönünden;
07.03.2015 günü saat 22:00 sıralarında Döğer Mahallesinde patlama sesi duyulduğu ihbarı üzerine Jandarma görevlilerince aynı gün saat 22:45'te ihbara konu alana gidildiği, tonozlu mezarın yaklaşık bir metre yakınında bir metre derinliğinde iki metre çapında çukur olduğunun tespit edildiği, 09.03.2015 tarihinde müze müdürlüğü görevlilerince yapılan kontrollerde Seydikemer ilçesi, Döğer Mahallesi, Deveciler Mevkiinde bulunan tonozlu mezar yapısının yaklaşık 1 metre yakınında bulunan anakayanın dinamitle parçalanmış olduğu, tonozlu mezar çevresinde yapılan incelemede mezarın içinde de kaçak kazı yapıldığı tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında husumetli olduğu ve görgüye dayalı bilgisi olmayan tanık ...'nın ve birbiri ile ve kendi aralarında çelişkili baba oğul olan tanıkların beyanlarından başka cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil olmadığından bahisle beraat kararı verildiği anlaşılmakla;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A.Tanık ...'nın 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden tanığın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, tanık ...'nın temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B....'nun 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/275 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:32:00