Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/4555

Karar No

2023/5997

Karar Tarihi

1 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/25 E., 2016/38 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2016 tarihli ve 2015/25 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun 'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, "sanığın üzerine atılı suçu işlemediği" gerekçesine dayanarak beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27/09/2002 tarihli ve 2016/156388 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebebi; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Yerel Mahkemenin Görüşü;

"10/07/2013 günü ölen ...'in, saat 13:30 sıralarında Yukarıkardere köyünde, köy yolundan yürüyerek evine doğru gitmekte olduğu, bu sırada aynı köyden sanık ...'in harmandan topladığı samanı harala doldurup atına yüklediği ve ölen ile aynı yoldan evine gitmekte olduğu, sanık ...'nin atını serbest bıraktığı ve kendisi arkada, atı 50 metre önde ilerlerken, at üzerindeki saman haralının yol kenarında yürümekte olan ...'e çarptığı, Olay Yeri İnceleme Raporundan anlaşılacağı üzere ...'in bu çarpmanın etkisiyle yolun kenarındaki 1,90 metre yükseklikten aşağıya düştüğü, olay yeri fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere düştüğü alanın irili ufaklı taşlarla dolu olduğu, atının, ölene çarptığını gören sanık ...'nin, ölen ...'in yanına geldiği ve onu kaldırmaya çalıştığı, ölenin kalkamayacak durumda olması üzerine sanığın, müşteki Gönül'e eşinin düşmüş olduğunu haber verdiği ve başkaca bir şey yapmayarak olay yerinden ayrıldığı, müştekinin, eşinin yanına gittiği ve düşmüş vaziyette olduğunu görünce kaldırmak istediği, ölenin durumunun ağır olması nedeniyle kalkamadığı, bunun üzerine müştekinin, evinden getirdiği el arabası ile öleni evine getirdiği, daha sonra hastanenin arandığı ve ölenin Bahçe Devlet Hastanesine getirildiği, muayene işlemlerinin sanık doktor ... ... tarafından yapıldığı, sanık doktorun, öleni Osmaniye Devlet Hastanesine sevk etmediği, aynı gün ölenin Bahçe Devlet Hastanesinden taburcu edildiği, müştekinin eşini alarak, eşinin kardeşinin evine götürdüğü, ölenin sabaha kadar ağrılarının devam ettiği, sabahleyin yine Bahçe Devlet Hastanesine gittikleri, ambulans ile Osmaniye sevk istedikleri fakat ambulans tedarik edilemeyince kendi imkanları ile önce Osmaniye'de bulunan özel İbn i Sina hastanesine gittikleri, buradan da Osmaniye Devlet Hastanesine sevk edildiği, hastane evraklarından anlaşılacağı üzere yaygın kot fraktürleri ve pnömotraks nedeniyle hayati tehlikesi bulunan ölenin, derhal ameliyata alındığı, tüm ihtimaller değerlendirilerek ve muayeneleri yapılarak yoğun bakımdan servise alındığı, 20/07/2014 tarihinde serviste yatar iken durumu kötüleşen hastanın tekrar yoğun bakıma alındığı, 22/07/2014 tarihinde yoğun bakımdan çıkarıldığı, 24/07/2014 tarihinde de ölümün meydana geldiği" belirtilmiştir.

2.Sanık aşamalarda, olayın tarihinde Bahçe Devlet Hastanesi'nde geçici görevli pratisyen hekim olarak çalıştığını, ölen hastanın yüksekten düşme öyküsüyle geldiğini, muayenesini yaptığını ve muayenesinde sağ bel bölgesinde ağrı olduğunu saptadığını, ayrıca hastanın önceye dayalı bilinen KOAH hastalığının ve nefes darlığının mevcut olduğunu, yaptığı muayenede hemotoraks ve pnömotoraks düşündürecek bir fiziki muayene bulgusu görülmediğini, cilt altı amfizem de bulunmadığından akut bir hadiseyi düşündürecek herhangi bir patolojinin olmadığını ancak hastadan akciğer grafisi ve biyokimya tetkikleri istediğini, tetkikler sonucu lökositlerin yüksek olması ve akciğer grafisinde eski hastalığına bağlı değişiklikler görüldüğünden danışmak üzere Dahiliye Uzmanı doktor ...'a gittiğini birlikte akciğerlerindeki değişikliklerin eski hastalığına bağlı olarak görüldüğü ve filmde pnömotoraks, hemotoraks ile kot fraktürü olmadığına karar verdiklerini bunun üzerine hastaya nefes açıcı (Ventolin) ile ağrı kesici tedavisinin yapıldığını, 3 saat gözlemde tutulması sonrası herhangi bir patoloji görülmediğinden ölen hastaya enfeksiyona yönelik antibiyotik tedavisi vererek ve hastanın Göğüs Hastalıkları polikliniğine mutlaka başvurması gerektiğini söyleyerek hastayı taburcu ettiğini, meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.

3.Katılan ... aşamalarda, doktor sanığa eşinin düştüğünü söylediğini ancak doktorun eşinin ne şekilde düştüğünü sormadığını, çekilen röntgenlerden ve yapılan tahlillerden sonra sanığa ölenin sağ kaburga kısmında ağrılarının olduğunu ve konuşamadığını söylemesine rağmen önemli bir şeyinin olmadığını söyleyerek öleni başka sağlık kuruluşuna sevk etmeksizin taburcu ettiğini, sanığın ölenin Göğüs Cerrahi servisinde muayenesinin yapılması gerektiğini bu amaçla ertesi gün dahiliye polikliğine başvurmalarını ve poliklinik tarafından sevklerinin yapılabileceğini söylemesi akabinde hastaneden ayrılarak yakınlarının ikametgahında geceyi geçirdiklerini ancak ölenin gece boyu ağrısı olduğundan yatamadığını ertesi gün tekrardan Bahçe Devlet Hastanesine gittiklerini ancak dahiliye doktoru olmaması nedeni kendi imkanları ile Osmaniye İbn i Sina hastanesine gittiklerini burada eşinin kaburgalarında kırık olduğunun ve iç kanama geçirdiğinin söylenmesi üzerine Osmaniye Devlet Hastanesi'ne sevk yapıldığını ve ameliyata alındığını, hastanede tedavisi devam ederken öldüğünü beyan etmiştir.

4.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen ve öleni ambulans ile alarak Bahçe Devlet Hastanesine ulaştıran sağlık personelleri olan hemşireler Ayşe Bölünmez ve Çağrı Karakaya beyanlarında, hastaneye yol aldıkları esnada katılan ...'in ölen ...'in düştüğü yeri kendilerine gösterdiğini ve yaklaşık olarak 1 metre civarında olduğunu tahmin ettiklerini, hastanın durumunun stabil olduğunu ve grafilerinin çekildiğini ayrıca sanık tarafından dahiliye doktoruna danışıldığını ve göğüs polikliniğine gitmesi yönünde öneride bulunarak hastanın taburcu edildiğini belirtmişlerdir. Ayrıca hemşire Çağla Karakaya, ölenin kaburgasının ağrıdığından bahsettiğini de beyan etmiştir.

  1. Adli Tıp Kurumu, Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 09/12/2013 tarihli otopsi raporunda, kişinin ölümünün künt göğüs travmasına bağlı kosta kemik kırıkları, pnömotoraks ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.

6.Soruşturma aşamasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu İstanbul 1. İhtisas Dairesinin 22/10/2014 tarih ve 4041 sayılı raporunda;

"....kişinin 10.07.2013 tarihinde yüksekten düşme ifadesiyle götürüldüğü hastanede Dr.... tarafından muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkiklerinin yapıldığı, çekilen akciğer grafisinin dahiliye uzmanı Dr....’a konsülte edildiği, travmatik patoloji tespit edilmediği için 3 saat süreyle takip edilerek taburcu edildiği bildirildiğinden Dr....’e kusur atfedilemeyeceği,

Ancak dosya içerisine eklenen dahiliye uzmanı Dr....’ın ifadesinde; göğüs hastalıkları veya göğüs cerrahisi uzmanına konsülte etmesi gerektiğini ifade ettiğinden bu ifadelerin doğruluğunun kabulü halinde Dr.... ...’ün Göğüs Hastalıkları veya Göğüs Cerrahi konsültasyonu yapılmadan ya da yaptırabileceği bir merkeze sevk işleminin yapılmamasından dolayı kusurlu olacağı,

Dr....’ın Göğüs Hastalıkları veya Göğüs Cerrahi Uzmanı önerisinde bulunmaması durumunda, çekilen grafide seri kot kırıklarının tanısını koyamaması ve konsültasyon önerisinde bulunmaması nedeniyle kusurlu olacağı, ifadeler arasında çelişkiler bulunduğundan dolayı bu hususun adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olacağı" belirtilmiştir.

7.Soruşturma aşamasında düzenlenen bir diğer rapor olan Adli Tıp Kurumu İstanbul 1. İhtisas Dairesinin 25/11/2015 tarih ve 4958 sayılı raporunda; "Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgeler ve otopside elde edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde, kişinin yüksekten düşme sonrası götürüldüğü Bahçe Devlet hastanesinde adli tahkikatla tarafınızdan belirlenecek olan hekim kusuru olmaması, zamanında kişiye tanı konularak uygun takip ve tedavisinin yapılması durumunda da klinik durumu itibarıyla kurtulmasının kesin olmadığı cihetle;

Hekimin kusurlu eylemi ile kişinin ölümü arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağı, 10.07.2013 tarihide maruz kaldığı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, hekiminin kusurlu eyleminin illiyet bağını kesmeyeceği " görüş ve kanaati bildirilmiştir.

8.Dosya ekinde gönderilen grafilerin Adli Tıp Kurumu İkinci Tıp İhtisas Kurulunda görevli Radyoloji Uzmanı Dr.Ajda Ağırbaş tarafından yapılan değerlendirmesinde, olayın meydana geldiği 10.07.2013 tarihli PA Akciğer grafisinde, sağda seri kot kırıkları ve lokal cilt altı amfizemi izlendiği, 11.07.2013 tarihli Toraks BT'de sağda pnömotoraks, yaygın cilt altı amfizemi ve mediastinal amfizemin izlendiği belirtilmiştir.

9.Sanık ... ...'e ait güncel adli sicil kayıtları ve nüfus kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE

Olay tarihinde sanığın Bahçe Devlet Hastanesinde geçici görevli pratisyen hekim olarak acil servis bölümünde görev yaptığı, yüksekten düşme sonucu meydana gelen yaralanması nedeni ile ambulansla acil servis bölümüne getirilen ölen ...'i muayene eden doktor sanığın, 10/07/2013 tarihli epikriz raporunda "Düşme şikayeti olduğu, kafa boyun akciğer vertebra pelvis ve düz karın grafilerinin çekildiği, damar yolu açıldığı, oksijen ve nebulizatör tedavisi verildiği, kan ve biyokimya tetkiklerinin yapıldığı" ile hastaya gerekli müdahalenin yapılarak önerilerle taburcu edildiği bilgisine yer verilmiş olduğu anlaşılmakla taburcu edildiğinin ertesi günü kendi imkanları ile Osmaniye İbn i Sina Hastanesine giden ölendeki yaralanmaya ilişkin olarak hastanenin bila tarihli, 1899367 sayılı epikriz raporunda ".... 6. ve 7. kodlarda fraktür hatları, sağda yaygın cilt altı amfızem ve göğüs duvarında yumuşak dokularda ödem görüldü."ğünün bildirilmesi ile hastanın Osmaniye Devlet Hastanesine sevk edildiği ve Osmaniye Devlet Hastanesinin 11/07/2013 tarihli epikriz raporunda düşme sonrası yaygın ciltaltı amfizemiyle acil servise başvuran hastanın acil olarak operasyon amaçlı ameliyathaneye alındığının, ameliyat sorası bilinci açılan hastanın 22/07/2013 tarihinde göğüs cerrahisi servisine nakledildiğinin ve aynı hastanenin 22/07/3013 giriş ve 24/07/2013 çıkış tarihli epikriz raporunda ise yelken göğüs ve multiple kot fraktürleri nedeni ile operasyona alınan hastanın 20/07/2013 tarihinde durumunun kötüleşmesi ile yoğun bakıma alındığı ancak bilincinin açılması akabinde 22/07/2013 tarihinde tekrardan servise nakli sonrası tedavisi devam ederken 24/07/2013 günü akut solunum yetmezliği gelişmesi üzerine öldüğünün belirtildiği olayda,

Katılan vekilinin, eksik inceleme sonucu sanık hakkında mahkumiyet yerine beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,

Olay ve olgular başlığı altında yer verilen Adli Tıp Kurumu İstanbul Birinci İhtisas Kurulu'nun 22/10/2014 tarihli ilk raporunda, sanığın kusur durumuna ilişkin olarak "....kişinin 10.07.2013 tarihinde yüksekten düşme ifadesiyle götürüldüğü hastanede Dr.... ... tarafından muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkiklerinin yapıldığı, çekilen akciğer grafisinin dahiliye uzmanı Dr....’a konsülte edildiği, travmatik patoloji tespit edilmediği için 3 saat süreyle takip edilerek taburcu edildiği bildirildiğinden Dr....’e kusur atfedilemeyeceği," şeklindeki görüş bildirildikten sonra aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen dahiliye uzmanı doktor ...'ın konsültasyon önerisinde bulunması halinde sanık tarafından Göğüs Hastalıkları veya Göğüs Cerrahi konsültasyonu yapılmadan ya da bu amaçla bir merkeze sevk işlemi gerçekleştirilmeden ölenin taburcu edilmesi durumunda sanığın kusurlu olacağı, doktor ...'ın bu öneride bulunmamış olması halinde ise "...çekilen grafide seri kot kırıklarının tanısını koyamaması ve konsültasyon önerisinde bulunmaması nedeniyle kusurlu olacağı," şeklinde ilk görüşle çelişen ifadelere yer verildiğinin,

Ayrıca aynı Kurumun 25/11/2015 tarihli raporunda, hekim kusuru olmaması ve zamanında kişiye tanı konularak uygun takip ve tedavisinin yapılması durumunda da klinik bulguları itibarıyla ölenin kurtulmasının kesin olmadığı belirtilmekle sanığın davranışları ile meydana gelen ölüm neticesi arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağının, 10.07.2013 tarihinde maruz kaldığı yaralanma ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun ve hekimin kusurlu eyleminin illiyet bağını kesmeyeceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında,

Sanığın çekilen grafide kırığın tanısını koyamamış olması nedeniyle görevinin gereklerini yerine getirmekte ihmali bulunup bulunmadığı hususunda tereddüte yer vermeyecek şekilde Adli Tıp Kurumu Genel Kurul'undan rapor düzenlenmesi talep edilerek sanığın kusur durumunun tespiti ile eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçuna vücut verip vermediğinin değerlendirilmesi sonucunda bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında üzerine atılı taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bahçe Asliye Ceza Mahkemesinin, 10/02/2016 tarihli ve 2015/25 Esas, 2016/38 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîtaksirletevdiinesüreçv.olgulargerekçesebepleriöldürmebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim