Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1216

Karar No

2023/5957

Karar Tarihi

26 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/664 E., 2021/647 K.

SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma, cinsel taciz

HÜKÜM: Mahkumiyet ve beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2014/91 Esas, 2014/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan beraatine, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2014/91 Esas, 2014/499 Karar sayılı kararının, sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2016/9209 Esas, 2020/7519 Karar sayılı kararı ile "Sanık hakkında katılan ...’ın öğrenim gördüğü dershanenin önünde bekleyerek katılana “seninle evleneceğim, seni kaçıracağım, severek olmazsa seni zorla alacağım”, “sen benimle evleneceksin” şeklinde sözlerle cinsel tacizde bulunduğu, katılanı ısrarla takip ederek kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemlerini gerçekleştirdiği belirlenerek 04.03.2014 tarihli iddianamenin düzenlendiği, Mahkeme yargılama neticesinde sanığın “seninle evleneceğim, seni kaçıracağım, severek olmazsa zorla kaçıracağım” sözlerinin cinsel amaçlı taciz niteliğinde olmadığı, kişilerin huzur ve sükunun bozmaya yönelik olduğu kabul edilerek cinsel taciz suçundan beraat, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise mahkumiyet kararı verildiği, cinsel taciz suçundan verilen beraat kararının katılan vekili, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan mahkumiyet kararının da sanık tarafından temyiz edildiği; sanığın katılana karşı eylemlerinde cinsel taciz kastının yanı sıra sırf rahatsız etme kastının bulunup bulunmadığı, hangi eylemlerin hangi suçları oluşturduğu lehe ve aleyhe değerlendirme yapılarak tartışılmadan yetersiz gerekçeyle cinsel taciz suçundan beraat, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi,Kabule göre de; TCK’nın 123. maddesi doğrudan adli para cezası içermediği halde, madde uygulanırken doğrudan adli para cezası belirlenmesi," gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

  1. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/664 Esas, 2021/647 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındakişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan beraatine, cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Kanun) 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkarları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2021 tarih, 2021/132997 sayılı tebliğnamesi ile hükümlerin onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz isteği cinsel taciz suçundan verilen cezanın fazla olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Katılan vekilinin temyiz isteği, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının oluştuğuna ve cinsel taciz suçundan verilen cezanın yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Mahkeme gerekçesinde "...Olay tarihlerinde sanığın daha önceden tanıdığı katılan ...’i öğrenim gördüğü dershane çıkışında bekleyerek katılana hitaben “seninle evleneceğim,, seni kaçıracağım, severek olmazsa seni zorla alacağım, şıllık” şeklinde tehdit, cinsel taciz ve hakaret içeren sözler sarf ettiği, 15/02/2014 tarihinde müştekinin kalmış olduğu yurda gittiği sırada yolda önüne geçen sanığın katılana hitaben “eceline susama, çarşıda gezme, erkeklerle olamazsın sen, sen benimle evleneceksin” şeklinde tehdit ve cinsel taciz içeren sözler sarf ettiği, 18/02/2014 tarihinde ise çarşıda tanık Seda ile yolda yürüyen katılanın önüne geçen sanığın aynı şekilde katılana hitaben “senin yanında erkek görmeyeyim, duydun mu ...” şeklinde tehdit içeren sözler sarf ettiği, alınan tanık beyanları ve dosyada yer alan CD çözüm tutanağı içeriğinin katılanı iddialarını doğruladığı, sanığın alınan savunmasında suçlamaları kabul etmediği ancak kaçamaklı beyanlarda bulunduğu ve bu şekliye sanığın savunmasına itibar edilmeksizin inceleme yapılmıştır.

Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden yapılan değerlendirmede; anılan suç Türk Ceza Kanunu'nun 123 maddesinde; "Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun hareket unsuru ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya hukuka aykırı başka davranışlarda bulunulmasıdır. Ancak bu suçun oluşabilmesi için sanığın ısrarla bir kimseye telefon etmesi, gürültü yapması veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunması yeterli olmayıp bu davranışları sırf huzur ve sükunu bozmak amacıyla bir kimseye karşı yapması gerekir. Yargılama konusu olay incelendiğinde sanığın katılana yönelen eylemlerinin sırf rahatsız etme amacı taşımadığı ortadadır. Sanık hareketlerini sırf rahatsız etmek amacıyla değil katılanı cinsel yönden taciz etmek amacıyla hareket etmiş olup katılana yönelik sarf ettiği sözler kastını ortaya koymaktadır. Tüm bu açıklamalar ışığında sanık ...'in katılan ...'a yönelik üzerine atılı ''Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle mahkememize dava açılmışsa da, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 123/1. maddesinde tarif edilen suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeni ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2 (a) maddesi uyarınca beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Cinsel taciz suçu yönünden yapılan değerlendirmede; suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup çocuk olan katılana yönelen eylemlerinin bir bütün olarak cinsel taciz suçuna vücut verdiği anlaşılmış ve bu şekliyle sanık ...'in katılan ...'a karşı "Cinsel Taciz" suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 105/1 2. cümlesi ve aynı Kanunun 61. maddesi dikkate alınarak alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu katılana karşı birden fazla kez zincirleme şekilde işlemiş olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 43/2 delaletiyle 43/1 maddesi gereği cezasından 1/4 oranında arttırım yapılmasına; sanığın duruşma zabıtlarına yansıyan iyi hali lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiş ve netice ceza tayin edilmiştir. Sanığın suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı incelendiğinde kasıtlı suçlardan mahkum edildiği anlaşıldığından anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş ancak netice hapis cezası sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK 50/1 a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

2.Sanık suçlamaları kabul etmemiştir.

3.Katılan "Olay günü sanık öğrenim gördüğüm dersanenin önüne gelerek iddianamede geçen" seninle evleneceğim, seni kaçıracağım, severek olmazsa seni zorla alacağım, şıllık" şeklinde tehdit ve hakarette bulundu. Yine sanık kalmış olduğum yurdun yakınlarına gelerek " eceline susama, çarşıda gezme, erkeklerle olamazsın sen, sen benimle evleneceksin" şeklinde tehdit ve hakarette bulundu. Yine ben arkadaşım Seda ile Nevşehir merkezde çarşıda yürürken "senin yanında erkek görmeyeyim, duydun mu ..." şeklinde tehdit etti. Hatta sanık iki gün önce annemi arayarak yine aynı şekilde sözler sarf etmiş. Sanık beni hala rahatsız etmektedir. Aynı şekilde rahatsızlık verici hareketlerine devam etmektedir. Üstelik sadece beni değil aileme de tehdit ve hakaretlerde bulunmaktadır. Bu olaylar manevi olarak beni çok yıprattı. Derslerimi etkiledi. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Tanık Seda "...benim dershane arkadaşım olur, zaman zaman bana Mustafa' nın kendisini rahatsız ettiğinden bahsederdi, ancak ben daha önce şahit olmamıştım, olay günü yani 18/02/2014 tarihinde ...'le çarşıda yürürken Mustafa arkamızdan geldi ve ...'e hitaben senin erkeklerle gezdiğini görmeyeyim, bacaklarını kırarım gibi şeyler söyledi, bunları söyledikten sonra yanımızdan ayrıldı." şeklinde beyanda bulunmuştur.

5.Tanık Ayşenur "ben ...'i okuldan tanırım, iki yıldır arkadaşım olur, kendisi ile aynı dershaneye ve okula gideriz ayrıca aynı servisi kullanırız, ...'i bir gün ağlarken gördüğümde ne olduğunu sordum o gün anlatmadı, daha sonra kendisini bir erkek şahsın taciz ettiğini çok rahatsız olduğunu anlattı, ...ile birlikte olduğumuz zamanlarda şu anda duruşma salonunda bulunan sanığı Dershanenin ve okulun önünde sık sık görüyordum, bu sene içinde bir gün ...ile çarşıda dolaşırken ...'e seni alacağım dediğini duydum, erkeklerle gezme, seni kaçırırım çarşıda gezdiğini görmeyeyim dediğini de duydum." şeklinde beyanda bulunmuştur.

6.Tanık ... "Ben ...'ın okul arkadaşıyım, sık sık ...'i rahatsız etmektedir, ben bunu arkadaşlarımdan da duydum, ...'e evleneceğini onu kaçıracağını, zorla alacağını söylemiş, bunu bana ...söyledi, tarihini hatırlamadığım bir dönemde ...ile dershaneye giderken ...'e "seni çarşıda görmeyeyim, fazla gezme erkeklerle dolaşma, bacaklarını kırarım" diye söyledi." şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE

A.Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen beraat hükmü yönünden;

  1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

  2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 12.12.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

B.Sanık hakkında cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden;

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın katılana yönelik sarf ettiği "sen benimle evleneceksin, başkalarıyla olamazsın sen" şeklindeki sözlerin cinsel taciz suçunu oluşturdğu anlaşıldığından ve tayin edilen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

A.Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen beraat hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/664 Esas, 2021/647 Karar sayılı kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Sanık hakkında cinsel taciz suçundan verilen mahkumiyet hükmü yönünden;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2020/664 Esas, 2021/647 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüşmesinev.süreçbozmatemyiztevdiinesükununuhuzurhukukîolgularonanmasınagerekçesebeplerivekişilerincinseltacizbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:33:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim