Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10853
2023/5893
1 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1724 E., 2020/272 K.
DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 22.08.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil 15.04.1991 tarihinde gözaltına alınmış, 25.05.2013 tarihine kadar cezaevinde kalmıştır. Müebbet hapis cezası alan müvekkilin cezaevinde kalması gereken süre 15 yıldır. Müvekkil hakkında lehe yasa düzenlemesi uygulanmış olsaydı 15.04.2006 tarihinde şartla tahliye edilecekken 7 yıl 1 ay 10 gün cezaevinde fazla kalmıştır. Bu sebeple oluşan zararının karşılığı olarak 100.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın 15.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Davalı vekili 17.04.2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava süresinde açılmamıştır. Tazminat miktarı tayininde zarar talebinde bulunanın tutuklamaya sebep olan ihmali veya kusurlu hareketleri göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı iddia ettiği zararı ispatlamamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
-
Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2014/203 Esas, 2018/448 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/1724 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.12.2021 tarihli ve 2020/82240 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, davanın zamanaşımına uğradığına, davacının maddi tazminata ilişkin talebini somut belgelerle ispatlayamadığına, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğuna, reddedilen kısım bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminata konu İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/383 Esas, 2006/306 Karar sayılı dava dosyasının celbi ile yapılan incelemesinde; davacının müsnet suçtan dolayı 15.04.1991 tarihinde gözaltına alındığı, 25.05.2013 tarihine kadar cezaevinde kaldığı anlaşılmıştır. Davacının söz konusu suç ait eylemi 16.03.1991 tarihinde işlediği ve 15.04.1991 tarihinde gözaltına alındığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde davacı hakkında İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesince müebbet hapis cezası verildiği ve de davacının bu cezasını infaz ettiği görülmüştür. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2015 tarihli yazısı ile İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2013 tarihli 2013/230 değişik iş numaralı kararına amaç suçun gerçekleşmesine temel teşkil eden örgüt üyeliği suçunun temadi eden bir suç olması nedeni ile hükümlünün 15.04.1991 tarihinde yakalandığı nazara alınarak suç tarihinin 15.04.1991 tarihi olarak tespiti ile hakkında 3713 sayılı Kanun'a göre infazının yapılmasına karar verilmesi talebi ile birlikte itirazda bulunulduğu, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/324 değişik sayılı 21.04.2015 tarihli kararı ile talebin reddedildiği, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/534 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve iş bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 13.02.2017 tarih 2016/4908 esas 2017/361 karar sayılı ilamı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/534 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulduğu ve de hükümlü hakkında 07.09.2017 tarihli müddetname düzenlendiği görülmüştür. Davacının suç tarihinin 15.04.1991 olarak kabul edilmesi karşısında davacı hakkında "20843 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 12/04/1991 tarihli 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 4. Maddesine göre 08/04/1991 tarihine kadar işlenen ve 765 sayılı TCK'nın 125 ve devamı maddelerde düzenlenen " Devletin İdaresi ve Aleyhine İşlenen Cürümleri" işleyenlerden Ölüm cezasına hüküm giyerler 20 yıllarını, müebbet ağır hapis cezasına hükmedilen hükümlüler 15 yıllarını diğer şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalara mahkum edilmiş olanlar hükümlülük süresini 1/'3'ünü çektikleri takdirde. Talepleri olmaksızın şartla salıverilir." şeklinde lehe yasa düzenlenemesinin yayınlanmış olduğu ancak bu yasa düzenlenemesinin davacı lehine uygulanmayarak 10.07.2006 tarihinde tahliye olması gereken davacının haksız olarak 25.05.2013 tarihine kadar hükümlü olarak bırakıldığı görülmüştür.
Davacının talebi gözaltı ve tutuklulukta geçen 2.511 günlük süreye ilişkindir. Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemine ilişkin gelirinin ne kadar olduğunu gösterir belge sunduğu ancak aylık geliri asgari ücret tutarından düşük olması sebebiyle tazminat hesabında asgari ücret tutarları esas alınmıştır. Buna göre 47.25,74 TL maddi tazminatın davacı vekilinin talebi doğrultusunda müvekkilinin tahliye edilmesi gereken 10.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının sosyal ve ekonomik durumu ve hükümlü olarak geçirmiş olduğu süreler de nazara alınarak takdiren 80.000,00 TL manevi tazminatın davacı vekilinin talebi doğrultusunda tahliye edilemesi gereken 10.07.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1995/67 E., 1995/251 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının devletin egemenliği altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya teşebbüs suçundan 15.04.1991 tarihinde gözaltına alındığı, 30.04.1991 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 10.07.1997 tarihinde kesinleştiği, davacının 25.05.2013 tarihinde tahliye edildiği, tahliyenin geriye dönük olarak 10.07.2011 tarihinden itibaren geçerli olduğu, hak ederek tahliye tarihinin ise 11.07.2027 tarihi olduğu, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.,
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarının temyiz incelemeleri sırasında temyiz kesinlik sınırlarının davalı açısından davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı, davacı açısından ise reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden hesap edilmesi nedeniyle, hükmedilen maddi tazminat miktarının kesin olduğu gerekçesi ile yapılan kesinleştirme işleminin yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1995/67 E., 1995/251 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının devletin egemenliği altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya teşebbüs suçundan 15.04.1991 tarihinde gözaltına alındığı, 30.04.1991 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 10.07.1997 tarihinde kesinleştiği, 25.05.2013 tarihinde tahliye edildiği, tahliyenin geriye dönük olarak 10.07.2011 tarihinden itibaren geçerli olduğu, hak ederek tahliye tarihinin ise 11.07.2027 tarihi olduğu, davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir (Kapatılan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 1995/67 E., 1995/251 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının devletin egemenliği altında bulunan toprakların bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya teşebbüs suçundan 15.04.1991 tarihinde gözaltına alındığı, 30.04.1991 tarihinde tutuklandığı, yapılan yargılama sonunda müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 10.07.1997 tarihinde kesinleştiği, 25.05.2013 tarihinde tahliye edildiği, tahliyenin geriye dönük olarak 10.07.2011 tarihinden itibaren geçerli olduğu, hak ederek tahliye tarihinin ise 11.07.2027 tarihi olduğu, davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2019/1724 Esas, 2020/272 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50