Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/10538

Karar No

2023/5769

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/658 E., 2020/947 K.

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Davacı vekili 23.09.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında Kızıltepe İcra Ceza Mahkemesi'nce 08.02.2018 ve 2017/49 esas, 2018/6 karar sayılı numaralı hükmü ile 8.717,00 TL adli para cezasına hükmedildiğini ve hükmedilen para cezası 2 saatlik çalışma karşılığı 1 gün olmak ve 1 günlük ücret karşılığı 20,00 TL olmak kaydıyla kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrildiğini, 95 gün boyunca 8 saat olmak üzere 760 saat çalıştığı, sonrasında Kızıltepe İcra Mahkemesi'nce kamuya yararlı bir işte çalışmadan doğrudan hapis cezasına çevrilmesi yönünde hüküm kurulması nedeniyle mahsup yapılmadığını belirterek haksız olarak çalışan müvekkili için 49.844,75 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

  2. Davalı vekili 26.11.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin hukuk mahkemesi olduğunu, tazminat şartlarının oluşmadığını, manevi tazminata hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

  3. Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2020 tarihli ve 2019/338 Esas, 2020/32 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

  4. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/658 Esas, 2020/947 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

  5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2021 tarihli 2020/92026 sayılı tebliğnamesi ile temyiz talebinin esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; kamuya yararlı işye çalışması nedeniyle kendi işine gidemeyen davacının sigorta primlerinin de maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğine, davacının günlük daha çok kazanması nedeniyle maddi tazminatın düşük olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

Mahkeme gerekçesinde "...Davacının tazminat istemi CMK' nun 141/1. maddesinde sayılan durumlardan kaynaklı olmayıp; 5941 sayılı Çek Kanunu gereğince mahkumiyetine karar verilen adli para cezasının infazı aşamasında, adli para cezasının 5941 s.k. 5/11. maddesinde yer alan''...adli para cezalarının ödenmemesi durumunda, bu ceza 5275 s.k. 106/3 maddesinde yer alan kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilmeksizin doğrudan hapis cezasına çevrilir" amir hükmüne aykırı olarak kamuya yararlı bir işte çalıştırılma şeklinde kısmen infaz edilmesi ve sonrasında hatalı infaz uygulamasından dönülerek adli para cezasının ödenmesi suretiyle infaz edilmiş olmasından kaynaklı ise de,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü 2018/32 E 2018/97 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasanın Başlangıç kısmında öngörülen “Kuvvetler ayrımı” ilkesi ile yargı ile ilgili 9. ve 138.maddeleri dikkate alındığında, bağımsız bir erk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgili işlemlerinin, Anayasanın 125. maddesinde öngörülen “idari işlemler” kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmayıp, bu “yargısal işlemler” nedeniyle idari yargı yoluna başvurulabilme imkanın bulunmaması, bu durumun, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tabii bir sonucu olması, Hâkim ve Cumhuriyet Savcıları ile adliye personelinin yargılamadaki fonksiyonu geniş çerçevede bir kamu hizmeti olarak değerlendirilse de, somut olarak, ifa edilen yargı faaliyetinin bir parçası olması, bu nedenle yapılan iş ve işlemlerin yargısal işlem mahiyetini taşıması, yargılama sürecine katkıda bulunan işlemler ya da faaliyetler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasında da, bu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içinde yapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idari yargı denetimi dışında tutulmasının gerekmesi, kişiler hakkında verilen mahkumiyet kararlarının infazının da yargısal işlem niteliğinde olup mahkumiyet hükümlerinin infaz aşamasında yerine getirilen işlemler nedeniyle Devletin sorumlu tutulmasın ve bu sorumluluğun denetiminin aynı yargı düzeni içinde yapılması ve yargısal nitelikli bir işlemin idari yargı denetimi dışında tutulmasının gerekmesi nedeniyle, davacının tazminat istemine konu olan eylemin CMK' nun 141 ve 142. maddeleri kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, bu haliyle davalı Hazine vekilinin görev yönünden yapmış olduğu itirazının CMK 3 vd maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği,...Davacının; düzenli bir işinin bulunmaması, tarım ürünleri işleyen depoda yevmiye usulü çalıştığının ve işe gittiği zamanlarda günlük kazancının 60,00 TL olduğunun tespit edilmiş olması, kamuya yararlı işte çalışma süresi boyunca günlük 8 saat olmak üzere 03.01.2019 15.05.2019 tarihleri arasında hafta sonları hariç toplamda 95 gün boyunca çalışmış olması hususları dikkate alınarak, 2019 yılına ait günlük asgari ücret karşılığı esas alınarak hesaplanmak suretiyle (95 gün X 67,36 TL) net zararının 6.399,20 TL olduğu,Manevi tazminat davalarının kişilik haklarını korumayı, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlaması, manevi tazminatı hak edebilmek için kişilik haklarının ihlal edilmesi, özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunmasının gerekmesi, yargısal iş veya işlemler nedeniyle kişinin gerek aile gerekse iş çevresinde itibarının sarsılmasının gerekmesi karşısında, davacının 31.12.2018 havale tarihli dilekçesi ile kendi talebi doğrultusunda hakkında kesinleşmiş adli para cezasının davacı yönünden hatalı olsa da daha lehe bir uygulama olan kamuya yararlı işte çalıştırılmak suretiyle infaz edilmiş olması, bu süreçte davacının hürriyetinin kısıtlanmamış olması, hakkında uygulanan yargısal işlem niteliğinde olan infaz şeklinin davacının yaşadığı yerleşim yerinin niteliği ve icra ettiği işe nazaran sosyal ve içtimai çevresindeki itibar kaybına neden olmadığı, bu suretle davacının kişilik haklarına yapılmış herhangi bir saldırı veya uygulama bulunmadığı, bu suretle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükme, 1.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2019 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde ekleme yapılarak düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Davacı hakkında Kızıltepe İcra Ceza Mahkemesinin 2017/49 2018/6 sayılı ceza dava dosyası kapsamında karşılıksız çek keşide etmek suçundan 8.717,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının ödenmemesi halinde kamuya yararlı işte çalıştırılma kararı verilmeden doğrudan hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratına rağmen davacının infaz aşamasında kamuya yararlı işte çalışmaya yönelik talebi doğrultusunda Ereğli(Konya) Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosunca adli para cezası 870 saat kamuya yararlı işte çalıştırma tedbirine çevrilmesi üzerine davacının 03.01.2019 15.05.2019 tarihleri arasında 760 saat kamuya yararlı işte çalıştırıldığı, 15.05.2019 tarihinde 5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin onbirinci bendi uyarınca hükmedilen adli para cezasının kamuya yararlı işte çalışma tedbirine çevrilmesi mümkün olmadığından söz konusu adli para cezasının ödenmesi veya cezanın karşılık gelen gün sayısınca Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz edileceğine dair ihtarat gönderildiği, kamuya yararlı işte çalıştığı sürelerin de cezanın mahsup edilemeyeceğine karar verildiği, tazminata ilişkin talebin özü itibariyle 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası şu şekildedir. "...Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder."

Madde metninden de anlaşılacağı üzere 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesine göre tazminat talep edilebilmesi için tazminata konu koruma tedbirinin veya hakim ve Cumhuriyet savcısının karar veya işlemlerinin suç soruşturması veya kovuşturması sırasında gerçekleşmesi gerekmekte olup, somut olayda tazminata konu kararın infaz aşamasında verilen bir kararın uygulanmasına ilişkin olduğu ve dolayısıyla bu madde gereğince tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılması karşısında koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2020/658 Esas, 2020/947 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırı görülmediğinden aynı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîistemininreddiv.tevdiinesüreçonanmasınasebeplerigerekçekonusuesastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim