Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/7381

Karar No

2023/5757

Karar Tarihi

19 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/384 E., 2021/2296 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemi reddi

Sanık müdafii ile katılanlar vekilinin yüzüne karşı 01.12.2021 tarihinde hükmün tefhim edildiği, sanık müdafisi tarafından 03.12.2021 tarihinde, katılanlar vekili tarafından 05.12.2021 tarihinde hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve gerekçeli karar tebliğ edildiğinde ayrıntılı temyiz dilekçesinin sunulacağına ilişkin temyiz dilekçesi verildiği, sanık müdafiisine ve katılanlar vekiline gerekçeli kararın 14.12.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak yapılan tebligatta temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin verilmesine ilişkin süre belirtilmediği, temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçesini sanık müdafiisinin 28.12.2021 tarihinde, katılanlar vekilinin 29.12.2021 tarihinde verdiği, ayrıca hükümde de CMK’nın 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği anlaşıldığından, sanık müdafiisinin ve katılanlar vekilinin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sundukları temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2019/ 421 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 85/2 fıkrası, 62. maddesi gereğince neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/384 Esas, 2021/2296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 85/2, 62, 50/4 delaleti ile 50/1 a maddesi gereğince neticeten hükmolunan 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 14.09.2022 tarihli ve 2022/ 19982 sayılı, temyiz istemlerinin reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi;

Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Katılanlar vekilinin temyiz istemi;

Kararın usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Mahkeme gerekçesinde; ''28.01.2019 günü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile sanık ... sevk ve idaresindeki yarı römork bağlı çekicinin Ankara Çankırı Karayolunda çarpışmaları neticesinde meydana gelen maddi hasarlı, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası sonucu ... ve ...'ın kaldırıldıkları hastanelerde eks oldukları, ... ve ...'nın yaralandıkları,

Dosya kapsamında mevcut bulunan doktor raporları ve otopsi raporları dikkate alındığında Ata ve Doğa'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıklarına, ...'ın ölümünün künt kafa ve genel beden travmasına bağlı kemik kırıkları ile karakterli beyin zarları kanaması, iç organ harabiyetleri ve büyük damar harabiyetlerinden gelişen iç kanama sonucu meydana geldiğine dair kanaatin belirtildiği, ...'ün ölümünün trafik kazasına bağlı multi travma, subdural hematom, bilateral pnömotoraks sonucu meydana geldiğinin belirtildiği,

Dosyada mevcut bilirkişi raporu incelendiğinde; maktül sürücü ...'ın 2918 sayılı Kanun'un 57/1 a, 57/1 b, 84/1 h hükümlerine aykırı davrandığından bahisle asli kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'nın 2918 sayılı Kanun'un 52/1 a, 52/1 b, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 98/1 B.a hükümlerine aykırı davrandığından bahisle ikinci derece kusurlu olduğu hususlarının tespit edildiği,

Sanığın savunmasında özetle; olay esnasında hızının 80 85 km civarında olduğunu, maktülün idaresindeki aracın tali yoldan çıktığını ve kendisine yol vermesi gerektiği halde vermediğini, frene basmasına rağmen kazanın gerçekleştiğini, aracına ait takograf cihazının arızalı olup olmadığını bilmediğini, olay yerindeyken maktül sürücünün akşam güneşi vurmasından ötürü yola dikkatli bakamadığına ilişkin duyum aldığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği sanığın alkol muayenesinde alkol oranının 0.00 olarak tespit edildiğine ilişkin raporun da dosyada mevcut olduğu,

Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporu ve ATK raporu ve sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde sanığın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, karşı araçta bulunan ölen sürücü ...'ın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ayrıca sanığın olay esnasında alkollü olmadığının tespit edildiği, sanığın kaza anında telefon ile görüşme yaptığına ilişkin tespitin dosya kapsamında mevcut bulunmadığı, sanığın sadece hız limitini aşması haricinde başkaca bir veri bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın bilinçli taksirle hareket etmediğinin anlaşıldığı, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini sokmak suçu yönünden yapılan incelemede ise ; Sanık hakkında TCK'nın 179/2 maddesini ihlal ettiğinden bahisle kamu davasının açıldığı, TCK'nın 179/2 maddesinde düzenlenen suçun trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokulduğu hallerde uygulanabileceği, karayolu üzerinde taksirle meydana gelen trafik kazalarında TCK'nın 179/2 maddesinin uygulanması imkanının bulunmadığı, sanığın olay esnasında alkollü ve uyuşturucu madde etkisinde olmadığının anlaşıldığı bu nedenle TCK'nın 179/3 maddesinin de uygulanma ihtimalinin bulunmadığı değerlendirilmekle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan CMK'nın 223/2c maddesi gereğince beraatine, sanığın taksirle hareket etmek suretiyle 2 kişinin ölümünü, 2 kişinin ise yaralanmalarına sebebiyet vermesinden bahisle, eylemine uyan TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.'' denilmiştir.

  1. Katılanlar sanıktan şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.

3.Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında: "Üzerime atılı suçlamaları anladım. Ben tır şoförlüğü yapmaktayım. Ruhsatı üzerime olan sevk ve idaremde ki ... plakalı tır ile olay tarihinde Çankırı karayolu üzerinden Ankara istikametine doğru seyir halinde olduğum esnada ismini sonradan öğrendiğim ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sağ tarafındaki tali yoldan benim seyir halinde olduğum ana yola çıkmak üzere olduğunu farkedince frene bastım ancak o aracın da yavaşladığını görünce bana yol verdiğini düşünerek ben yeniden hızlandım, o araç da tekrar hızlanarak benim önüme çıktı, ben araca çarpmamak için sol orta refüje doğru manevra yaptım ancak aracımın sağ tarafı ile ölen şahsın aracının sol tarafına çarptım, çarptıktan sonra ben orta refüje çıktım ve orada durdum, araçtan kendi imkanlarım ile indim, kazadan dolayı sol karın bölgem direksiyona çarptı ve yaralandım, aracımın hızı 80 85 kilometre civarındaydı, araçtan indikten sonra güvenlik tedbirlerini alıp diğer aracın yanına gittim, zaten diğer aracın başında da vatandaşlar vardı, sonrasında polis geldikten sonra beni polis aracına aldılar, olayda benim kusurum yoktur, tali yoldan çıkan aracın bana yol vermesi gerekiyordu, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, söyleyecek başka bir husus yoktur" şeklinde savunmada bulunmuştur.

Sanık İlk Derece Mahkemesindeki Talimatla Alınan Savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Daha önce vermiş olduğum ifadelerimi tekrar ederim. Ben Çankırı istikametine doğru 80 85 km hızla ilerlerken taksinin sağ taraftan tali yoldan ana yola geldiğini gördüm selektör yapıp durdurdum ancak benim gaza basıp yola çıkmamla onun da çıkması bir oldu. Duyduğum kadarıyla güneşten dolayı beni görememiş ve yola çıkmış. Beraatimi talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.

4.Kaza Tespit Tutanağında: "Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Güzelhisar çıkışından Kahramanlar Fab. Kavşağına seyrederek Ankara istikametine geçmek istediği esnada yol kesim levhasına göre 140 06 15+900 km'ye geldiği esnada aracının sol yan kısımları ile Çankırı istikametine Çankırı yolu üzerinde seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve bu araca bağlı olan ...plakalı yarı römorkun kavşak içerisinde ön kısımları ile çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, bu kazanın oluşumunda sürücü ...'ın 2918 sayılı K.T.K'da yer alan 57/1 A (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) maddesi ihlal ettiği, diğer sürücü ...'nın 52/1 A (Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği" şeklinde görüş bildirilmiştir.

5.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda: "... Plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 57 mad. (a), (b) bendlerindeki hükümlerine aykırı davrandığından kazanın meydana gelmesinde; 4/8 oranında Asli Kusurlu olduğu, ...Plakalı araç şoförü ...'nın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 52. Mad. (a), (b) ve ayrıca Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 98. Mad. (B) bendinin (a) ve (b) fıkrasındaki hükümlerine aykırı davrandığında kazanın meydana gelmesinde; 3/8 oranında ikinci derecede kusurlu olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğünün; görevleri arasındaki 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'u 7. mad. (a), (b), (e), (f) bendi hükümlerinin bir kısmını yerine getirmediğinden dolayı olayda 1/8 oranında alt düzeyde kusurlu" olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

6.Gazi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Ulaştırma Ana Bilim Dalı 09/04/2018 tarihli Teknik Görüş Raporunda; "... plakalı araç sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1a maddesini ihlal ettiği ve tali yoldan çıkarken ana yoldan gelen araçların konum ve hızlarına dikkat etmeden geçiş yapmak istemesi sonucu kazanın meydana gelmesinde 4/8 oranında kusurlu olabileceği; ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise 52/1a maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından kavşaklara yaklaşırken tali yol üzerinden gelen aracın konumu ve hızını dikkate almadan yavaşlaması gerekirken bunu yapmayarak hız limitlerinin oldukça üzerinde bir hız ile seyrettiğinden kazanın meydana gelmesinde 3/8 oranında kusurlu olabileceği, karayolunun yapımı, onarımı ve işletmesinden sorumlu olan kurumun ise yolun emniyetle trafiğe hizmet verebilmesi için yol kenarlarında görüşü engelleyen reklam ve levhalarının teşkil edilmesine izin vermesinden ve bunların kaldırılmamasından dolayı 1/8 oranında kusurlu olabileceği" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

7.06.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda müteveffa sürücü ...'ın %60(Yüzde Altmış) oranında kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'nın %40(Yüzde Kırk) oranında kusurlu olduğu, yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğünün kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

  1. ATK raporunda;

''A)Sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve bağlı bulunan ...yarı römoru ile meskun mahalde bulunan olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğini dikkate alarak seyrini kontrollü ve müteyakkız sürdürmediği bu haliyle sağındaki kavşak kolundan kavşağa giriş yapan otomobile karşı zamanında etkin tedbir almadan bu aracın sol yan kısımlarından çarpması ile meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle tali kusurludur.

B)Müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilgündüz vakti, meskun mahalde bulunan olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiği esnada, yola gereken dikkatini vermediği,seyrini kontrollü ve müteyakkız olarak sürdürmediği, kendisine hitaben bulunan "DUR" işaret levhasını dikkate alarak durup,yeterli kontrolü yapıp ilk geçiş hakkını kendi seyir istikametine göre sol tarafında bulunan araç sürücüsüne vermesi gerekirken kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği,ilk geçiş hakkını soldan gelen araç sürücüsüne vermediği anlaşılmakla dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda asli kusurludur.

C)Olay yerindeki yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum,kuruluş ve yetkili kişilerin meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.'' Kanaati bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

''Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde, TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, tali kusurlu olarak iki kişinin ölümüne ve iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık ... hakkında, hak ve nesafete uygun olarak alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu belirlenen ilk derece Mahkemesi hükmünün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve sanığın, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca aynı yasanın 22/4 ve 61. maddelerindeki ölçütler değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle cezalandırılmasına, cezanın geleceği üzerindeki etkilerine göre takdiri indirim hükmünün uygulanmasına, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine ve sürücü belgesinin geri alınmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. ''

IV. GEREKÇE

Olay günü saat 17.45 sıralarında sanık sevk ve idaresindeki çekici ve bağlı bulunan yarı römoru ile meskun mahalde, 7 metre genişliğinde,bölünmüş,yatay güzergahı düz, düşey güzergahı eğimli, zemini asfalt, kuru yolda seyir halindeyken kaza mahalli kavşağa geldiği esnada gidiş istikametine göre sağından kendisine hitaben "DUR" levhası bulunan tali yoldan kavşağa giriş yapan ...'ın sevk ve idaresindeki otomobile çarptığı, kaza nedeniyle ... ve aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü, ... ve ...'nın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandıkları olayda; Bölge Adliye mahkemesince sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul ve tespit edilerek , 2 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı netice itibariyle alt sınırdan uzaklaşılarak yapılan uygulamada isabetsizlik görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve ATK raporunun dosyadaki bilgi belgelerle uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/384 Esas, 2021/2296 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükmünkarartemyizhukukîisteminintaksirlesüreçredditevdiineolgular"dur"onanmasınasebeplerigerekçeöldürmev.esastan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim