Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/10404
2023/570
27 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 Tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Şantaj suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 134 üncü maddesinin birini fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına,
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 136 ncı maddesinin birini fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.06.2019 tarihli ve 2016/240772 sayılı, sanık müdafiinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1.Sanığın bir dönem duygusal birliktelik yaşadığı mağdurun ilişkilerini sona erdirmesine tepki olarak beraberlikleri döneminde mağdurun rızası dışında çektiği çıplak resimleri internet ortamında yayınladığı ve mağdura ilişkilerini devam ettirmediği takdirde yakınlarına zarar vereceği ve görüntüleri yayınlayacağından bahisle tehditte bulunduğu iddiası ile sanık hakkında şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal ve verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece mağdurun başlangıçta rızasıyla sanık ile uzun yıllar cinsel ilişki yaşadığı ancak daha sonraki aşamalarda ilişkisini sonlandırdığı, sanığın bu ilişkiyi devam ettirebilmek maksadıyla mağdurun çıplak fotoğraflarını yayınlayacağını, kızına zarar vereceğini söyleyip onunla cinsel ilişkiye devam etmek istediği, mağduruna ait resimlerin sahte bir facebook profilinde yayınladığı, telefonda yazılı mesaj göndererek şantajda bulunduğu, onun özel hayatının gizliliğini ihlal ederek cinsel ilişkiye ait görüntüleri ve resimleri kayda aldığı, resimlerin bir kısmını internette yayınladığı, bu suretle sanığın yüklenen suçları işlediği kabul edilerek sanık hakkında mahkûmiyete hükmedilmiştir.
3.Sanık atılı suçlamaları kabul etmediğini savunmuştur.
4.Sanığın kullanmış olduğu 0 545 XXX XX XX numaralı telefondan mağdura, 13 14 Kasım 2013 tarihinde "yarın da renkli fotoğraflarını çıkarttıracağım yazıcıdan, yol boyu direklerde görürler, yenicede öncelik köyün en son Eskihisar olacak, her saat senin kabusun olacağım, CD hazırlıyorum internette, senin a...., g..tünü, m..melerini cümle alem görecek" şeklinde mesaj gönderdiği tespit edilmiştir.
5.Mağdur sanığın da hazır olduğu 12.01.2016 tarihli duruşmada "... sanıktan önce şikayetçiydim, ama sanığın çocukları var, eşinden ayrıdır, 2 çocuğu var, onun için bir daha böyle bir şey yapmayacağı ve beni rahatsız etmeyeceğine dair bir söz verirse şikayetimden vazgeçerim, sonuç olarak şikayetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın bir dönen birlikte olduğu mağdurun ayrılmasına tepki olarak birlikteliklerini devam ettirmek için mağdurun kızına zarar vereceğini ve çekmiş olduğu mağdura ait görüntüleri yayınlayacağından bahisle tehdit ettiği iddiasına konu olayda, dosya kapsamı, sanığın kullanımında olan telefondan gönderilen ve tespitine yer verilen mesaj içerikleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığın atılı şantaj suçunu işlediğine ilişkin mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Ve Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Bir özel hayat görüntüsünün ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması aynı maddenin ikinci fıkrasında özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesi, yasal anlamda, aynı Kanun'un 135 inci ve 136 ncı maddelerinin birinci fıkrası kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemez.
Bu açıklamalar ışığında sanığın bir dönem birliktelik yaşadığı mağdurun rızası dışında mağdurun cinsel ve fiziksel mahremiyetine ait çıplak görüntülerini çekmesine konu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığı, çekilen bu görüntülerin mağdurun rızası dışında internet ortamında ifşa etmesine konu eylemin ise aynı maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu, aynı Kanun'un 139 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre 134 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, mağdurunda 12.01.2016 tarihli duruşmada sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla suç vasfında da kısmi yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyete karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Ve Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme Veya Ele Geçirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/258 Esas, 2016/111 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 139 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:43