Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2614
2023/5685
18 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/703 E., 2022/777 K.
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 31.07.2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın 26.07.2007 tarihinde tutuklandığı ve 14.04.2011 tarihinde tahliye edildiğini, bu süreç içerisinde toplam olarak 3 yıl 5 ay 17 gün tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250 Md. İle yetki) 2007/426 Esas sayılı kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda hakkında mahkumiyet kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2012/5236 Esas ve 2012/16473 Karar sayılı İlamı ile bozulmasına karar verilerek dosyasının mahkemesine iade ettiği, İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/193 Esas sayılı dosyasında davacının beraatine karar verildiği, söz konusu kararın 12.06.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklu kaldığı sürelerin yakalama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 75.000 TL maddi ve 400.000 TL manevi tazminatın ödenmesinde yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
2.Davalı vekili 24.12.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında uygulanan tutuklamanın haklı olduğunu, davacının bu tutuklamaya katkısının bulunduğunu, davanın reddi gerektiği, maddi ve manevi tazminat talebinin fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2022/703 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararı ile; son bozma ilamı öncesi davanın kısmen kabulü ile 19.044,76 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2022/703 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine son bozma ilamında Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli ve 2022/1618 Esas, 2022/4423 Karar sayılı kararı ile; ...tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/193 Esas – 2013/86 Karar sayılı ceza dava dosyası celp edilip incelenerek, davacının (sanığın) soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki tüm beyanları incelenip Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer örneği de dosya içine alınarak, davacının tazminat talep etme hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve davacının (sanığın) suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ise beraatine karar verildiği dikkate alındığında, davacı (sanık) ile ilgili olarak Cumhuriyet savcısının tutuklamaya sevk müzekkeresi, sorgu tutanağı ve tutuklama müzekkeresinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer örneği de dosya içine alınarak davacının (sanığın) hangi suç ya da suçlardan tutuklandığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle de 14.04.2014 tarihli ilk hükmün bozulmasına karar verildiği dikkate alınmadan, bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen belirtilen hususlar yerine getirilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesi ile bozulması üzerine, yerel mahkemece duruşma açılarak, 19.044,76 TL maddi ve 45.000 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın makul bir miktar olarak tayin ve tespiti ile belirlenen ölçütlere uygun miktarda takdir edildiği anlaşılmakla, tebliğnamede bu husuta bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir. Bozmaya eylemli uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "17.769,91" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "19.044,76" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, davacının tazminat için işletilecek faizin başlangıç tarihi olarak yakalama (gözaltı) tarihi olan 23.10.2007 tarihini talep etmiş olmasına karşılık tutuklama tarihi olan 26.10.2007tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/703 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 17.769,91 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminat tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 08.03.2023 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının iddia ve talepleri söz konusu yasa kapsamı dışında kaldığını, olayın ve davanın gelişim sürecine uygun hareket edilerek haklı ve yerinde ilgili kanun gerekleri yerine getirildiğini, yerel mahkemece usul hukukuna ve maddi hukuka ilişkin hatalar mevcut olduğundan kararın bozulması gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/193 Esas– 2013/86 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt faaliyetleri kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 23.10.2007 – 14.04.2011 tarihleri arasında 1269 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu mahkumiyet kararının da Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.11.2012 tarihli kararı ile kesinleştiği; uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan ise beraatine hükmedildiği, beraat hükmünü 15.05.2013 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının alınan savunmalarında gerçek dışı beyanla suç işlediği veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına sebebiyet vermediği, soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında benzer beyanlarda bulunduğu, uyuşturucu maddenin sadece paketlenmesine yardım ettiğini beyan ettiği, bu haliyle davacının tazminat talep etme hakkının bulunduğu, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/426 esas sayılı dosyasında suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu 10 aylık ceza gözaltı ve tutuklu bulunduğu süreden mahsup edildiğinde, davacının tazminata esas 966 gün gözaltı ve tutukluluk süresinin bulunduğu belirlenerek ve bozma ilamına uyularak 17.769,91 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/193 Esas– 2013/86 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının örgüt faaliyetleri kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan 23.10.2007 – 14.04.2011 tarihleri arasında 1269 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu mahkumiyet kararının da Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 05.11.2012 tarihli kararı ile kesinleştiği, uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan ise beraatine hükmedildiği, beraat hükmünü15.05.2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Tazminat talebinin esasını oluşturan dosyada davacının alınan savunmalarında gerçek dışı beyanla suç işlediği veya suça katıldığını beyan ederek şahsi kusuru ile gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına sebebiyet vermediği, soruşturma aşamasında ve kovuşturma aşamasında benzer beyanlarda bulunduğu, tazminat talep etme hakkının bulunduğu, davacının yalnızca uyuşturucu ticaretinden tutuklanıp, infaz gördüğü ve bu suçtan beraat ettiği, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olmak suçundan 10 ay hapis cezasına mahkum edildiği, bu 10 aylık ceza gözaltı ve tutuklu bulunduğu süreden mahsup edildiği, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yasaya uygun maddi ve manevi tazminat tayin edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/703 Esas, 2022/777 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41