Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5678
2023/5684
18 Aralık 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/38 E., 2022/74 K.
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 07.09.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında kamuoyunda "Balyoz Davası" olarak bilinen ve Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında olan Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 16 yıl hapis cezası kararı verildiğini, tutuksuz yargılanan davacının hüküm ile verilen tutuklama kararı gereği 24.09.2012 tarihinde tutuklandığı, 19.06.2014 tarihinde tahliye edildiğini ve müvekkilinin beraatine karar verildiğini, bu kararın da 08.06.2015 tarihinde kesinleştiğini, davacının haksız olarak tutuklu bırakılarak özgürlüğünden mahrum edildiğini, yargılama sürecinde yaşadıklarının müvekkili ve ailesinin psikolojilerinde, onurlarında ve sosyal hayatlarında telafisi mümkün olmayan zararlara sebebiyet verdiğini, tamamen sahte delillerle mahkumiyetle sonuçlanan yargılama sürecinde mesleki çevresinde ve kamuoyunda müvekkilinin itibar kaybına uğradığını, hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşmeden kıdem sıralamasında 4. Sırada olmasına rağmen Ağustos 2013 Yüksek Askeri Şura kararıyla en verimli olabileceği zamanda emekli edildiğini, tüm mesleki kariyeri sona erdirilen müvekkilinin yaşatılan tüm bu yoğun itibarsızlaştırma sürecinde darbeci ve terörist gibi ithamlara karşı çaresiz kaldığını, çalınan yılları ve yıkılan gelecek hayalleri ve katlanılması mümkün olmayan psikolojik işkencenin yarattığı elem ve ızdırabın telafisinin mümkün olmadığını, bu itibarla müvekkili ve ailesinin zedelenen onurları manevi bütünlüklerinde oluşan zararın karşılığı olmamakla birlikte 1.000.000 TL Manevi tazminata hükmedilmesinin adalet ve hakkaniyet gereği olduğunu belirterek, müvekkilinin tutuklu kaldığı toplam 1 yıl 8 ay 26 günlük süre içerisinde oluşan maddi zararı kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne ilişkin adli sicil kaydı nedeniyle pilot olan müvekkilinin özel havacılık şirketlerinde çalışamamasından dolayı emsallerinin kazancına göre belirlenen kazanç kaybı olarak 290.486,30 TL, davacının maaşından haksız yere kesilen yemek bedeli olan 4.000,00 TL, ailesinin cezaevine ulaşım bedelleri toplamı olan 1.421,70 TL, cezaevi harcamaları olan 13.337,00 TL, vekalet ücreti 8.850,00 TL olmak üzere maddi kaybı nedeniyle toplam 318.095,00 TL maddi tazminatın ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.
2.Davalı vekili 22.10.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın CMK'nun 142.maddesi gereğince, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve herhalde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyen yasal süresi içinde açılmadığından her şeyden önce süre yönünden reddine karar verilmesini istediklerini, haksız bir tutuklamanın söz konusu olmadığını, davacının maddi tazminata konu taleplerinin yasa kapsamında olmadığını, maddi tazminat istemini delil ve belgeleriyle ispatlaması gerektiğini, maddi tazminat istemine ilişkin delil sunulmadığını, istenen manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fahiş manevi tazminat istemini kabul etmediklerini, davacı tarafından maddi ve manevi tazminatlar için istenen faiz talebinin yasal dayanağı bulunmadığını, maddi tazminat için zararın oluştuğu tarihten, manevi tazminat için ise tutuklama tarihinden itibaren talep edilen faiz istemlerinin yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini, öne sürmüştür.
3.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/293 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 65.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/293 Esas, 2015/359 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2019/123 Esas, 2019/3619 Karar sayılı kararı ile; ..Tutukluluğu sırasında emekli olan davacının emekli olduğu tarih ile tahliye tarihi arasında tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak kazanç kaybı tutarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve manevi tazminatın eksik olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/176 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 8.007,39 TL maddi tazminatın emeklilik tarihinden, 300.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/176 Esas, 2019/264 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.12.2021 tarihli ve 2019/13817 Esas, 2021/8571 Karar sayılı kararı ile; ..Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’8.004,17’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde ‘’ 8.007,39’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması ve manevi tazminatın fazla olduğundan bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
7.İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 8.004,17 TL maddi tazminatın emeklilik tarihinden, 140.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 06.07.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının maddi tazminatın talebinin delillendiremediğinden reddedilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, faize hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının T.C. icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 24.09.2012 – 19.06.2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, belirlenerek ve bozma ilamına uyularak 8.004,17 TL maddi, 140.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının T.C. icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 24.09.2012 – 19.06.2014 tarihleri arasında 633 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davalı vekilinin maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiği, manevi tazminatın eksik olduğu ve faize hükmedilmemesi gerektiğine yönelik temyiz itirazların yerinde görülmemiştir.
2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/74 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:40:41