Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2477

Karar No

2023/5670

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/117 E. 2016/34 K.

SUÇ: 2863 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.04.2021 tarihli ve 2016/235079 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan vekilinin temyiz isteği,

1.Sanık ...'in beraatine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine, İlişkindir.

B. Sanık ...'ın temyiz isteği,

1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Üzerine atılı suçu işlemediğine,

3.Diğer temyiz sebeplerine, İlişkindir.

C. Sanık ...'un temyiz isteği,

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Suç işleme kastı olmadığına,

3.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,

4.Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine,

5.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.

D. Sanık ...'in temyiz isteği,

1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Suç işlemediğine,

3.Fazla ceza tayin edildiğine,

4.Lehe hükümlerin uygulanmadığına,

5.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.

E. Sanık ...'nun temyiz isteği,

1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Suç işlemediğine,

3.Fazla ceza tayin edildiğine,

4.Lehe hükümlerin uygulanmadığına,

5.Diğer temyiz sebeplerine,İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü

  1. "Dosya kapsamına göre suç tarihinde, sit alanı ilan edilen (dosyada karar ve krokisi bulunmaktadır.) Gündoğmuş Güneycik mahallesi sınırları içinde bulunan Tol dağında (öreni) bir kısım insanların define aradığı yönünde jandarmaya yapılan ihbar üzerine, tutanak mümzi tanık beyanından anlaşılacağı üzere, jandarmanın olay yerine gitmesiyle, olay yerinde 4 kişi ile karşılaşılmış, bir kişi kaçmış, sanıklar ..., ... ve ... olay yerinde yakalanmıştır. Yakalanan sanıklar define araştırmak için olay yerine geldiklerini ancak kazı ve sondaj yapmadıklarını beyan etmişlerdir. Diğer sanıklar ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir. Tanık beyanına göre de bu sanıklar olay yerinde kazı yapmışlar hilti ile çalışmışlar ve patlatma yapmışlardır. Tanığın beyanı doğrultusunda sit alanında kazı ve patlatmaya yönelik fiziki müdahaleler tespit edilmiş olup, yine bu beyan doğrultusunda araziden kazı ve patlatmaya yönelik alet edevat (hilti, patlayıcı madde, kablo, jeneratör, kazma vs) ele geçrilmiştir. Tanık beyanına göre olay yerinde başkaca kişi görülmemiş olup, keşifteki tespitlere göre de olay yarine ulaşım zorlukla gerçekleşmektedir. İhbar üzerine sanıkların yakalanış şekli, tanık beyanı, ele geçe alet edavat, bilirkişi raporu ile tespit edilen araziye fiziki müdahale koşulları, müdahalenin yapıldığı tarih (yıpranmaya göre hesaplanana) göz önüne alındığında, olay yerinde yakalanan sanıklar ..., ... ve ... in savunmaları suçtan kurtulmaya dönük kabul edilip mahkemmeizce itibar edilmemiştir. Sanık ... da olay yerinde olmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Yakalama tutanağına göre bir kişi kaçmış olup, yakalanan sanıklar beyanına göre kaçan kişi ... dur, hatta sanık ...'a duruşmada bu sanığın fotoğrafı gösterilmiş, sanık kaçan kişinin fotoğraftaki ... olduğunu beyan etmiştir. Tanık beyanı ile çizilen robot resim dahi bu sanığa benzemekle, bu sanık savunması da suçtan kurtulmaya dönük kabul edilip mahkemmeizce itibar edilmemiştir. Delillerin bu şekilde değerlendirilmesi sonucu, olayın gelişimi, kazı yapılan bölgede ve sanıkların içerisinde bulundukları araçta ele geçirilen aletler, tanık anlatımları ve bilirkişi raporları nazara alındığında sanık inkar savunmalarına itibar edilemeyeceği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar ..., ..., ... ve ... nun, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olan kaya mezarlarda ve sit alanınad izinsiz kazı eylemi gerçekleştirdikleri, sanıklar iki gün üst üste sit alanı olan tol örenine ele geçen alet ve edevatla gelip iştirak halinde define bulmak amacıyla kaçak kazı ve sondaj ve patlatma yaptıkları, bu eylemleri ile sit alanında olan tarihi eserlere ve sit alanı dışında korunması gerekli tarihi esere (kaya mezar) geri dönüşümü mümkün olamayan zarar verdikleri mahkememizce kabul edilerek bu sanıklar müsnet sit alanına zara verme (2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u 74/1 2. cümleye aykırılık, 65/1 maddeye aykırılık) suçlamasından cezalandırılmışlardır. Sanık ... Sönme ise olay yerinde yakalanmamış, diğer sanıkların onun da yanlarında bulunduğu yönünde beyanları olmayıp, bu yönde tanık beyanı da bulunmamaktadır. İddianame anlatımında telefon konuşma kayıtlarından bahsedilmiş, bu sanık yönünden başkaca delilden bahsedilmemiş olup dosya kapsamında da başkaca delil yoktur. Bu sanığın diğer sanıklarla telefon konuşma kaydı asıl delili biraz olsun destekleyebilecek yan delil niteliğindedir. Bu tür yan delilin asıl delil veya ispat gücü yüksek diğer yan delillerle desteklenmiş olması gerekmektedir. Hükme esas alınan bir delilin çok kuvvetli olması ve güvenilirliği konusunda herhangi bir risk bulunmaması, destekleyici delillere olan ihtiyacın yoğunluğunu azaltacaktır. Buna karşılık gücü ve güvenilirliği konusunda birtakım şüpheler bulunan bir delilin, suçun sübutu konusunda ulaşılan vicdani kanaat bakımından belirleyici olması halinde, bu durum hakkaniyete uygun yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabilecektir. Sanık ise üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, yukarıda izah edilen yan delil kapsamında, Cmk anlamında kesin delillerle sanık inkar savunmasının aksi dosya kapsamında ispat edilmemiştir. Bu bağlamda yukarıda irdelenen deliller uyarınca sanık üzerine atılı suçun suçu işlediğinde dair, mahkumiyetine yeter nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı nitelikte delil elde edilemediğinden; masumiyet karinesi ve şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesinin bulunduğu bir ceza yargılaması sisteminde suçluluk karinesinden hareketle mahkumiyet kararı verilebilmesi mümkün olmadığından, şüpheden sanık yararlanır ( in dubio pro reo ) evrensel ceza hukuku ilkesi geregince, suçun sabit olmaması nedeniyle (isnat edilen suç fiili maddi gerçekliğine yönelik tam bir vicdani kanı oluşmadığından) bu sanık hakkında müsnet suçlamadan beraat kararı verilmiştir. İddianamede kültür varlığına zarar verme ve kazı yapma suçları ayrı ayrı anlatılmış ve sevk maddeleri olarak 2863 sayılı Kanun'un 65/a ve 74/1 maddeleri gösterilmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 44 maddesinde düzenlenen fikri içtima kaidesinin objektif koşullarının “tek bir fiilin bulunması” ve “birden fazla kanun hükmünün ihlali”nden ibaret olduğu, sanıkların işledikleri fiille birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet vermeleri karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmünün uygulanarak, eylemlerine temas eden en ağır hüküm olan 2863 sayılı Kanun'un 65/1 maddesi gereğince cezalandırılmaları gerektiğinden, sanıklar üzerine atılı Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı veya Sondaj Yapmak (2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanun'u 74/1 2. cümleye aykırılık) suçundan karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 28.11.2012 tarih, 2011/9931e, 2012/25498k sayılı ilamındaki, Yargıtay 12. Ceza Dairesi 11.07.2013 tarih, 2013/7901e, 2013/18937k sayılı ilamındaki tepitler uyarınca) sanıklar hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (korku kaygı ve panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma) suçundan kamu davası açılmış ise de, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise, kullanılan patlayıcı madde ile tarihi eserlere zarar verilmiş olmakla zarar suçunun oluştuğu, tehlike ve zarar suçunun birlikte gerçekleştiği durumda, zarar suçundan ceza verilesi gerektiği, tehlike suçunun zarar suçu içerisinde eridiği, patlatma eyleminin artık zarar suçunun unsurunu oluşturduğu, bu nedenle dosya kapsamında sadece zarar suçu niteliğinde olan 2863 sayılı Kanun'un 65/1 maddesi gereğince sanıkların cezalandırılmaları gerektiğinden, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sanıklar tanık beyanına göre olay yerine iki defa gelmişler, sanıkların farklı günlerdeki eylemleri, mahkememizce tek suç işleme (define bulma) kastı kararı kapsamında değerlendirilmiş olup, sanıklar hakkında TCK 43 maddesi uygulanmamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi 04/02/2016 tarih, 2014/20059e, 2016/1259k sayılı ilamındaki ".. 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun, ani hareketli suç tiplerinden olmasına karşılık, 6831 sayılı Kanun'un 93. maddesinde düzenlenen işgal ve faydalanma suçunun temadi eden suç tiplerinden olduğu, bu nedenle, 1. derece doğal sit alanı ve aynı zamanda orman sahası içerisinde gerçekleştirilen fiziki müdahalelerin, yapıldığı anda 2863 sayılı Kanun'a aykırılık; varlığını devam ettirdiği sürece de 6831 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun oluşumuna sebebiyet verdiği, dolayısıyla, bahse konu suç tipleri arasında “fikri içtima” yerine “gerçek içtima” hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla; sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'a aykırılık suçu ve keşifte tespit edilen eylemi yönünden zamanaşımı süresi içerisinde gereğinin takdir ve ifası mümkün görülmüştür...." tespitler uyarınca, sanıkların sit alanına yaptıklar müdahale ani olup, bu yönde ayrıca süregelen işgal ve faydalanma eylemleri olmadığından sanıklar hakkında 6831 sayılı yasa kapsamında uygulama yapılmamıştır. Mahkememizce mahkumiyet hükmü kurulan davaya konu fiilin haksızlık içeriği 5237 sayılı TCK 61. maddede sınırlı sayıda sayılan temel ceza belirlenme kriterleri değerlendirmesinde; sanıkların olay yerine iki defa gelip sit alanına zarar vermeye yönelik aleni ortamda patlayıcı madde ve ekipmanını kullanarak eylemleri gerçekleştirmesi kastının yoğunluğu olarak değerlendirlmiş, sanıkların patlatıcı madde kullanmaları meydana gelen tehlikeyi artırmış ve bu maddeleri kullanarak sit alanına ve kaya mezarlara birden fazla geri dönüşümü mümkün olmayan zarar verme eylemi gözetildiğinde, bu şekilde suçun işleniş biçimi, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak temel cezalar, (adli para cezası sanıklar sosyal ve ekonomik durumuna göre taksitli ve cezanın üst sınırı gözetilerek) eylemlerinin ağırlığı ile orantılı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmiştir. Sanıklara verilen cezadan, cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak bu husus lehlerine indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62 maddesi takdiri indirim uygulanmıştır Mahkum olan 2 yıl üstündeki netice ceza itibariyle sanıklar hakkında yasal imkansızlık nedeniyle Tck 51 ve Cmk 231 (hagb) maddeleri uygulanmayarak tüm bu gerekçelerle de, Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedir.

  2. Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, bana ismini okumuş olduğunuz diğer sanıkların hepsini tanırım tanıma sebebim de yapmış olduğum iş den dolayı sebze meyve halinde ve çiftçi olmam nedeni ile kendilerin tanırım. Bana okumuş olduğunuz iddianamede bahsi geçen olaya ilişkin hiç bir alakam yoktur, olay tarihinde ben bu kişiler ile görüşmedim, bahsi geçene yere gitmedim. Belirtmiş olduğum adresimde bulunuyordum ve sera işi ile ilgileniyordum. Okuduğunuz iddianamede ... plaka sayılı aracın kime ait olduğunu bilmem ve içerisinde suç eşyalarının kime ait olduğunu bilmem, ben hiç kimse yada tek başıma kazı yapmaya o bölgeye gitmedim, olay ile bir ilgim yoktur. Şayet benim bu konu ile bir ilgim olsaydı diğer arkadaşlar gibi beni de jandarma ekipleri tarafından karakola götürülüp ifadem alınırdı. Sanık ... beni aradı beni aramasının sebebi ikimizinde çiftçi olması nedeni ile görüştük, konuya ilişkin bir şey konuşmadık eğer beni bu konu ile ilgili konuşmuş olsaydık da bu kayıtlara takılırdı, ayrıca bana bu konuya ilişkin evrak yaklaşık 3 4 ay sonra geldi ben de bu duruma hassasiyet göstererek hemen kendim gidip jandarmaya ifademi verdim. İddianamede anlatılan suçlamaları kabul etmiyorum, bulunan suça konu eşyaların hiç biri bana ait değildir, ben olay tarihinde kasaba içindeydim buna ilişkin benim kasabada olduğumu kanıtlayan tanık ve belgeleri mahkemeye sunmaya çalışacağım ayrıca o tarihte benim kullanmış olduğum 537 657 63 59 numaralı hattımdan benim olay tarihinde nerede olduğumun tespiti edilmesini talep ediyorum, ayrıca sanıklardan ... ve ... isimli kişi önceden basit denilebilecek bir husumetimiz olmuştu, bu sebeple de beni bu olaya karıştırdıklarını düşünüyorum, öncelikle beraatime aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim. " demiştir.

  3. Sanık ... savunmasında, "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ... benim eniştem olur, olayla bir alakam yoktur, iddianame de anlatım tarihi itibariyle olay tarihinde serada domates toplıyordum, ... aynı zamanda benim öğretmenimdi, onu ziyarete gittim, üvey ablamla evlidir, ablamda bana durumu anlattı, bende insani olarak yardım etmek istedim, sanıklar karakolda ve adliyedeydiler, bende yardım için geldim, herhangi bir kazı eylemi yapmadım, ben eniştemin böyle bir olaya karıştığını ilk defa o gün öğrendim, ...'da çiftçidir, biraderini sormak için aramıştım, hale falan gittiğimde selamlaşırız, buradan bir konuşmuşluğumuz vardır, bu sebeble aramıştım, benim sanıkların yaptığı eylemden haberim yoktur, öncelikle Mahkemeden Beraatime karar verilmesini, mümkün olmaması durumunda lehime olan tüm yasa maddelerinin uygulanmasını talep ederim." demiştir.

  4. Sanık ... savunmasında; "Ben daha önce bu olay ile ilgili hazırlık aşamasında ifade vermiştim, Biz ... ve ... ile birlikte Gündoğmuş ilçesine gezmeye gittik. Aracı ... kullanıyordu. Gezmeye giderken yanımızda işaretlerin sırrı isimli kitapta vardı. Kitapta bulunan işaretlerin olup olmadığına bakmak ve gezmek için gitmiştik. Kesinlikle define aramak için gitmedik. İddianamede belirtilen eşyaların hiçbirisi bana ait değildir sadece İaretlerin sırrı adli kitap bana aitti. İddianamede belirtilen diğer iki kişiyi tanımıyorum. Orada define aramak için kazı yapan kişiler suçu bizim üzerimize atıyorlar. Ben daha önceden de o adrese hiç gitmedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi istiyorum dedi.Hazırlık ifadesi okundu, çelişki nedeniyle soruldu. Böyle bir olay ilk defa başıma geliyor. Bir gün nezarette kalmanında etkisi ile korkarak o şekilde ifade verdim. Biz jandarmaya yakalandığımız yere define aramaya gitmedik gezmeye gitmiştik ve aracımızda da ... ... ve ben vardık diğer kişileri hiç görmedim ve tanımıyorum. Şimdiki ifadelerim doğrudur." demiştir.

  5. Sanık ... savunmasında; "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, ben sanık olan hoca lakaplı ... isimli şahsı olay tarihinden 1 1,5 ay önceden tanırım, ..... isimli kişi ile olay tarihinden on gün önce tanıştım, ... isimli şahsıda akrabam olan .... ile aynı iş yerinde çalışmasından dolayı tanırım, olay tarihinden 1 ay kadar önce tanıştım, ... isimli şahıs ile ... ve ...'u ben tanıştırdım. Diğer sanık ...'ı ben daha önceden tanımam sadece ...'ın yanında bir defa gördüm. İddianamede anlatılan yere daha önce ben, Musfafa ve ... ile birlikte gitmiştik gitme sebebimiz sadece dolaşmaktı. Başkaca bir amacımız yoktu daha sonra ... ile tanışmamız neticesinde ... bana İşaretlerin Sırrı isimli kitaptan bahsetti, ve dördümüz kitap neticesinde gezmek ve araştırma yapmak için bölgeye gitmeye karar verdik. İddianame anlatılan ... plaka sayılı doblo marka aracın kime ait olduğunu bilmem, aracı Hoca olarak bildiğim ... bir arkadaşını arayarak temin etti daha sonra dördümüz Konaklı bölgesine gittik oradan aracı aldık ve aracı ben kullandım. İddianamede bahsi geçen yere geldiğimizde araçtan indik, İşaretlerin sırrı isimli kitabı arabada bıraktık ve dördümüz yaya olarak yukarıya doğru gezmek, dolaşmak maksadı ile yukarı çıktık, bir süre dolaştıktan sonra geriye dönerken jandarma ekipleri ve savcı bey ile karşılaştık, bu sırada ... olarak bildiğim şahıs kaçtı ve yakalanmadı neden kaçtığını bilmiyorum ancak paniklediği için kaçtığını düşünüyorum, biz kaçmadık. Ben dağa çıkıp geri dönüşümüz içerisinde geçen zaman da sadece bir çobanı uzakta gördük ancak bu çobanın kim olduğunu bilmem, kendisi konuşmadık. Daha sonra ekipler ile beraber ekip aracı ile karakola gittik ve ifade verdik. İddianamede anlatıldığı her hangi bir patlamaya sebebiyet vermedik, olay yerinde bulunan eşyaların kime ait olduğunu bilmiyorum ayrıca gelmiş olduğumuz araçta bulunan tüfek, diğer eşyaların kime ait olduğunu bilmiyorum ancak bu eşyalar daha önceki ifademde söylediğim gibi ...'ya ait olabilir çünkü diğer kişiler benim yanımdaydı ve onlara ait olmadığını düşünüyorum ancak bu eşyaların ... ya ait olup olmadığından emin değilim sadece ihtimal üzerine öyle dedi. Ben hiç bir şekilde kazı yapmadım, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, öncesinde bölgede yapılan kazı suçunu sırf orada o anda bulunmamız nedeni ile kabul edemem, bizim amacımız sadece bölgede dolaşmaktı, İşaretlerin sırrı isimli kitabın yanımızda olması tesadüftür, öncelikle beraatime aksi hale lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim." demiştir.

  6. Sanık ... savunmasında; "Ben olayla ilgili olarak daha önce ifade vermiştim, aynen tekrar ederim, bu ifademin okunmasını istiyorum, dedi. Sanık savcılık aşamasındaki ifadesi okundu, soruldu: Doğrudur, aynen tekrar ederim, savunmam bundan ibarettir, olay günü biz dört kişiydik, kaçan kişi ise Haşim Mustafadır, dedi. Dosya içerisindeki Mustafa Haşimoğluna ait CD'deki fotoğraf bilgisayar yardımıyla sanığa gösterildi, soruldu.Sanık beyanında; Yanımızda olan kaçan ... bu kişidir" demiştir.

  7. Tanık ... savcılıktaki ifadesinde; "Ben Güneycik mahallesinde ikamet eder ve geçimimi çobanlık yaparak sağlarım, Güneycik mahallesi Tol dağı çevresinde hayvanlarımı güdüyorum. 27.02.2015 tarihinde saat 17.00 sıralarında İlçe Jandarma Komutanı ve ... Astsubay, uzman Kıdemli Çavuş ..... ve C.Savcısı .....y kaçak kazı yapılan yere bakmaya gelmişlerdi, ben kendilerine yol gösteriyordum, kazı yapılan yerleri ben kendilerine gösteriyordum, son kazılan yeri de kendilerine göstermek üzere yürürken kazı yapılan yere 4 tane şüpheli şahıs gelmekte idi, sesleri geliyordu, ben bunun üzerine saklanalım dedim, ben kenara saklandım, ancak şahıslar Jandarmaları fark ettiler, ben Komutanlara kazı yapan şahıslar bu şahıslar dedim, sesleri o şahısların seslerine benziyordu, daha sonra şahısların üç tanesi yakalanmış, Jandarma bana bu şahısların fotoğraflarını gösterdi, bende daha önce kazı yapan şahısların bu şahıslar olduğunu kendilerine söyledim, yalnız bu şahıslardan hariç iki şahıs daha vardı, tahminime göre onlar kaçmışlar, bu olaydan 1 gün öncesinde 26.02.2015 tarihinde saat 10.00 10.30 sıralarında ben aynı bölgede hayvanlarımı otlatıyordum, 27.02.2015 tarihinde şahısların yakalandığı ve benim son kazı yapılan yer diye ifademde belirttiğim yerde aynı şahısları gördüm, bana göstermiş olduğunuz fotoğraf teşhis tutanağındaki fotoğraflarda 3 5 ve 7 numaralı şahıslar olay yerinde bulunan şahıslardır bu kişilerin isimleri sizden öğrendiğim kadarı ile ..., ... ve ... imiş, diğer tarif ettiğim diğer iki şahıs fotoğraf teşhis tutanağında yoktur, bu şahıslardan bir tanesi hilti makinesi ile taşı delmeye çalışıyordu ve kazı yapıyordu, bu şahıs bana göstermiş olduğunuz ... isimli şahıstır, diğer şahıslardan bir tanesi elinde kitap gibi bir şeyi inceliyordu, tahminime göre hazine ile ilgili bir kitaptı, bana göstermiş olduğunuz ( Fotoğraf teşhis tutanağındaki ) fotoğraflar arasında bu şahıs yoktur, bu şahısların bulunduğu yerde ayrıca, kazma, kürek, hilti, jeneratör vardı, daha sonra bu jeneratör şahıslar yakalandıktan bir kaç gün sonra bu yere 500 metre ilerideki başka bir kazı yapılan bir yerde bulundu, hatta ben .....a bu konuda yardım ettim, birlikte malzemeleri arazide bulduk, bu jeneratör ve hilti şahısların 27.02.2015 tarihinde kullandıkları hilti ve jeneratör idi, bunu net olarak gördüm, ben bu olayla ilgili köyden birisinin bilgi verip vermediğini yada yardım ettiğini görmedim, yalnız 26.02.2015 tarihinde şahıslarla karşılaştığımda şahıslar patlatma yapacaklardı ve bana karşı rahattılar, ben Jandarma burayı basar ne yapıyorsunuz dedim, onlardan birisi bana " gel ... yeğenim buraya " dedi, ben adamı nerden bildiklerini sordum, onlardan fotoğraf teşhis tutanağında gösterdiğiniz 3 numaradaki şahıs bana " biz seni sorduk, ondan zarar gelmez dediler, bir şey çıkarsa senin payını veririz, sen yeterki sesini çıkarma " diye söyledi, ancak ben bir şey demeden oradan ayrıldım. Bana şahıslar hayvanlarımı uzaklaştırmamı patlatma yapacaklarını söylediler daha sonra iki kez patlatma yaptılar seslerini duydum. Ben şahıslardan herhangi bir şey almadım, zaten daha önceden ( 1 ay kadar öncesinden ) Jandarma Komutanı ile irtibat halinde idim. Olay yerinde 26.02.2015 tarihinde görmüş olduğum diğer iki şahsı görsem tanırım, bu şahıslardan bir tanesi, zayıf uzun boylu, kırmızı ve sarı sakallı, sarı saçlı, üzerinde dizlerini geçecek şekilde uzun bir mont vardı, yaklaşık 30 35 yaşlarında, açık tenli biri idi, diğer şahıs ise kısa boylu, esmer, etine dolgun, başında bere olan, 25 30 yaşlarında bir şahıstı, esmer tenli bir şahıstı. Bu şahısların uzman tarafından bana sorulursa çizimlerine yardımcı olurum, benim olayla ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir, herhangi tehdit yada başka bir olaya maruz kalırsam size ve Jandarmaya bilgi vereceğim, herhangi bir koruma talebim yoktur, olursa bildireceğim." demiştir.

  8. Tanık ... keşifteki beyanında; "Ben Güneycik köylüyüm, çobanlık yaparım, şuan için bıraktım, olay tarihinde ben gösterdiğim dağdaydım, keçilerimi otlatıyordum, ilk gün dağlık alanda beş kişi gördüm, daha önce ki beyanımda bunları üçünü gösterilen fotoğraflardan ve yakalanmaları ile tespit etmiştim, ben sanıkları gösterdiğim alanda kazı yaparken hilti ile çalışırken, taşları kırarken gördüm, rahat davranıyorlardı, benden çekinmediler, ben jandarma gelir dedim, uzun boylu olan jandarma kim oluyor, dedi, en son size gösterdiğim mezar normal yukarda gördüğünüz mezarlar gibiydi, patlatma sonucunda mezarın yok edildiğini gördüm, hatta benim burdan uzaklaşmam konusunda uyardılar, keçilere taş sıçrayabilir dediler, olay günü öğle saatlerinde 2 defa patlama sesi duydum, akşamda 3 4 defa patlama sesi duydum, bu patlama sesleri gösterdiğim yerlerden gelmiştir, jandarmayla beraber gittiğimizde patlatılan taşları mezarları gördük, jandarma tutanak tuttu, olay yerinde jandarma hilti jeneratör, dinamit lokumu, kablo, kazma, kürek buldu ben dağ alanda bunlardan başka da görmedim, jandarmaya ben haber verdim, C. savcısı ve jandarma ekibi gelmişti, bu ara önceki gün gördüğüm sanıklarla karşılaştık, sanıklardan bir tanesi kaçtı, üçü yakalandı, ben teşhisleri yapmıştım, bana Alanyada fotoğraf gösterilmişdi, kaçan kişinin suratı aynı ona benziyordu, ancak tam teşhis edemedim, dedi. Dosyada ...'e ait fotoğraf gösterildi, soruldu: Ben bu kişiyi tam olarak göremedim, birinin kafasında bere vardı, dedi.dosyadaki ...'na ait fotoğraf gösterildi, soruldu: Bu kişinin surat tipi kaçan adama çok benzemektedir, ancak net olarak teşhis edemiyorum, dedi. Tanık devamla; Ben sabahları hayvanları buralara salarım, sabah birşey yoktur, akşam alırken kazı yapıldığını görüyordum, burası tarihi bir yerdir, bu nedenle kazıldığını tahmin ediyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur." demiştir.

  9. Mahkemece mahallinde 29.02.2016 tarihinde keşif icra edilmiş olup, "Kazı yapıldığı iddia edilen alan dağın tepesinde olmakla tutanak mümzileri ve tanık da refakate alınarak yaya olarak yürünmeye başlandı. yaklaşık 1 saat yaya olarak dağa tırmanma ile davaya konu iddia edilen alana gelindi, yaya olarak yürünürken etrafta taş mezarlar olduğu gözlemlendi, açık keşfe başlandı, tanık ... gösterimi ile davaya konu yerler tek tek gezilmeye başlandı. Birinci alan olarak gösterilen yerde ana kayada patlatmaya dayalı parçalanma olduğu gözlemlendi, 2 nolu alanda üstü açık kaya mezar olduğu, kaya mezarın yan tarafında kayalarda patlatma izlerinin olduğu, yine yan tarafta kral mezarına benzer yapı olduğu gözlemlendi, kaya mezarının üzerindeki kapak taşının parçalanmış olduğu gözlemlendi, 3 nolu alanın kral mezarı tipli yapının alt tarafında derin çukur şekilnde kazı yapılmış olduğu gözlemlendi, 4 nolu alanda kaya mezarı olaraka görünen taş yapının tamamen patlatılarak yok edilme derecesine varılmış olduğu ve dibinde derin bir çukur açılmış olduğu gözlemlendi, bilirkişilerce bu yerlerin incelenmesi not alınması sağlandı, fotoğrafları çektirildi." şeklinde gözlemde bulunulduğu anlaşılmıştır.

  10. Keşif neticesinde alınan inşaat mühendisi ve sanat tarihçi bilrikişi ortak raporunda; dava konusu yerin sit alanı olduğu, kayalığın, kaya mezarlığının ve kapaklarının patlatılarak tahrip edildiği, define bulmak amacıyla kazı çukurları açıldığı, geri dönüşümü mümkün olmayan tahribat meydana geldiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

12.02.2015 tarihinde 10.30 sıralarında kolluğa Güneycik mahallesi Çamlıtepe mevkiinde kaçak kazı yapıldığına dair gelen ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine 15.00 sıralarında intikal edildiği, 7 noktada 2 3 m çapında, 2 3 m derinliğinde çukurlar olduğun, bazılarının yağmur nedeniyle suyla dolduğu, su ile dolu olmayan çukurların yeni kazıldığının tespit edildiği, 27.02.2015 tarihinde de, 12.02.2015 tarihinde kazı yapan şahısların aynı yerde olduğu ve silahlı oldukları yönünde gelen ihbar üzerine kolluğun yeniden olay yerine gittiği, belirtilen bölgede çobanlık yaptığı bilinen ... isimli şahsın huzura alındığı, şahsın gösterdiği yerlerde kazı yapıldığının tespit edildiği, ilçe merkezine dönmek üzere hareket edildiği sırada kazı alanına 4 şahsın yaklaştığı, tanık ...'ın daha önce burada kazı yapan şahısların bu şahıslar olduğunu beyan ettiği, şüphelilerden birinin kolluğu görünce kaçtığı ve yakalanamadığı, olay yerinde ..., ... ve ...'ın yakalandığı, ... plakalı araçta yapılan aramada sol ön kapı cebinde 2 renkli taş parçası, bagajda dağcılıkta kullanılan bel kemeri, lastik çizme ve av tüfeği , ...'ın üzerinde yapılan aramada 1 adet " işaretlerin dili" isimli kitap, olay yerinde tarihi eser olup olmadığı bilinmeyen taş parçaları, çanta içinde dedektör, tüfek, kazma, kürek bulunduğu, olay yerinde 1.8 m derinliğinde kayanın açılmış vaziyette olduğu, açılan kayanın içine hilti, kablo, fünye, dinamit lokum, beyaz renkli madde yerleştitilmiş olduğu, kayanın 1,5 m güneyinde 1 adet demir ve kazma olduğu, 8 m ilerisinde jeneratör olduğunun tespit edildiği, beyaz madde için alınan uzmanlık raporunda patlayıcı karışımlarında kullanılan sodyum klorat ve klorat şeker karışımı olduğunun tespit edildiği, Müze Müdürlüğü raporunda, ele geçen taş parçalarının 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğunun belirtildiği, fotoğraf teşhis tutanağı düzenlenerek tanığa gösterildiği, tanığın teşhis tutanağındaki 5 nolu şahsın hilti ile delme yaptığını belirttiği, 3 5 7 nolu şahısları teşhis ettiği, 3 nolu şahsın sanık ..., 5 nolu şahsın sanık ..., 7 nolu şahsın sanık ... olduğu, kolluk ekiplerince yakalanamayan diğer şahsın da tanık anlatımları ile robot resminin çizildiği, sanıklar ..., ..., ...'ın olay yerinde kaçan kişinin Mustafa olduğunu belirttikleri, sanık ...'ın duruşmada da sanık ...'yı fotoğrafında teşhis ettiği dosya kapsamında

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Açısından;

1.Sanık ...'ın olay yerinde yakalanmadığı, aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olay yerinde yakalanan sanıklar ..., ... ve ...'in olay yerinde İlyas'ın olduğuna dair bir beyanlarının olmadığı, olay yerinden kaçan kişinin Mustafa olduğunu belirttikleri, tanığın da İlyas'ı teşhis edemediği dosya kapsamında, sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

  1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Açısından;

1.Sanıkları fikir ve eylem birliği içerisinde I. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen ve tescil kararı mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilen alanda patlayıcı maddeler, delici, kırıcı kazıya yarar aletler kullanmak suretiyle kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptıkları, kayalığın, kaya mezarlarının ve kapaklarının patlatılarak tahrip edildiği, sit alanında geri dönüşümü mümkün olmayan zarara sebebiyet verdikleri sabit olmakla, mahkemece sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Sanıkların dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanıkların kastının yoğunluğu, dava konusu alanın niteliği, kazının boyutu, kullanılan malzemelerin niteliği ve sit alanında meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanıklar hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmamış olup, sanık ...'în fazla ceza tayin edildiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.

  1. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci, 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin, hükmedilen ceza miktarı nedeniyle, uygulanmasında yasal imkan bulunmadığından, sanıkların bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

  3. 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen taş parçalarının, 2863 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

6.Sanıklar kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen (5) nolu bentte belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Açısından;

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstekleri Açısından;

Gerekçe bölümünde (B 5) numaralı bentte açıklanan nedenle Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2015/117 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükme son bent olarak "2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi, korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde olduğu tespit edilen taş parçalarının aynı Kanun'un 75. maddesi gereğince Müze Müdürlüğüne teslimine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karar2863düzeltilerekhukukîtemyiztevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebeplerigerekçeaykırılıksayılıbozulmasınakanun'a

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:41:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim