Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5058
2023/5595
13 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2023/102 E., 2023/254 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/771 Esas, 2022/891 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararında tespit edilen hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 02.07.2023 tarihli ve 2023/54667 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın sübut bulan eylemi olası kastla işlemesi nedeniyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken, suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, temel cezanın ve 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak artırımın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğinin gözetilmediğine, sanığın sürücü belgesinin üç yıl süreyle geri alınması ve mesleğinin icrasının yasaklanması gerekirken hakkaniyete aykırı biçimde altı ay süreyle geri alındığına ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunun yetersiz olması nedeniyle kovuşturma evresinde keşif yapılıp, dosyaya eklenen yeni deliller kapsamında kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, kusuru bulunmayan sanık hakkında beraat yerine eksik araştırma ve inceleme neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, yasal koşulları oluşmadığı hâlde suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilip, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, yasal ve yeterli gerekçeye dayanılmaksızın temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmaması suretiyle sanığa fazla ceza hükmedildiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
İlk Derece Mahkemesince, kazadan sonra tanzim edilen ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve tutanakta yer alan kaza yeri krokisi, kaza ile ilgili temin edilen görüntüler ile görüntülerin içeriği, kazaya karışan sürücülerin alkollü olup olmadığını tespite yönelik raporlar, ölen sürücünün ölüm sebebinin belirlenmesine dair ölü muayene ve otopsi tutanağı, kusur durumuna ilişkin soruşturma evresinde alınan bilirkişi raporu ile kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor başta olmak üzere dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık sürücü Ramazan'ın, sevk ve idaresindeki ticari otomobil ile 12.10.2022 tarihinde gece saat 22.14 sıralarında, açık havada, aydınlatması mevcut ve azami hız limitinin 30 kilometre/saat olarak belirlendiği yerleşim yeri içinde, bölünmüş, toplam 7 metre genişliğindeki iki şeritli, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz, görüşe engel bir durumun ve yol sorununun bulunmadığı İsmet İnönü Bulvarını takiben Güney istikametinden Kuzey istikametine, ön yolcu koltuğunda müşteri olarak oturan tanık Kadir ile birlikte seyirle geldiği ışık kontrollü kavşağa, kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp, mevcut hızıyla tehlikeli şekilde giriş yaptığı esnada, gidiş istikametine göre sol tarafındaki orta adalı kavşak üzerinden gelerek, yeşil ışıkta kavşağa giriş yapan kasksız sürücü ...'in yönetimindeki farı yanmayan elektrikli bisikletin ön kısımlarının idaresindeki otomobilin sol yan kısımlarına çarptığı, otomobilin hızı ve fren izi uzunluğuna ilişkin herhangi bir belirleme yapılmadığı; kazanın akabinde elektrikli bisikletin otomobile çarptığını fark etmemesinden dolayı olay yerinde durmadığını ifade eden ve aynı gün saat 23.45 sıralarında yakalanan sanığın, alkollü olmadığının ve 122058 numaralı (E) sınıfı sürücü belgesinin mevcut olduğunun tespit edildiği, elektrikli bisiklet sürücüsünün ise götürüldüğü hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, aynı gün öldüğü, olayın başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçlarının bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiştir.
-
Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçlarının açıklanan şekilde gerçekleştiği kabul edilen olayla ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince, kusur durumuna ilişkin kovuşturma evresinde Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.12.2022 tarihli rapora itibar edilip, kazanın oluşumunda sanığın asli ve ölen sürücünün tali kusurlu olduğu; ayrıca, kırmızı ışıkta durmayıp seyrine devam eden sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmediği; İlk Derece Mahkemesinin kararındaki suçun bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca alt sınırdan artırım yapılması gerektiği gözetilmeden üst sınırdan (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının taksirle işlenen suçlarda uygulama olanağının bulunmadığının gözetilmemesi, meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve bilinçli taksirle hareket ettiği belirlenen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, toksikoloji inceleme giderinin dâhil edilmemesi suretiyle yargılama giderlerinin eksik hesaplanması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgılar olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılan bölümünün, "Sanığın kaza sırasında kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle bilinçli taksirle kazaya neden olduğu anlaşıldığından, TCK'nın 22/3.maddesi uyarınca verilen cezada takdiren 1/3 oranında artırım yapılarak 5 YIL 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibareleriyle değiştirilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının hükmedildiği bölümün hükümden çıkarılarak, yerine, "Sanığa ait sürücü belgesinin, sanığın trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlediği taksirli suçtan mahkûmiyeti nedeniyle takdiren TCK'nın 53/6.maddesi gereğince cezanın tümüyle infazından itibaren başlamak üzere 6 AY SÜREYLE GERİ ALINMASINA," ibarelerinin eklenmesi ve toksikoloji inceleme gideri de dâhil edilerek yargılama giderlerine hükmedilmesi suretiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki hukuka aykırılıkların düzeltildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bu bağlamda maddî sorunun isabetli bir şekilde tespit edilerek, bir kişinin ölümüyle sonuçlanan kazanın meydana geliş nedeni kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanıp, kazaya etken asli kusurlu davranışların kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçme kuralını ihlâl eden sanık tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiği, mevcut delil durumuna uygun biçimde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak, suçun hukukî nitelendirilmesinde yanılgıya düşülmediği, sübutu kabul edilen fiille ilgili olarak iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası yaptırımı içeren 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza belirlenirken, yerinde, yeterli, kanunî gerekçelerle ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı biçimde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 4 yıl hapis cezası tayin edildiği, ışık ihlâli şeklindeki tek bir bilinçli taksir oluşturan hâlin söz konusu olmasından dolayı temel cezada üçte birden yarıya kadar artırım öngören 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca orantılılık ilkesine de uygun biçimde (1/3) oranında artırım yapıldığı, pişmanlığını samimi olarak gösterdiği herhangi bir davranışı tespit edilemeyen sanık hakkında hükmolunan cezada 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmamasına ve taksirin yoğunluğuyla zararın ağırlığına göre sanığın 122058 numaralı (eski tip E sınıfı olmakla beraber yeni tipte karşılığını oluşturan sınıflardan sadece B sınıfı) sürücü belgesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süreyle geri alınmasına ilişkin uygulamanın da isabetli olduğu, kişiselleştirme kurumları olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme, hapis cezasının adlî para cezası seçenek yaptırımına ya da diğer seçenek tedbirlere çevrilmesi hükümlerinin ise hükmedilen sonuç ceza gözetildiğinde uygulanma olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde sübut, kusur durumu, suç vasfı, temel cezanın miktarı, bilinçli taksir nedeniyle belirlenen artırım oranı, takdirî indirim nedenlerinin ve diğer kişiselleştirme kurumlarının uygulanmaması, sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi ve bu hak yoksunluğunun süresi bakımından hukuka aykırılık bulunmamış; sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin bu kapsamda yer alan temyiz sebepleri ile yerinde görülmeyen diğer tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.01.2023 tarihli ve 2023/102 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:42:25