Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/9094

Karar No

2023/5580

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/58 E., 2016/228 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Uşak 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli 2015/58 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  1. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.10.2020 tarihli ve 2016/168960 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

  1. Sanık müdafinin temyiz isteminin, sanığa verilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak fazla verildiğine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.

  2. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin, trafik ışıkları sinyalizasyon kayıtları alınmadan alınan atk raporuna göre karar verildiği, sanığın olası kastla hareket ettiği ve sanığa az ceza verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.24.12.2014 günü saat 08:28 sıralarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki 45 M 5373 plakalı otomobil ile Uşak (Dörtyol) istikametinde Devlet Karayolunu takiben İzmir İstikametine doğru seyretmekte iken olay mahalline (Işık kontrollü Dikilitaş kavşağına) geldiğinde, seyir yönüne göre sağ taraftan sol tarafa geçmek üzere kaplamaya giren ve seyir şeridine kadar yürüyen yaya ...'e çarpması neticesi ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

  1. Yayaya çarpmanın, tek yönlü yolun sol şeridinde meydana geldiği, otomobile ait çarpma noktasından önce 20 metre, çarpma noktasından sonra 42 metre olmak üzere (sol şerit içierisinde) toplam 62 metre fren izi tespiti mevcut olduğu anlaşılmıştır.

  2. Kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda ölen yaya ...’in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci bendi uyarınca, kendisine kırmızı ışık yandığı esnada yolun soluna bakmadan karşıya geçmek istediğinden kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise 2918 sayılı Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmamak kuralını ihlal ettiği belirlenmiştir.

  3. Mahkemece keşif üzerine alınan 22.07.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre; ölen yaya ...’i 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci bendi uyarında “yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde geçitlerde, yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymamak” kuralını ihlal ederek asli kuusrlu olduğu, sanık ...’ın 2918 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “sürücülerin araçların hızını, kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken yaya geçitlerine yaklaşırken azaltmak zorundadır” kuralını ihlal ederek tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

5.Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 23.12.2015 tarihli raporuna göre,

Gönderilen CD'nin yapılan tetkikinden kavşağı kontrol eden trafik ışıklarının kamera görüş alanı dışında olması nedeniyle hangi yöne kırmızı ışık, hangi yöne yeşil ışık yanmakta olduğu hususunda kesin bir kanaate varılamamış olup delillerin takdiri mahkemeye ait olmak üzere, kaza iki hale göre değerlendirilmiş ve sonuç olarak aşağıda belirtildiği şekilde kusur tasnifi cihetine gidilmiştir.

I Halde;

Müteveffiye yaya ..., kendisine kırmızı ışık yanmakta iken geçiş yaptığı sırada, olay meydana gelmiş ise,

a Ölen yaya, karşıdan karşıya geçmek üzere yola girmeden evvel; güvenli geçiş için ışık kontrolü yapması, kendisine kırmızı ışık yandığını gördüğünde durması, ışık dönüşümü gerçekleştikten sonra kaplamaya intikal ederek ivedilikle geçişini tamamlaması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, sol taraftan yeşil ışıkta seyrini sürdürerek yaklaşan ve ilk geçiş hakkına sahip otomobile rağmen kırmızı ışık ihlali yaparak, can güvenliğini tehlikeye düşürecek tarzda kaplamaya girmiş olup korunma tedbiri alamadığı gelen vasıtanın sadmesine maruz kalmış olmakla asli derecede kusurlu olduğu,

b Sanık sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalline gelmeden evvel her ne kadar kendi yönüne yeşil ışık yanmakta iken geçiş yapmakta ise de, mahallin meskun olduğu dikkate alarak her an bir yayanın yola girebileceğini öngörerek hızını meskun mahal hız limitine göre ayarlaması ile birlikte alanınıda gerektiği şekilde kontrol ederek seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, seyir yönüne göre sol taraftan kaplamaya giren ve seyir şeridine kadar yürümüş olmasına rağmen zamanında farkedemeyip aldığı fren tedbirde etkisiz kalarak yayaya çarpmış olmakla tali derecede kusurlu olduğu belirlenmiştir.

II Halde;

Müteveffiye yaya yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada kırmızı ışık ihlali yaparak gelen sanık sürücü idaresindeki vasıtanın sadmesine maruz kalması ile kaza meydana gelmiş ise;

a Ölen yaya; yeşil ışıkta "karşıya geçmek üzere " kaplamaya girdiği sırada kırmızı ışıkta seyrini sürdürerek gelen otomobilin sadmesine maruz kalarak karıştığı olayda kusursuz olduğu,

b Sanık sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile kendisine kırmızı ışık yanmakta iken kırımızı ışık ihlali yaparak "yeşil ışıkta geçiş yapmakta olan yayaya çarpması ile meydana getirdiği kazada, dikkatsiz, kontrolsüz ve kurallara aykırı tavrı ile asli derecede tamamen kusurlu olduğu belirlenmiştir.

  1. Belediye başkanlığından gelen yazı cevabında, olay anında kavşaktaki ışık durumunun araçların hareket halleri dikkate alındığında yayaya kırmızı yandığı belirtilmiştir.

6.Olay mahallindeki 62 metre fren izi dikkate alındığında, aracın olay anındaki hızının 97,58 km/s olduğu, olay mahallinde hız sınırının 50 km/s olduğu görülmüştür.

7.24.12.2014 tarihli CD inceleme tutanağında 18 Dikilitaş kavşağı SB 3 ve SB 2 Mobese kameralarında yapılan incelemede; SB 3 kamerasına göre kapalı bir bayanın Dikilitaş ışıklı kavşakta yaya geçidinin bulunduğu yerde beklediği, tır önünden geçerken soluna baktığı ve yolun boş olduğunu görüp yolun karşısına geçmek için kaldırımdan yola indiği ve bir daha soluna, sağına bakmadan önüne bakarak ilerlemeye başladığı esnada bayanın sol tarafından ana yoldan hızla bir aracın yaklaştığı, ışıklara yaklaşınca firen yaptığı ve duramayıp daha sonra yaya geçidindeki bayana çarptığı, SB 2 kamerasında yapılan incelemede aracın yayayı önüne katarak 5 10 metre sürükleyerek durduğu görülmüştür.

8.Yapılan ölü muayene tutanağı ile kişinin kesin ölüm sebebinin trafik kazası ile husulü mümkün, künt kafa, boyun ve göğüs travması zemininde gelişen iç organ yaralanmaları, boyun omurları kırığı ve iç kanama sonucu olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekmekte olup, dava konusu olayda sanık tali kusurlu olup, ölen kişi sayısı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı nazara alınmak suretiyle, belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu mahkeme hakiminin takdirinde olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Olay günü, gündüz vakti, meskun mahalde, bölünmüş tek yönlü asfalt ışık kontrolü kavşakta, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri esnasında kendi yönüne yeşil ışık yanmakta iken geçiş yaptığı esnada, mahallin meskun olduğunu dikkate alarak her an bir yayanın yola girebileceğini öngörerek aracının hızını hız limitine göre ayarlaması gerekmekte iken, sol taraftan kaplamaya giren ve seyir şeridine kadar yürümüş olmasına rağmen zamanında farkedemeyip aldığı fren tedbirinde etkisiz kalarak yayaya çarpmakla bir kişinin ölmesi ile sonuçlanan olayda, sanığın tali kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik tespit edilmemiş, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği, aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ise tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği düzenlemiş olup, sanığın sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmesinin kusur durumu ile orantılı ve hakkaniyet kurallarına uygun olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

  1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli 2015/58 Esas, 2016/228 Karar sayılı kararına sanık müdafiince ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçeöldürme

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:42:25

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim