Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5628

Karar No

2023/5558

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/430 E., 2023/621 K.

SUÇ: Taksirle yaralama

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü ve birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca gereğince neticeten 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  2. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2014/422 Esas, 2016/457 Karar sayılı kararının sanık ve katılan ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.09.2021 tarihli 2019/10779 Esas, 2021/5780 Karar sayılı kararı ile ''sanık hakkında basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

  3. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/556 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b ) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü ve birinci fıkrasının (a) bendi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gereğince neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, verilen karara sanık, katılan ve o yer Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine dosya yeni esasa kaydedilip, genel hükümlere göre karar verilmiştir.

  4. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/242 Esas, 2022/605 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b ) bendi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin üçüncü ve birinci fıkrasının (a) bendi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gereğince neticeten 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

5.Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/242 Esas, 2022/605 Karar sayılı kararının sanık, katılan ... ve o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 21.03.2023 tarihli 2022/ 9206 Esas, 2023/895 Karar sayılı kararı ile;

''...1. Sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 1 inci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 2 inci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ''Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.'' üçüncü fıkrasındaki ''Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.'' şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında isnat edilen suçun 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu, bu suça ilişkin yaptırımın hapis veya adli para cezası olarak seçenek olarak belirlendiği, mahkemece hapis cezasının seçildiği, sanığın 04.09.1948 doğumlu olup suç tarihi olan 08.07.2013'de 65 yaşını bitirmediği anlaşılmakla, sanık hakkında öngörülen seçimlik yaptırımlardan hapis cezası seçildikten sonra, suç tarihinde 65 yaşını bitirmemiş sanığın hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Sanığın 05.04.2022 havale tarihli dilekçesi ile sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanan Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2021/556 Esas, 2022/243 Karar sayılı kararına itiraz ettiği, 5271 sayılı Kanunun 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ''Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.'' şeklindeki düzenleme dikkate alınmadan, itiraz üzerine yeniden ele alınan dosyada sanık hakkında, 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen indirimin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

  1. Sanığın eyleminin kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralama olduğu, bu suça ilişkin yaptırımın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinde düzenlendiği, son cümleye göre ise temel cezanın yarı oranda arttılacağının düzenlendiği gözetilmeden sanık hakkında 1 kat arttırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

  2. Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/430 Esas, 2023/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilerek sanığın 225 gün karşılığı 4500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.08.2023 tarihli ve 2023/87458 sayılı hükmün düzeltilerek onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi;

Yüzüne karşı hakkında HAGB uygulandığının söylendiğine, hakkında HAGB uygulanması gerektiğine ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1.Mahkeme gerekçesinde;

''Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 54 SH 976 plakalı araçla Sapanca Göl Mahallesi Yüzevler girişi mevkiide seyir halinde iken yaya geçidinden geçmekte olan müşteki Zeki Boluya çarptığı bu çarpma sonucu müştekinin vücunda 6. derecede etkili kemik kırığına neden olacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu dosya içinde bulunan kaza tespit tutanağına göre sanığın olayda ‘görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken araçlarını yavaşlatmamak ve geçitlerden geçen veya geçmek üzere buunan kişilere ilk geçiş hakkını vermemek’ şeklinde belirlenen kuralı ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği mahkemece 05/05/2014 tarihinde mahallinde yapılan keşif ve akabinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;sanık ...'nun asli kusurlu yaya ... nun kusuru olmadığı yönünde görüş bildirildiği,sanığın bilirkişi raporuna itirazı üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği ;Daire nin 16/09/2015 tarihli raporunda sanığın asli derecede kusurlu mağdurun tali derecede kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği ,ve yine Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 05/08/2015 tarihli raporunda kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinmediği mahkemece gönderilen belge ve kayıtlar haricinde başkaca bir belge temin edilemediğinden bu hali ile kişinin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinin ; 08/07/2013 tarihli olay ile 18/04/2014 tarihli ölüm olayı arasında illiyet bağı olup olmadığı değerlendirilmesinin yapılamadığı bu rapordan sonra yeni kayıt belge temin edilemediği anlaşılmakla tereddütte kalan bu hususun şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık lehine değerlendirilmiş; Mahkememizce bozma sonrası bozma ilamına uyularak yapılan iş bu yargılamada, toplanan, deliller sanık, savunması katılan beyanı ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde ; kazada Sanık sürücü ...'nun ASLİ KUSURLU;bu hali ile müsnet taksirle yaralama suçunu işlediği anlaşılmakla ; eylemine uyan 5237 sayılı TCK nın 89/2b maddesi uyarınca sanığın asli kusurlu olduğu anlaşılmakla alt sınırdan uzaklaşılarak takdiren ve teşdiden tayin edilen cezada eylem neticesinde mağdurda kemik kırığı meydana geldiği anlaşılmaklaTCK 89/2b maddesi gereğince yarım kat artırım yapılmış sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza adli para cezasına çevrilmiş ,sanığın suç ile oluşan zararı gidermediği anlaşıldığından CMK 231 uygulanmasına yer olmadığına ve sanığa verilen cezanın mahiyeti gereğince ertelenmesine yer olmadığına dair sanığın mahkumiyeti yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. '' denilmiştir.

  1. Müşteki ... soruşturma aşamasında sanıktan şikayetçi olduğunu, uzlaşmak istemediğini beyan etmiş, kovuşturma aşamasında vefat etmesi üzerine davaya mirasçıları dahil edilmiş, mirasçılarının sanıktan şikayetçi olduklarını, uzlaşmak istemedikleri beyan ettikleri, mahkemece katılmalarına karar verildiği görülmüştür.

  2. Sanık savunmasında;

''Olay tarihinde bir trafik kazası yaşadım Ancak kazada kusurlu olmadığımı düşünüyorum Olay sırasında, eşim yanımdaydı. Onun ifadesine keşif esnasında başvurulmadı. Bilirkişi olay yerinden uzakta bir yerde rapor verdi. 100 metre falan bir yerde inceleme yaptı. Trafik kazası tespit tutanağında da lastik izlerini tespit etmiş, olay sırasında yaralı ile uğraşıyordum, onlarla hiç ilgilenmiyordum. Kaza tespit tutanağı bir çok eksiklik ile tutulmuş. Müşteki olası kasıttan bahsediyor. Normal geçide girmeden yaya geçidinden 2 3 metre uzakta yayanın görünmesi mümkün değildir. Şahıs normal. Yaya geçidinden gitmiyor, koşarak yaya indi. Yaya geçidinden sonra ben onu kurtarmak istedim, fren yaparak yaya geçidine geliyordum. Yaya geçidinden sonra arabanın sol ön tarafından kafası aşağı doğru olduğu için sağ taraftan indiği için eğik indiği için arabanın sağ ön tarafına kafası çarpıyor, vücudu çarpmıyor. Vücudu çarpmış olsaydı, dosya içinde çekilmiş fotoğraflar var. Ogün ön tarafta hiç birşey yok sadece ön camın sağ üst tarafında yani onun boyuna tam denk gelen bombe içeri doğru göçme vardır. Burasıda kafasını vurduğu yerdir. Ondan sonra yere düşüyor. Ve ben düşmesi ile birlikte duruyorum. Bilirkişi raporun 60 km hızla gelseydi, bu kadar kan izini tespit etmişler, ben etraflıca izah ettim, ancak hiç dikkate alınmadım. Güya ben onu kaportamın üstünde taşımışım. Ben bu olaya sebebiyet verdiğim için gerçekten çok üzgünüm, ben oradan 15 16 senedir gelip gidiyorum. İlk defa böyle bir kaza ile karşı karşıya geldim. Ben 2 yada 3 defa gittim babası ile görüştüm. Hasta kanserdi, son safhasına gelmiş, onun verdiği sıkıntı ile hafızası zayıflamış, nasılsınız diyince bana bir araba çarptı diyorlar ama öyle birşey yok dedi. Benim bir şeyim yok, olayı bile hatırlamıyorum, dedi. Onun dışında adam her gün eşinden habersiz kaçarak çarşıya geliyor, ondan sonra dönüyor. Günde 1 2 defa gidip geliyormuş, bu kişinin hafızası zayıflamış. Ben tedavisi için ne gerekiyorsa para harcamasından ben harcayacağım diye söyledim. Uzaktan akrabaları şimdi söylemeyelim ben size haber verecem dedi. Evden arabanın sigortasından karşılayın dedim. Burada ziyaret etmediğimizi söylüyorlar onu kabul etmiyorum. Ben suçuda kabul etmiyorum. Trafik bilirkişi raporunda nerede ise kasten adam öldürdüğümüzü iddia edecekler Öncelikle beraatimi talep ediyorum Mahkeme aksi kanaatteyse lehime olan kanun hükümlerinin ve CMK madde 231 hükümlerinin uygulanmasını istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.

  1. Kaza tespit tutanağı ve keşfe binaen tanzim olunan bilirkişi raporunda: '' ..görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak başka bir trafik işareti ile belirlenmiş yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken araçlarını yavaşlatmamak ve geçitlerden geçen veya geçmek üzere buunan kişilere ilk geçiş hakkını vermemek..’ şeklinde belirlenen kuralı ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.

  2. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda:

''.. a) Sanık sürücü sevk ve idaresindeki vasıta ile olay mahalline gelmeden evvel, yaya geçidi levhasını dikkate alarak her an yaya geçidini takiben karşı tarafa geçmekte olan bir yayanın bulunabileceğini ön görerek derhal hızını asgari hadde düşürmesi, yaya geçidi mahallini kontrol ettikten ve mahalde yayanın bulunmadığından emin olduktan sonra seyrini sürdürerek mahalden uzaklaşması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, seyir yönüne göre sağ taraftan yaya geçidini takiben sol tarafa geçmek üzere kaplamaya giren ve ilk geçiş hakkına sahip olan yayayı geç fark ederek klakson ikazı ile birlikte kendi seyir şeridi içerisinde kalacak şekilde etkin fren tedbiri alarak yayaya çarpmayı önleyeceği yerde, yayanın geçiş yönüne doğru hatalı direksiyon tedbiri alarak seyir yönüne göre sol şeritte yayaya çarpmış olup dikkatsiz, kontrolsüz ve kurallara aykırı seyri ile olayın meydana gelmesine sebebiyet vermiş olmakla asli derecede kusurludur.

b) Mağdur yaya; ..., iki yönlü trafiğe açık yoldan yaya geçidini takiben karşı tarafa geçmek üzere kaplamaya intikal etmeden evvel, her ne kadar ilk geçiş hakkına sahip ise de, her iki yönden gelebilecek araç trafiğini gerektiği şekilde kontrol etmesi, güvenli geçiş ortamı oluştuktan sonra yola girerek ivedilikle geçişini tamamlaması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş sol taraftan yaklaşan vasıtaya rağmen vasıtanın geçişini beklemeden kaplamaya girerek sürücünün doğrultu değiştirmesine ve kendisine çarpmasına sebebiyet vermiş olmakla tali derecede kusurludur...'' kanaati bildirilmiştir.

  1. Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 05/08/2015 tarihli raporunda: ''.. kişinin ölüm sebebi ve mekanizmasının bilinmediği mahkemece gönderilen belge ve kayıtlar haricinde başkaca bir belge temin edilemediğinden bu hali ile kişinin ölüm sebebi ve mekanizması bilinemediğinin; 08/07/2013 tarihli olay ile 18/04/2014 tarihli ölüm olayı arasında illiyet bağı olup olmadığı değerlendirilmesinin yapılamadığı'' belirtilmiştir.

  2. Sanığın adli sicil kaydının, müştekinin mirasçılarını gösterir nüfus kayıt örneğinin dosyada olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.

Olay günü saat 10:00 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobille meskun mahalde, iki şeritli, iki yönlü, 7 metre genişliğinde, sarı flaşörlü trafik ışığı ve yaya geçidi levhası bulunan yolda seyir halindeyken yaya geçidine geldiğinde istikametine göre sağından yolun soluna geçmekte olan yaya ...'ya çarptığı, kaza nedeniyle yayanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda;

Sanığa isnat edilen suçun 5271 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında tanımlandığı, bu suç için yaptırımın seçimlik olarak öngörüldüğü, aynı Kanun'un 50 inci maddesinin ikinci fıkrasının ''Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.'' şeklinde düzenlendiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında seçimlik öngörülen yaptırımlardan hapis cezasının seçilip, akabinde hapis cezasının aynı Kanun'un 50 inci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesi isabetli görülmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

1.Sanığın temyiz istemi yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

  1. Resen gözetilen temyiz sebepleri yönünden;

Sanık hakkında temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 1 inci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırılığa yol açılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde 2. numaralı bentte açıklanan nedenle Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2023 tarihli ve 2023/430 Esas, 2023/621 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci paragrafından ''89/2 b'' ibaresinin çıkarılarak yerine ''89/1'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karardüzeltilerekhukukîtemyiztaksirletevdiinev.süreçolgularyaralamaonanmasınasebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:44:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim