Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7145
2023/5538
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/683 E., 2019/2143 K.
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı vekili 16.08.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Anayasal Düzeni Silah Zoruyla Değiştirmeye Teşebbüs Etme ve Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 22/07/2016 tarihinde gözaltına alındığını, 25/07/2016 tarihinde serbest bırakıldığını, Akşehir Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/909 değişik iş sayılı kararı ile yeniden tutuklandığını, 03/10/2017 tarihinde tahliye edildiğini, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/139 Esas No ile açılan kamu davasının 2018/249 sayılı kararıyla sonuca bağlındığını ve müvekkilinin atılı suçtan beraatine karar verildiğini, bu kararın 25/06/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin gözaltında kaldığı sürede dahil olmak üzere toplam 14 ay 3 gün haksız yere özgürlüğünden kısıtlandığını, müvekkilinin Gazipaşa İlk Öğretim Okulunda sınıf öğretmeni olup, tutuklandığında maaşının Temmuz 2016'da 3600 TL olduğunu. Ayrıca müvekkilinin ek ders ücreti alarak da 600 TL aldığını, bununla birlikte aylık gelirinin 4200 TL olduğunu, müvekkilinin 01/09/2016 tarihli 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini ve bu gelirleri elde edemediğini, müvekkilinin tutuklu kaldığı için elde edebileceği 58.800 TL, ayrıca 3 gün de gözaltında kaldığı için 420 TL kazançtan mahrum kaldığını, bu olay nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini ve çevresi tarafından olumsuz ithamlara maruz kaldığını, bu durumun eşini ve çocuklarını da etkilediğini, müvekkilinin 3 çocuğunun olduğunu, tutuklandığı sırada oğlu Burak'ın 7. sınıftan 8. sınıfa geçtiğini, tüm bu olaylardan dolayı çocuğu Burak'ın psikolojik hemde sosyalojik açıdan olumsuz etkilendiğini, yaşanılan olaylardan dolayı TEOG sınıvına 2016 yılında girmesi gerekir iken 2017 yılında girdiğini, diğer oğlu Muhammet'in de okul hayatını olumsuz etkilediğini, küçük oğlu Alperen'in de bu sırada henüz sadece 4 yaşında olup, müvekkilin çocuklarının kendisine en çok ihtiyaçları olduğu sırada onların yanında olamadığını, müvekkilinin kayınvalidesi'nin bu olay nedeni ile üzüntüye daha fazla dayanamayarak kalp krizi geçirerek 68 yaşında hayatını kaybettiğini, müvekkilin ailesinin çok yıprandığını, söz konusu dönemde ölüm, keder gibi telafisi mümkün olmayan olaylar yaşandığını, tutuklu kalmasından dolayı maddi ve manevi zarar gördüğünü, müvekkilinin haksız tutuklama nedeni ile 100.000,00 TL maddi, 800.000,00 TL manevi olmak üzere, toplam 900.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 16.01.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/64 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/683 Esas, 2019/2143 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi zararın asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğuna,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacı hakkında verilen beraat kararın 28/06/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, karara karşı itiraz yoluna gidilmediği, 16/08/2018 tarihinde dava dilekçesinin havale edildiği, CMK'nın 142/1. maddesinde belirtilen üç aylık yasal süre içerisinde davanın açıldığı, dava dilekçesi, davalı hazine adına cevap dilekçesi, mahkememizce yapılan araştırmalar ve tüm dosya kapsamı ile davacı ...'in "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlaması iddiasıyla 23/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, Yalvaç Sulh Ceza Mahkemesi'nin 06/08/2016 tarih ve 2016/579 sayılı kararı ile tutuklandığı, Isparta Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 19/07/2016 tarihli ve 73860670/20 E.7688877 sayılı oluru ile görevinden uzaklaştırıldığı, Bakanlar Kurulu'nun 20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, 01/09/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldığı, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/139E. sayılı kararıyla 03/10/2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/139 E. numaralı kararıyla beraatine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı dava dilekçesinde gözaltına alındığı ve tutuklandığı tarihte Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen olarak görev yaptığını, bu nedenle son maaş bordrosu dikkate alınarak ve meslekten ayrı kaldığı süre boyunca mahrum kaldığı tüm maddi hakların da dikkate alınarak tazminatın hesaplanmasını talep etmişse de, Yalvaç İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün 11/10/2018 tarihli yazısı ve yazı ekinde gönderilen belgelerin yapılan incelemesinde davacının Valilik makamının 19/07/2016 tarihli ve 73860670/20 E.7688877 sayılı oluru ile açığa alınmış olduğu ve ağustos ayı maaşının 2/3'ünün davacıya ödendiği dolayısıyla davacının ihraç edildiği 01.09.2016 tarihine kadar koruma tedbirleri nedeniyle maddi bir gelir kaybının bulunmadığı, idari bir işlem niteliğinde olan açığa alınma kararı neticesinde maaşının 1/3'lük kısmının ödenmemesinin CMK'nın 141. maddesinde düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminatın konusu olmadığı, davacının kamu görevinden ihraç edildiği 01.09.2017 tarihine kadar olan maddi kayıplarının CMK 141. maddede düzenlenen 'koruma tedbirleri nedeniyle tazminat' konulu davanın konusu olmadığı ancak ihraç edildiği tarihten sonra kamu görevi dışında herhangi bir işte çalışma imkanı bulunan davacının bu tarihte tutuklu bulunduğundan dolayı çalışamadığı ve tutuklu bulunduğu dönemde başka bir gelir elde ettiğine ilişkin somut herhangi bir belge ve bilgi ibraz etmediği, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde de davacının sürekli gelir getiren faaliyetinin tespit edilemediği anlaşılmış, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirttiği üzere geliri ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemeyen davacının, bahse konu döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak gelir kaybının ödenmesine karar verilmesi gerektiği (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/5160E, 2017/10804K., Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2017/3933E, 2017/10392K.) görüşü ve mahkemece tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan hesaplama üzerine (davacının kamu görevinden ihraç edildiği 01.09.2016 tarihinden, 31.12.2016 tarihine kadar olan 122 günlük net asgari ücret miktarının 2016 yılı için belirlenen aylık net asgari ücret miktarının 1.300,99 TL günlük net asgari ücret miktarının 1.300,99/30=43,37 TL'den 122 günlük maddi tazminatın 122x43,37=5.291,14 TL, 01.01.2017 tarihinden tahliye tarihi olan 03/10/2018 tarihine kadar olan 276 günlük net asgari ücret miktarının 2017 yılı için belirlenen aylık net asgari ücret miktarının 1.404,06 TL günlük net asgari ücret miktarının 1.404,06/30=46.8 TL den 276 günlük maddi tazminatın 276x46,8=12.916,80 olmak üzere toplam 5.291,14+12.916,80=18.207,94 TL) olmak üzere davacının maddi tazminat konusundaki davasının kısmen kabulü ile kamu görevinden ihraç edildiği 01/09/2016 tarihinden, tahliye edildiği 03/10/2017 tarihine kadar olan 398 günlük kazanç kaybına karşılık olarak toplam 18.207,94 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden dosyanın incelenmesinde, manevi zararın tümüyle giderilmesi olanaksız ise de; tayin edilecek manevi tazminat kişinin acı ve ıstıraplarının giderilmesinde, sıkıntılarının azaltılmasında etken olacaktır. Bu nedenle manevi tazminata hükmedilecek kişinin cezaevinde kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, tutuklanan şahıs üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler dikkate alınarak zenginleşme sonucu doğurmayan, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir miktar olmasına özen gösterilmelidir." Davacı hakkında beraat kararı verilen dosyada, davacının üzerine atılı suçun niteliği, haksız olarak tutuklu kaldığı sürede hürriyetinin kısıtlanması sonucunun doğurduğu tüm sorunlar, tespit edilen sosyo ekonomik durumu hep birlikte değerlendirildiğinde, hak ve nesafet kuralları uyarınca manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ancak manevi tazminatın şahsın çektiği elem ve sıkıntıları kısmen de olsa dindirmeyi amaçlayıp zenginleşme sonucunu doğurmaması gerektiği nazara alındığında yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının manevi tazminat konusundaki davasının kısmen kabulü ile gözaltına alındığı 23/07/2016 tarihinden, tahliye edildiği 03/10/2017 tarihine kadar olan 427 günlük süreye ilişkin manevi zararlarına karşılık olarak takdiren 43.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
Maddi tazminatın 17.887,24 TL'ye indirilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Isparta 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/139 Esas, 2018/249 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.08.2016 03.10.2017 tarihleri arasında 423 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 12.06.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
İhraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin temyiz sebebi reddedilmiştir.
A.3.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1.Maddi zararın davacının mesleği ile alakalı araştırma yapılarak verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacı vekili her ne kadar maddi tazminatın davacının maaşı üzerinden ödenmesini talep etmiş ise de davacının 01.09.2016 tarihinde ihraç edildiği, davacının ihraç sebebiyle uğradığı zararın idari işlem niteliğinde olduğu anlaşıldığından ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B.2.) paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2019/683 Esas, 2019/2143 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04