Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/10863
2023/5533
1 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/2735 E., 2018/3033 K.
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 21.10.2021 tarihinde tebliği üzerine davalı vekilinin 25.10.2021 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu ile temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Davacı 15.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/459 esas numaralı dosyasında haksız yere gözaltında kalması nedeniyle 25.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminatın davalı hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili 05.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
-
Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.05.2018 tarihli ve 2018/150 Esas, 2018/304 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/2735 Esas, 2018/3033 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.12.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacının temyiz talebinin esastan reddi görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,
2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B. Davacının temyiz sebepleri
1.Tazminat talebinin tamamının kabul edilmesi gerektiğine
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davaya esas Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/459 esas 2017/75 karar sayılı kararı dava dosyasının incelenmesinde; davacı ...’ün 21/06/2016 tarihinde saat 10.00 sıralarında adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan yakalanarak gözaltına alındığı, aynı gün Adana 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/414 sorgu sayılı kararıyla imza atmak adli kontrolü şartıyla serbest bırakıldığı, davacı hakkında kamu görevlisine alenen hakaret suçundan dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılamasında 07/02/2017 tarihli kararıyla atılı suçtan beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 23/03/2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edilmediği, dosyada mevcut davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinin 15/12/2017 havale tarihli olması karşısında davanın süresi içerisinde açıldığı, davacının 1 gün gözaltında kaldığı, gözaltına alındığı suçtan hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle özgürlüğünün haksız olarak kısıtlandığı, bu süre içerisinde çalışamamaktan doğan maddi kaybın, duyduğu acı ve elemin tazminat ödenerek giderilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında mahkememizce gözaltında olarak kaldığı 1 gün dikkate alınarak gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret üzerinden hesaplanarak 43,36 TL maddi zararının bulunduğunun tespit edildiği, maddi tazminat talebi açısından değerlendirme yapıldığında davacının dilekçesinde ve aşamalarda maddi zararı ile ilgili iddiasını ispatlayacak belgeleri dosyaya sunmadığı, bu itibarla maddi zararının net asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanması gerektiği, bu itibarla yapılan hesaplamanın da usul ve yasaya uygun olup değerlendirmeye alındığından davacının gözaltında kaldığı toplam 1 gün özgürlüğünün haksız olarak kısıtlanması nedeniyle davacıya 43,36 TL maddi tazminat verilmesine, bu tazminata gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarında da değinildiği üzere manevi tazminatın gözaltında ve tutuklu kalan kişinin sosyal çevresinde itibarının sarsılması, özgürlüğünden yoksun kalınması nedeniyle duyulan elem, ızdırap ve ruhsal sıkıntıların bir ölçüde de olsa giderilmesi amacına yönelik olduğu, uğranılan manevi zararın tümüyle giderilmesinin olanaksız olduğu, bununla birlikte tayin edilecek manevi tazminatın kişinin acı ve ızdıraplarının dindirilmesinde sıkıntılarının azaltılmasında etken olduğu ve bu nedenle tazminata hükmedilirken kişinin gözaltında kaldığı süre, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, atılı suçun niteliği, gözaltının şahsın üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler nazara alınarak zenginleşme sonucu doğurmayacak bir miktar da olmasına özen gösterilerek davacıya gözaltında kaldığı süre için 150,00 TL manevi tazminat verilmesine, bu tazminata gözaltı tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/459 Esas, 2017/75 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan 21.06.2016 tarihinde 1 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama üzerine 07.02.2017 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23.03.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1. Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
...
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
...
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
...
Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan davanın kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A.2.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 tarih, 2007/8 2 Esas, 2007/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, tazminat miktarının davacı tarafça kesin bilinmesi mümkün olmadığından, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak davanın tamamen reddi halinde mümkün olduğundan davalı lehine vekâlet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının gözaltında kaldığı gün için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, tazminat talebinin kısmen kabulü yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/2735 Esas, 2018/3033 Karar sayılı kararında davacı ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50