Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
12. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/3759
2023/5514
11 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/73 E., 2020/253 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/642 Esas, 2016/531 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/642 Esas, 2016/531 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 13.01.2020 tarihli ve 2019/2894 Esas, 2020/346 Karar sayılı ilâmıyla özetle, olay günü saat 10:45 sularında sanık sürücünün idaresindeki araçla iki şeritli, iki yönlü, yol şerit çizgisinin bulunmadığı, asfalt kaplama, düz, kuru ve eğimsiz yolda seyir halindeyken önünde seyir halinde olan başka bir aracı sollamak için karşı şeride geçmesini takiben önce solundan doğru yoldan çıktığı, takiben kendi şeridine dönmek istediği esnada aracının kontrolünü kaybederek 50 metre kadar sağına doğru savrulduğu ve yoldan çıkarak yolun sağında bulunan bahçe duvarına çarptığı, bu çarpmadan sonra aracın yana yatarak 9 metre kadar daha savrulduğu ve meydana gelen kaza neticesinde ... içinde yolcu olarak bulunan bir kişinin kaza nedeniyle öldüğü olayda, tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılan sanığın eyleminin bilinçli taksir hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği, basit taksir seviyesinde sorumlu olduğu anlaşılan sanık hakkında belirlenen temel cezada anılan madde uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmolunması, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Dairemizin bozma kararı üzerine Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/73 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve altıncı fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
-
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.06.2021 tarihli ve 2021/3743 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen ceza miktarına, gerekçede sanığın bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediği belirtilmesine rağmen hükümde sanığın taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle çelişki yaratılmasına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, verilen cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü
-
Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde özetle; "03.07.2015 tarihinde saat 10:45 sıralarında sanık ...'in Alaşehir İlçe Tarım Müdürlüğündeki görevi nedeniyle kullanmakta olduğu ... plakalı ... ile aynı kurumda görevli olan satjyerler mağdur ... ve maktul ... ile birlikte Alaşehir ilçesinden Kemaliye mahallesi istikametine doğru seyir halindeyken.. . mevkii olarak bilinen yerde tek taraflı trafik kazasına sebebiyet verdiği, jandarma görevlilerince tanzim edilen trafik kaza tespit tutanağına göre yaşanan kaza olayına sanığın, 2918 sayılı kanunun 52. maddesinde belirtilen araçların hızının aracın yük ve teknik özelliğine göre yol, hava, trafik durumuna uydurmamak suretiyle asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11.04.2016 tarihli raporunda, meydana gelen kaza olayında sanığın asli kusurlu olduğu, maktulün herhangi bir kusuru olmadığının belirtildiği, maktulün babası ...'ın sanıktan davacı ve şikayetçi olup davaya katıldığı, maktulün babası ...'ın sanıktan davacı ve şikayetçi olup davaya katıldığı, mağdur ... 'ın alınan beyanında sanıktan davacı ve şikayetçi olmadığını belirttiği, Alaşehir İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden mağdur ve maktule ait staj sözleşmesinin örnekleri ile sanık ile mağdur ve maktulün ve kazaya karışan aracın görevlendirmesine ilişkin belgelerin bir örneğinin dosyamıza celp edildiği, sanık aşamalarda alınan savunma ve delillerinde suçlamaları kabul etmediğini beyan ettiği, yapılan ölü muayene incelemesine göre, ölüm sebebinin trafik kazası sonucu oluşması mümkün, alın bölgesinde gerçekleşen 8x4 ebadındaki kemik kırığı sonucu oluşan kafa tasındaki çökme kırığından ileri gelen beyin dokusunun kısmen tahrip olması nedeniyle dolaşım ve solunum yetmezliği olduğunun tespit edildiği, mağdur ...'nın alınan kati muayene raporunda yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunun belirtildiği, dosyada alınan kusur durumuna ilişkin raporlardan ve tanık beyanından da anlaşılacağı üzere sanığın olay günü hızını mahal şartlara uygun ayarlamadığı ve aracı hızlı kullandığı, bu nedenle sollama yaparken devamında direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiği, sanık tecrübelerine güvenerek birşey olmaz düşüncesi ile hareket ettiği, ancak sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı dolayısıyla kaza olduğu, mağdur ...'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup mağdurun şikayetçi olmadığı, sanığın eyleminin bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu, yapılan yargılama, sanık savunmaları, mağdur ve katılan beyanları, tanık eyanları, olaya ilişkin tutulan tutanak, kaza tespit tutanağı, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11.04.2016 tarihli raporu ve dosyada toplanan diğer bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, oluşun alınan raporlar ile sabit olduğu, bu şekilde sanığın olay günü asli kusurlu bir şekilde bilinçli taksirle müteveffanın ölümüne sebebiyet vererek üzerine atılı suçu işlediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak tüm dosya kapsamına göre sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
-
Kaza tespit tutanağı ve eki kroki ile 03.07.2015 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı dosya kapsamında mevcuttur.
-
Dosya kapsamında yer alan 11.04.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyrini sürdürerek olay mahalline geldiğinde, önünde seyreden vasıtayı geçmek adına sola yönelmeden evvel; hız azaltması, öndeki vasıta sürücüsünü klakson ile ikaz ettikten sonra yeterli mesafeden sol şeride yönelerek konumlandıktan sonra geçiş sürecini başlatması gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşmış, hız azaltmadan kısa mesafede gereğinden fazla sola yönelerek yolun solundaki gevşek malzemeli bankete girmiş bu tavrı ile direksiyon hakimiyetini kayıp ettikten sonra sağa kontrolsüzce yönelmesi akabinde devrilmesi ve devamında kaplama içerisinde konumlanması ile meydana gelene olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla asli kusurlu olduğu, maktulün ise olayın meydana gelmesinde etken olabilecek hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından kusursuz olduğu belirtilmiştir.
-
Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmediği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden;
1.Dosyada bulunan deliller kapsamında; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebebi reddedilmiştir.
-
Yerel mahkemece; hükmün gerekçe kısmında sanığın bilinçli taksirle öldürme suçunu işlediğinin belirtilmesi ve gerekçeli kararın hüküm kısmında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması suretiyle çelişki meydana getirilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-
5271 sayılı Kanun'un ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4 1163 Esas 2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu ve 232 nci maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin (d) bendine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2), (3), (4) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2020/73 Esas, 2020/253 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:45:04