Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

12. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/8637

Karar No

2023/5421

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/162 E., 2016/30 K.

SUÇ: Taksirle öldürme

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli, 2015/162 Esas 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.10.2020 tarihli ve 2016/117852 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafinin temyiz isteminin, sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan fazla uzaklaşılarak verildiğine, sanık hakkında verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

  1. Katılanlar vekilinin temyiz isteminin hakimin reddi talebinin reddine yönelik kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, davada tek görgü tanıkları dinlenmeden karar verildiğine, adli tıp kurumu raporundaki tespitlerin yetersiz olduğuna ilişkindir.

  2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin sanığın kazayı alkolün etkisiyle gerçekleştirdiğinden sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.22.03.2015 günü saat 20.15 sıralarında sanık sürücü ...'ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobili ile Kocaeli yönünden Arifiye istikametine doğru Göl Mahallesi Sakarya Caddesi üzerinde seyretmekte iken olay mahalli No: 64 deki ... Büfe önüne gelip, aracıyla karşı yön bölümü içerisine geçtiğinde, karşı istikametten gelmekte olan sürücülüğünü ...'ın yaptığı ... plaka sayılı otomobil ile çarpışmaları sonucu sürücü ... 'in ölümü, birden fazla kişinin de yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir.

  1. Kaza tespit tutanağına göre sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84 üncü maddesinin (g) bendi uyarınca "şeride tecavüz etme" kuralını ihlal ettiği, diğer sürücü ...’un 2918 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "hızını azaltmamak" kuralını ihlal ederek kusurlu oldukları belirlenmiştir.

  2. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin 30.09.2015 tarihli raporuna göre,

a Sanık sürücü ... yönetimindeki otomobili ile seyri sırasında yola gereken dikkati vermesi, aracının hızını hava ve yol durumunun gerektirdiği şartlara göre ayarlaması, direksiyon hakimiyetine özen göstermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmemiş, aracını kendi yol bölümü içerisinde tutamayıp, karşı yön bölümü içerisine geçmek suretiyle şerit ihlali sonucu kazaya sebebiyet vermiş olup; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle olayda asli ve ağırlıklı derecede kusurlu olduğu,

b Ölen sürücü ... yönetimindeki otomobil ile yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, mahal özellikleri dikkate alıp, hız azaltarak müteyakkız şekilde seyrini sürdürüp, hareketli taşıt trafiğini kontrol etmesi, yolun sağını takiben seyretmesi, şeridine yönelen araçları uyarıp, zamanında ve etkin tedbir alması gerekirken, karşıdan gelerek, şeridine giren aracı fark ettiğinde uyarıp, etkin tedbir almadığı olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle alt düzeyde tali kusurlu olduğu belirlenmiştir.

  1. Yapılan ölü muayenesinde kişinin yaygın kemik kırıklarından kaynaklı akciğer laserasyonu ve iç kanamaya bağlı olarak hayatını kaybettiği tespit edilmiştir.

  2. Dosya kapsamında tanzim olunan kati hekim raporlarına göre, katılan ...'in meydana gelen kazada hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandığı, katılan ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kişinin vücudunda 4 derecede ağır kemik kırığı oluşacak şekilde nitelikli yaralandıkları görülmüştür.

IV. GEREKÇE

A. Tayin Edilen Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen neticenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu sanık hakkında belirlenen temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, teşdiden hüküm kurulması, oluş ve dosya kapsamına uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, asli kusurlu olarak bir kişinin ölümüne, nitelikli olmak üzere iki kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında temel cezanın 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinin, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temel ceza miktarına ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

B. Kusur Durumuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;

Dosyada mevcut 22.03.2015 tanzim tarihli ölümlü trafik kazası tespit tutanağı, olayın gerçekleşme şekli ile sanığın taksirli davranışlarını dosyada mevcut delil durumuna uygun ve teknik verilere dayalı olarak açıklayan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 30.09.2015 tarihli raporu birbirleriyle uyumlu olup, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar yeterince açıklığa kavuştuğu durumda artık yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı da gözetildiğinde, sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, bu bağlamda maddî sorunun isabetli bir şekilde tespit edilerek, kazanın meydana geliş nedeni kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanıp, kazaya etken kusurlu davranışların sanık tarafından gerçekleştirildiğinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin kusur durumuna ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde bu nedenlere dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Takdirî İndirim Nedenlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden

  1. 5237 sayılı Kanun'un "Takdiri indirim nedenleri" başlıklı 62 nci maddesinin, 27.05.2022 tarihli ve 31848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 inci maddesi ile değişik ikinci fıkrasında, takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken göz önünde bulundurulması gereken kriterler, "... failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri..." şeklinde sınırlı olarak sayılmış, ayrıca, duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutum ve davranışların, takdirî indirim nedeni olarak dikkate alınamayacağı ve takdirî indirim nedenlerinin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

  2. Bu açıklamalar ışığında incelenen dosyada; mesleği şöförlük olan sanığı yargılama sırasında bizzat gözlemleyen İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde, "Sanığın olaydan sonraki davranışları ve duruşmadaki tutum ve davranışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek" şeklindeki hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, katılan vekilinin takdirî indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Bilinçli Taksir Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;

11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren, 6487 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindeki 48 inci maddesinin altıncı fıkrasına uyarınca, 1.00 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası ... kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu hususu göz önünde bulundurulduğunda; olay günü 21:03 de alınan kan numunesinde sanığın 0,51 promil alkollü olduğu, kaza anı ile alkol ölçümünün yapıldığı saat arasında 48 dakika fark bulunduğu, Adli Tıp Kurumu 5.İhtisas Kurulun'dan alınan 24.08.2015 tarihli raporla sanığın kaza anında 0,63 promil alkollü olduğunun tespit edildiği somut olayda, sanık hakkında alkol kullanılmış olması bilinçli taksirle bu suçun oluşması için yeterli olmamakla, kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısının sanık hakkında alkollü ... kullandığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu nedene dayalı hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Lehe Hükümlerin Uygulanmasına ve Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hapis cezasının seçenek yaptırımlarına çevrilmesine takdiren yer olmadığına ilişkin yaşal ve yeterli gerekçe ile karar verildiği anlaşıldığından, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli, 2015/162 Esas 2016/30 Karar sayılı kararında sanık müdafi, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafi, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararhukukîtemyiztaksirletevdiinesüreçv.olgularonanmasınasebepleriöldürmegerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:47:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim